:: Fütüroloji

Hakan ŞÜKÜR AK Parti’den İstifa Etti! Bu haber sinir uçlarını nasıl etkileyecek? Bardağı taşıran kaçıncı damla?
Cemaat – Parti çatışmasında sosyal medyada duvar yazılarım ve twitlerimde ara ara dokundurduğum AT İZİ, İT İZİ, HANGİSİ HAK İZİ cümlelerimle canlanan serzeniş aslında son derece girift bir uyutma oyununun arasındaki gece yarısı uyanması
idi. Gece yarısı uykusundan uyanılacak, bir bardak su içildikten sonra tekrar yön değiştirerek uyumaya devam edilecekti.
Bu gün itibarıyla yaşanılan durum, gelinen nokta, ikili bir strateji oyununda birinin ipinin çekilip birinin tercih edilmesiydi.
Bu süreçte, Amerika zoru başarıyor aslında. Zira bir partiyi bölüp yıkmak çok daha kolaydır. Bu iş, yakın geleceğe bırakılarak zor başarılmalıydı. Burada kimse anlamak istemiyor ama, asıl itabarsızlaştırılmaya çalışılan hatta ipi çekilen Devamını Okuyun
Etiketler: ak parti, Cemaat, Gülen Cemaati, parti, Siyaset, Toplum, uluslararası ilişkiler
Nisan 29th, 2013 | in
Bilim & Teknoloji,
Bilinçlenme,
Çevre & Doğa,
Eğitim,
Felsefe,
Fütüroloji,
Sağlık,
Toplum,
Ulaşım & Trafik,
Yaşam |
Yorum Yapin

Bu Günün Sorunlarını Çözmek Prim Yapmıyor, İşte Yarının Sorunları
“Sakalım yok ki dinlensin” sözünü söylemekten de, dinlemekten de sıkıldım. Öyle ki, belki bir çözüm olur diye sakal bıraktım. Şimdi sakallıyım ve sözlerimin dinlenip dinlenmeyeceği konusunda
test dönemine girdim. Bu günün sorunlarına ilişkin nelere dikkat çektim ve neleri önerdiysem DİNLENMEDİ. O zaman senin önerilerin çürük demek ki” diyebilirsiniz. Ama buna hakkınız yok. Çünkü ortaya koyduğum öneriler, BU GÜN İÇİN gözardı edilirken, en geç on yıl içinde aynısıyla uygulanmakta. Sanırım benim insanlarla ve/veya toplumla kronolojik bir problemim var. İşte ben de bu problemi biraz daha dramatize etmek istiyorum.
Bu günün değil yarının önemli sorunlarından birkaç tanesini dile getirmeyi düşündüm. Devamını Okuyun
Etiketler: çözümler, cyber, cybersapience, etik sorunlar, fütüroloji, gelecek bilimi, insan, mekatronik, sorunlar, sporcu etiği, teknoloji, Toplum

Bu gün Pazartesi.
Ağ açısından ve ağa açısından önemli bir gün.
Bu gün işyerlerinin ofislerin / pazarların açıldığı gün. Bu gün ağın en yoğun günü. Ağanın da yoğun günü. Kapının açılmasından sonra ilk işlerden birisi düğmeye dokunmak. Neyin düğmesi bu? Cam veya plazma ekranın düğmesi. Düğmeye dokunduğumuzdan itibaren işyerinden çıkana kadar geçen zaman boyunca herkes ağı ve ağların ağasını beslemekte.
Eskiden pazaryerlerinde en merkezdeki dükkanı tutmak en kazançlı şeylerden biriydi. Çünkü kalabalığın ne kadar ortasında olursanız, o kadar müşteri demekti. Yani pazar yerinin ortaları insan ağının ortalarıydı.
O günün kalabalık merkezlerde dükkan açan ağaları 1980 li yıllardan bu yana cam ve plazma ekranlara dokunmakta geç kaldılarsa eğer, dijitalin ağ(@)ları Devamını Okuyun
Etiketler: ağ, bilgi agı, bilgi ağları, bilişim, elektronik ağlar, insan, Toplum, Yaşam

Vatandaş bankaya gider veya vergi dairesine.
Bankoda oturan bay memur veya bayan memure onca yoğunluğunun arasında isminizi bile sormaksızın ve hatta yüzünüze bakmaksızın seslenir.
"Teeeceeeniz neydiiii??
"Ellinin körüydü" diyemezsiniz tabi. Söyleyeceksiniz teeeceeenizi paşa paşa.
Ve siz teeeceeenizi söylerken içinizden hayıflanırsınız. Bari teeeceeemden önce adımı sorsaydı ya! dersiniz.
Ama durun daha durun. Daha henüz miladi 2012 yılındayız.
2050 yılında ne olacak:
Şimdi ben 2050 yılını yazdığımda hemen okurlarım kendi içinden seslenecek. Ahmet Fidan yine CYBERSAPIENCE toplumundan bahsedecek diye. Evet öyle. Yine bu toplumdan bahsedeceğim ama bu sefer İSİMLERİN SONU bağlamında. Devamını Okuyun
Etiketler: isim, isimlerin sonu, kimlik, kimlik no, mernis no. mernis, robot insanlar, t.c. vatandaşlık numarası, tece, tece no, tek tipleşme, vatandaşlık, vatandaşlık no
.jpg)
1 Temmuz tarihli pazar yazımın konusu "Bir Yazının Döllenmesi" idi. Bu yazının sonlarına doğru yazı yazmayla ilgili teknik açıklama içinde rasgele belirlenerek ortaya çıkan iki harf "i" ve "d" harfleriydi. Yani sözcüğümüz "id" idi. Bu sözcük pazar yazısı konusu olamayacağına göre, psikolojive bilişim odaklı sibernetik içerikli bir yazı olmalıydı. Sibernetik sözcüğünü bilmeyenler lütfen bir sözlüğe baksın veya google dedeye yazarak araştırsın. Özellikle dipnot koymuyorum.
Mantıktan Dijitale ID
Mantık biliminin kurucusu Aristoteles (M.Ö. 384-322), Elea okulu'ndan ve sofistlerden aldığı feyiz, hocası Platon (Eflatun) un öğretilerinin etkisi ve Makedonya'lı bir Hekimin oğlu Devamını Okuyun
Etiketler: aristo, aydi, bilinç altı, bilinç üstü, bilişim, BİT, cybersapience, davranış, dijital toplum, eflatun, exabayt, Felsefe, freud, id, kilobayt, Mantık, megabayt, mikroişlemciler, navigasyon, organik anorganik çip, organik işlemciler, petabayt, Psikanaliz, Psikoloji, tıp, Toplum, transistörler, veri galaksileri, veri tabanı, veri tabanı navigasyonu, yottabayt, zettabayt

Dünyanın 1985 yılında ilk kurulan web sitesi olan symbolics.com un ardından henüz sadece on yıl geçmişti.
1996 yılının Ocak ayında, Stanford Üniversitesi'nde bir doktora araştırma projesi hazırlanmaktaydı. Bu projeyi hazırlayan,Larry Page ve Sergey Brin hazırlamakta oldukları doktora projesinin dünyanın en büyük ve karlı bir şirketi haline gelebileceğini o anlarda hayal etmeleri bile mümkün değildi.
Beş yılı geçmeyen çok kısa bir zaman aralığında, Google'un bu ani yükseliş trendi, tıpkı insanlık aleminin teknik ve teknolojideki ilerlemesinin yüzyıllar içinde son yüzyıldaki ilerleme hızı gibiydi. Zaman kronolojisinin, aritmetik artışı karşısında ilerleme süreci geometrik olarak artmaktaydı. Devamını Okuyun
Etiketler: ahmet fidan, bilgi agı, google, internet, teknoloji, Toplum, Yaşam