Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır
Şubat 9th, 2026 | in Pazar Yazıları, Yaşam | Yorum yapin

 

Photo: Her İlişkinin Parmak İzi Farklıdır!

Başkalarının yürüdüğü yollarda kendi ilişki izinizi bırakamazsınız (A.E. Fidan)

Not:

Bu yazıyı tam olarak anlayabilmek için en az üniversite ve üstü eğitim düzeyi veya bu düzeyde bilgi ve görgü gerekir.

İlişkilerin de tartışmasız parmak izleri gibi kendine özgü yapıları ve tanımları bulunur. Onu tam olarak anlamak veya tanımlayabilmek için, gazetecilik dilinde ters piramit soruları (inverted pyramid) Türkçedeki 5N1K İngilizcede 5W1H olarak geçen parametrelerini öne koymak gerek.

  • İlişki vardı, onun için olaylara mono disipliner bakmak yeterli olur,
  • İlişki vardır, ona inter disipliner bakmak zorundasınızdır,
  • İlişki vardır bunu çözmek için multi disipliner inceleme yapmanız gerekir,
  • İlişki vardır, başlangıç ve sonuçlarını ve sonuçlarının sonrasını anlamak için kros-disipliner konsültasyon yapmak zorunda kalırsınız,
  • İlişki vardır, o kadar kerli ve ferlidir ki, onu hiç tanımlayamazsınız veya anlayamazsınız, onu tanımlamak veya anlayabilmek için trans disiplinler gözlüğü takmak zorunda Devamını Okuyun

 

Photo: Eleştirinin Piyasa Değeri

Sizi eleştirecek birisi yoksa, para verip kendinizi eleştireck birini bulun” (A. E. Fidan)

Yazıma yine kendi düsturum olan vecizemle başlıyorum.

Modern dünyada insanın en büyük trajedisi, etrafının “evet efendimcilerle” (yes-men)))) sarılmasıdır. Özellikle kariyer ve güç yükseldikçe, gücün zehirleme oranı yükselmeye başlar. Bundan izola olmak için, kişisel gelişim ve öz motivasyon teknikleri derslerim bağlamında bazı diyeceklerim var elbet.

Yönetim basamaklarını tırmandıkça veya sosyal statüde “kanaat önderi” haline geldikçe, kişi aynadaki aksinden başka kendisine kusurlarını söyleyecek kimse bulamamaya başlar. İnsanoğlu güce karşı kutsama eğilimindedir çünkü. İşte bu noktada benim hayat felsefem devreye giriyor: “Kendinizi eleştirecek birisi yoksa, para verip eleştirecek birini bulun.” Devamını Okuyun

Etiketler:

 

Rubidyum ETİsinin MOLOJİk Serüveni

Photo: Ribidium & Etymology

İnsanoğlu çıplak doğar, “dil” ile giyinir. Dil bizim en mümtaz, en şanlı elbisemizdir.
Kıyafetimizin kalitesi ve güzelliği( onu kullanma başarımızla ortaya çıkar. A. E. Fidan)

Rb

Alkali metallerdendir kendisi ama, sevgili elementimiz 37 atom numarasına sahiptir. Adını da latincede “koyu kırmızı” anlamına gelen “rubidus” tan (ruber /kırmızı +ium) almıştır. İngiliz Fransız bileşiminde (erythrós ερυθρός “kırmızı” Hint Avrupa dil ailesinde ve Sanskritçede rudhira Latince ruber, Germence raud-Almanca rot = İngilizce red “kırmızı”, İngilizce ruddy “kızıl”, rust “demir pası”.) Eritre ülkesi de adını yine bu kızıl teriminden alır ve sahili de zaten Kızıl Denizdir.

Elementimizin emisyon spektrumundaki rengi kızıl ötesi bir renktir. İnfra/enfra (alt) ruj (kırmızı*kızıl) infraruj, kızılötesi. (Frekansı

Devamını Okuyun

Etiketler:

 

Photo: Metaverse & Chip

Metaverse out, brain chips (BCI – Brain Computer Interface) in.
The future will be hybrid.
The back of the cornea will offer people boundless freedom. The meaninglessness of physical constraints will continue to increase geometrically (exponentially).
Each new year will be one in which physics is further conquered by chemistry, and chemistry by energy. (A. Fidan)
TR:
Metaverse (metavörs) out, Beyin çipleri (BCI – Brain Computer Interface) in.
Gelecek hibrit olacak.
Korneanın arkası insanlara uçsuz bucaksız özgürlük alanları sunacak. Fiziksel kısıtlığın anlamsızlığı geometrik (üstel) olarak artmaya devam edecek.
Her yeni yıl, fiziğin kimyaya, kimyanın enerjiye daha da yenildiği yıl olacak.
Bilin ki gelecek algoritmayı ve kodları en iyi yazanın olacak.
Andolsun ki yeni yıllarda herkese ancak, KALBİ KADAR güzellik diliyorum.
2026 yılına da blogumuza bu şekilde girmiş olalım.

 

Resim: Demogra-fik-fik

Üç Kuşağın, Çocuk Peydahlaması Üzerine Sosyo Ekonomik Analiz:

X; Haydi hemen,

Y, Acaba,

Z, “HAYATTA OLMAZ!

“Kardeşlerimmmm!!!

En az üç çocuk!” diyeliden beri 30 yıl geçti. X kuşağı, kulağına megafonla dayatılan bu sesi dinledi ve cümbür cemaat en az üç çocuk peydahladı.

Sıra Y kuşağına geldiğinde, sözün tılsımı gittiği gibi, sözü söyleyenin de tılsımı gittiği için, “acaba” demeye başladılar.

Z kuşağına geldiğinde, ekonomi dibe doğru inişteyken, teknoloji ve bireyselleşme çıkıştayken, “çocuk” ve “sosyal güvence” birbirinden jet hızıyla uzaklaşırken, z kuşağı bu sese kulak verdi:

“Hayatta olmaz, sakın haaaa.

Evet sevgili okurlarım;

Z kuşağının neden çocuk peydahlamaması ile ilgili SOSYAL, KÜLTÜREL, EKONOMİK, TEKNOLOJİK, FİZİKSEL, BİYOLOJİK ve PSİKOLOJİK açıdan Devamını Okuyun

Etiketler: ,

 

Resim: Kamusal İtibar ve Kent Vizyonu

Editorial Letter:

Kamusal İtibar ve Kent Vizyonu

Kentler, ülkelerin uygarlık elçileri ve tercümanları olmuştur insanlığın toplu yaşama geçmelerinden bu yana. Devletler kentsel kamusal alanları ve mekânları kamusal ihtiyaçların giderilmesi için inşa etse de bu alan ve mekânlar çoğu zaman bir uygarlığın gelecek nesillere ve uygarlıklara taşıyıcısı olarak da görülmüştür. Bu yapıların özellikle taştan inşa edilmesi uygarlıklar arası kültürel geçişimi daha belirgin hale getirmiştir.

Çoğu zaman da dünya üzerinde farklı devletleri yöneten erkler, kamusal itibarın ve ihtişamın, hatta tiranlaşmış erkin gücünün empoze edilebileceği mekânlar olarak görmüşlerdir. Bu bağlamda, ‘devlet’ otoritesi, insanların sulh ve sükûn içinde yaşamaları için var olan bir araç olmaktan çıkıp amaç haline gelmiştir. Türk-İslam kültürü de “ulü’l emre itaat” ve “devlet ebed müddet” algı ve inançlarıyla, devasa saraylar ve tapınaklar yaptırmış ve gücü bu mekânlarla adeta kutsallaştırılmaya çalışmıştır. Devamını Okuyun