:: Toplum

Photo: Dijital Feodalizm ve Yapay Zeka
Dijital Feodalizmde Hak Arayışı: Google, Yapay Zekâ ve İçerik Üreticisinin “Konfor Alanı”
Giriş-ve-Sonuç:
Bedava Sirke Döneminin Hazin Sonu
İnternet ekosistemi, kurulduğu günden bu yana hiç bu kadar büyük bir ontolojik krizle karşı karşıya kalmamıştı. Yıllardır Google üzerinden trafik çekip, reklam pastasından pay kapmaya çalışan web siteleri, bugünlerde büyük bir feryat figan içinde. Sebep malum: Arama motoru devi, algoritmalarına yapay zekâyı (AI) entegre ederek artık kullanıcıya “link” değil, doğrudan “cevap” sunmaya başladı. Dünya kamuoyunda ve yayıncılar nezdinde kopan fırtınanın özeti şu: “Trafiğimiz azalacak, mahvoluyoruz!”
Peki, gerçekten öyle mi? Yoksa yıllardır alıştığımız o “dijital konfor alanı” sarsıldığı için mi bu kadar gürültü çıkarıyoruz? Şunu sormak lazım: Bu platformlar birer kamu kuruluşu mu, yoksa kâr odaklı birer teknoloji şirketi mi?
Ben tamı tamına bir çeyrek yüzyıldır dijital içerik üretiyorum, yönettiğim web portallerinin bir kısmı dünyada ilk ve tek. İçerik sağlayıcı emektar olarak ben kendimde böyle bir hak görmüyorum da size ne oluyor kuzum! Devamını Okuyun

Photo: Eleştirinin Piyasa Değeri
Sizi eleştirecek birisi yoksa, para verip kendinizi eleştireck birini bulun” (A. E. Fidan)
Yazıma yine kendi düsturum olan vecizemle başlıyorum.
Modern dünyada insanın en büyük trajedisi, etrafının “evet efendimcilerle” (yes-men)))) sarılmasıdır. Özellikle kariyer ve güç yükseldikçe, gücün zehirleme oranı yükselmeye başlar. Bundan izola olmak için, kişisel gelişim ve öz motivasyon teknikleri derslerim bağlamında bazı diyeceklerim var elbet.
Yönetim basamaklarını tırmandıkça veya sosyal statüde “kanaat önderi” haline geldikçe, kişi aynadaki aksinden başka kendisine kusurlarını söyleyecek kimse bulamamaya başlar. İnsanoğlu güce karşı kutsama eğilimindedir çünkü. İşte bu noktada benim hayat felsefem devreye giriyor: “Kendinizi eleştirecek birisi yoksa, para verip eleştirecek birini bulun.” Devamını Okuyun
Etiketler: eleştiri
Rubidyum ETİsinin MOLOJİk Serüveni

Photo: Ribidium & Etymology
Etiketler: bilim teknoloji

Resim: EnterNASYONeLugateyn
“Merhaba arkadaşlar” diye başladım bir etimoloji bilgilendirmesine.
Gelin bir etimolojik yolculuğa çıkalım:
İçimizden dışımıza doğru yürüyelim üç beş dakika, kültür ve uygarlık koridorunda.
ENDER terimi ile işe başlayalım. Ender, Farsça’da iç anlamına gelir. Bunun Arapçadaki, “ender” en az bulunan, nadir olan anlamıyla ilgilenmeyeceğiz. Nadir terimini başka bir yolculuğa bırakıyoruz bu sefer.
Yola devam ediyoruz. Enderun, sarayın en içteki bahçesi/avlusu veya iç işleyişinde görev yapan kişileri kasteder. Yani içteki oğlanlar, has kullar vs. Enderîn, (içe ait)
Farsçadan Türkçeye geçmiş olan ENTÂRİ de aynı terimden gelmiştir. İçe giyilen kıyafet anlamında.
İbraniceden türemiş Latinceye uzanmış “inter” terimi de iç veya içe anlamına gelmekte iken, iç anlamından çıkıp, önce iki şeyin içi iken, zamanla arasında demek için kullanılmaya başlanmıştır. Devamını Okuyun
Etiketler: dil

Resim: Toksik kişilerden uzaklaşma yöntemleri
Sünger Mihraklardan Nasıl Çekiliriz
Toksik ilişkileri duymuşsunuzdur.
Psikologlar ve kişisel gelişim uzmanları, ilişki danışmanları NLP koçları bol bol konu hakkında konuşur ve yazarlar.
Toksik ilişkiler değil elbet konumuz. Toksik ilişkileri de içine alan, tümden TOKSİK KİŞİLİKLERDEN ÖNCE UZAKLAŞMA ARDINDAN ONLARDAN ARINMA
Hz. Google’ın yapay zeka robotuna sordum soruyu, bana literatürden derleyip imbikten damlatır gibi içerik döktürüverdi önüme.
Peki kim bunlar:
- Sürekli olarak etrafındakilere zarar veren, bütünüyle MUTSUZLUKTAN BESLENEN tiplerdir. Bunlara sünger gibi duygu tüketen veya duygu sömüren kişilikler de diyebiliriz. En mutlu olunan durumlardan bile itina ile bir mutsuzluk çıkarmayı başarırlar. Bu kişileri şimdilik “sünger mihraklar” olarak adlandıralım, bu adlandırmalarımız şurada dursun.
- Genellikle kendi ihtiyaçlarını (üç beş kişiyi geçmeyen çok sevdikleri dar kişilerin
- Devamını Okuyun

Resim: Yalansız Yaşama Sanatı
![]()
“beyazla başlar yalanlar, sonra kararır ve o yalanlar yılana dönüşür.” (A. Fidan)
ÖN AÇIKLAMALAR:![]()
Bir köşe yazısının ve/veya makalenin şekillenme yöntemi bakımından ilk denemesi.
Önce yazımızın başlığını ve konusunu paylaştık, sonra bu konu kapsamında teknolojinin de imkanlarıyla Zoom Webinar düzenledik. Bu webinarda ele aldığımız konuyu yazıya dönüştürdük. Bu köşe yazımız da çok yakındaki makalemizin ön sürümü oldu. Hemen, 27 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Zoom Webinarında üzerinde durduğumuz konuları ele alalım.
O halde başlasın yazımız:
Sohbetimizin başlangıç mottosu: “Hiçbir şey zorla olmaz, olsa da manası olmaz” Bu mottomuzu 18 Ekim 2009 tarihinde ele almış olduğumuz sesli dinleme linki bulunan yazımız (1) ile destekleyelim.
Araya bir önceki cümlemizde bulunan linke tıklayıp yazımızı dinledikten sonra belki gelecek cümleleri tahmin edebilirsiniz. Yalansız yaşamak için veya bu yaşamı san’at olarak sürdürmek için sabırlı olmak, azimli olmak ama asla zorlamamak gerektiğini öngörmüş olalım.
Konuyu açıklamak için tümdengelim yöntemi izlenecektir. 17 yıldır yalansız yaşamaya Devamını Okuyun