Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

:: Psikoloji

 

Ağustos 13th, 2012 | in Bilinçlenme, Eğitim, Psikoloji, Yaşam | 1 yorum

 

 

Geçen hafta Yavuz Bülent Bakiler'in bir sohbetine tanık oldum. Kendisi Sivas'ın bağrından yetişmiş sayısı binlere varan Sivas'lı ünlü şairlerdendir. Sivas ise eğer konuşulan, akla ilk gelen Sivas'ın şairidir. Neyse…

Babasından gün görmemiş değerli üstadımız. Çocukluğunu yaşayamamış. Terbiyesi bozulmasın diye yüzüne bile bakmamış doğru dürüst babası. Çoğu Anadolu evladının yaşayamadığı gibi. Babasından gün görememesi, sevgi görememesi karşısında o çocuklarına tam tersine yumuşak davranmış.

İşte buydu. Jenerasyonlar arasındaki bozulma sürecinin hatası ortaya çıkmıştı.

Peki yıllara göre baba – anne kısaca ebeveyn rolleri nasıl değişime uğramıştı. Sosyolojik olarak aşağıdaki gibi kabaca bir saptamada bulunabiliriz. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , ,

 

(((Obezlerin))) Diyetle Keklenmesi'ne Karşı Tarzan Diyeti

Doğallığı bozmayın hanımlar beyler! Nasıl peki?, ya da doğal olanı ne?

Unlu, yiyin afiyet olsun))

Yağı doğalda olduğu şekliyle,

Şekeri doğalda olduğu şekliyle,

Tuz, doğalda olduğu kadar…

Yüce yaratıcı zaten doğal gıdalarda bunları vermiş paketlemiş/ambalajlamış en güzel ve en doğal formlarıyla. Afiyetle yiyin.

Bütün diyet tariflerini çöpe atın!

İlave olarak, (doğal gıdalar içeriğindekiler hariç) aldığınız yağı, şekeri, ve tuzu kestiğinizde hayatınızdan, bakın nasıl süratle kilo veriyorsunuz.

Ama bu doğru değil. Yani sürdürülebilir değil. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , ,

Asrın Sendromu: Tatminsizlik

Teknoloji ve ulaşım altyapısındaki hızlı gelişmeler, toplumdaki mobiliteyi (akışkanlığı) da hızlandırmış ve bunun sonucu olarak yaşam içinde birbirini takip eden süreçlerin kronolojik mesafesi neredeyse kaybolacak kadar azalmıştır. Bu özellikle de yeni bilişim toplumu içinde büyüyen jenerasyon açısından daha dramatik boyutlardadır.

Hiçbir şeyden (kolay kolay) memnun olmama, her şeyden çabucak sıkılma, çoğu şeyin anlamsız/gereksiz olarak algılanması vb. dışsal etkiler olarak görülen sendrom, sadece Türkiye'de değil bütün dünyada, normal üstü zeka ve aşırı kalifiye özelliklere sahip olan yetişkinlerde, özellikle 25 ve altı yaş geçlerde görülen ebeveynleri ve/veya çevreleri tarafından izah edilemez hale gelmiştir. Bunun üç temel nedeni bulunmaktadır.

1. Günlük yaşam sürecindeki reel çeşitliliğin 1995 yılından bu yana gittikçe artması. Buna başta Devamını Okuyun

1 Temmuz tarihli pazar yazımın konusu "Bir Yazının Döllenmesi" idi. Bu yazının sonlarına doğru yazı yazmayla ilgili teknik açıklama içinde rasgele belirlenerek ortaya çıkan iki harf "i" ve "d" harfleriydi. Yani sözcüğümüz "id" idi. Bu sözcük pazar yazısı konusu olamayacağına göre, psikolojive bilişim odaklı sibernetik içerikli bir yazı olmalıydı. Sibernetik sözcüğünü bilmeyenler lütfen bir sözlüğe baksın veya google dedeye yazarak araştırsın. Özellikle dipnot koymuyorum.

Mantıktan Dijitale ID

Mantık biliminin kurucusu Aristoteles (M.Ö. 384-322), Elea okulu'ndan ve sofistlerden aldığı feyiz, hocası Platon (Eflatun) un öğretilerinin etkisi ve Makedonya'lı bir Hekimin oğlu Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Tembellik Anayasası’nın kurallarından biridir.

“Eğer, içinizde bir çalışma isteği belirdiğinde hemen bir kenara oturun o isteğin geçmesini bekleyin” diye bahseder bu anayasanın 10. maddesi. Bilenler bilir.

Yardımsever olmak gerek derken, “ben çok yardımsever biriyim, her türlü yardımı memnuniyetle kabul ederim” matığıyla değil tabi. Bu mantık takdir edersiniz ki, süper egoistçe bir mantık. Ben en azından kimselere zarar vermeyen boyutu olan “ben” veya “kendi” bakış açınızla ilgili kısmından yaklaşıyorum olaya. Bu sefer “siz“den bahsedeceğim. Siz yani bu yazıyı okuyan “heyy, sennn” olan “sen“.

O halde sesimizi biraz yükseltelim;

-Heeey, SEN, lütfen kendine yardım eder misin!

Yaklaşım mantığı itibarıyla bir sıfır galip gelmenin mutluluğuyla satırlarımızı devam ettirelim.

Öyle ya, kendine yardım etmek istemeyen veya bunu gereksiz gören biri var mıdır acaba?

Kendine yardım etmek isteyen bir şeyi başarmıştır. O da kendinden çıkıp kendini görebilmeyi veya izleyebilmeyi. Hani Yûnus tarzı Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , ,

Müzmin Regl Psikozu veya Regl Sendromu

Regl sendromu, olgunlaşmış dişi homosapienslerin yumurtlama dönemlerinde salgılanan progesteron hormonuna metabolizmanın, vücudun ve beynin koordineli olarak uyum sağlayamamasından dolayı ortaya çıkan ve çoğu dişi yaratıklarda görülen kronik depresif reaksiyonlardır.

Bu dönemde, vücutta bir taraftan kan kaybı olmakta, bir taraftan progesteron hormonu salgılanmakta, bir taraftan vücut bu hormona adapte olmaya uğraşırken bir taraftan da kan kaybının verdiği zahmet ve sıkıntı söz konusu dişileri fazlasıyla etkilemektedir. Bu dönemde özellikle hissedilen çaresizlik ve psikolojik güçsüzlük iç çöküntü, çevreye ani ataklar fiili veya sözlü saldırılar olarak yansıyabilmektedir.

Ancak erkeksi bayanlarda, atletik tiplerde özellikle de A tipi karakter türlerinde bu dönem diğer tip ve türlere göre daha hafif geçirilir. Bunda fiziksel açıdan güçlülük psikolojisinin de etkisi bulunmaktadır. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , ,