:: Toplum

Şu an için 65 maddeden oluşan Köy Kanunu Tasarısı Taslağı 65 madde olarak öngörülmüş olan 27 sayfalık bir metindir. Tasasısı taslağı metin hacmi bakımından olağan / normal bir içeriğe sahiptir. Teknik açıdan gözle görülür bir sorun yoktur.
Tasarı taslağını içerik açıdan önemli noktalardan madde madde sırayla irdelemek yerinde olacaktır.
1. İkinci maddede belirtilen tanımlar bölümünün ç bendinde köy organları olarak köy muhtarı ve köy meclisi öngörülmüştür. Eski kanunda bulunan İhtiyar heyeti ve köy derneği bulunmamaktadır. Bu konuda şu esaslar dikkate alınsa kanımızca iyi olacaktır.
a) Köyün yürütme organı olarak "Muhtar"ın terminolojik olarak adının korunması yerindedir. Zira yüz yıllık bir süreçte artık oturmuş bir kavramdır. Devamını Okuyun
Etiketler: Hukuk, köy düzenlemesi, köy kanunu, köy kanunu tasarısı, köy kanunu taslağı, köy tasarısı taslağı, yasa, yasa tasarısı, yerel yönetimler

Vatandaş bankaya gider veya vergi dairesine.
Bankoda oturan bay memur veya bayan memure onca yoğunluğunun arasında isminizi bile sormaksızın ve hatta yüzünüze bakmaksızın seslenir.
"Teeeceeeniz neydiiii??
"Ellinin körüydü" diyemezsiniz tabi. Söyleyeceksiniz teeeceeenizi paşa paşa.
Ve siz teeeceeenizi söylerken içinizden hayıflanırsınız. Bari teeeceeemden önce adımı sorsaydı ya! dersiniz.
Ama durun daha durun. Daha henüz miladi 2012 yılındayız.
2050 yılında ne olacak:
Şimdi ben 2050 yılını yazdığımda hemen okurlarım kendi içinden seslenecek. Ahmet Fidan yine CYBERSAPIENCE toplumundan bahsedecek diye. Evet öyle. Yine bu toplumdan bahsedeceğim ama bu sefer İSİMLERİN SONU bağlamında. Devamını Okuyun
Etiketler: isim, isimlerin sonu, kimlik, kimlik no, mernis no. mernis, robot insanlar, t.c. vatandaşlık numarası, tece, tece no, tek tipleşme, vatandaşlık, vatandaşlık no

Küreselleşme ve yerelleşme, ilk bakışta birbirine karşıt olan iki ayrı olgu olarak görülse de, bu iki kavramın, aslında birbirini tamamlama noktasında ne kadar önemli olduğu muhakkaktır. Bu bağlamda, kapitalizmin hormonluolarak geliştirdiği büyüme ve genişleme aynı zamanda ‘bilinirlik’ olgusunu da tetiklemektedir.
Küreselleşmenin kendi obez yayılımı için, yerelleşme kaçınılmazdır. Zira yerel bilindikçe ya da yerelin üzerindeki “bilinirlik” arttıkça, küresel eğilimler, yereli daha iyi ve daha sağlıklı okuyabilmekte ve bu mantıksal Devamını Okuyun
Etiketler: 13 büyükşehir belediyesi, belediye, büyük şehir belediyesi, Kent, kentsel alan, onüç ana kent, onüç büyük şehir, yeni anakentler, yeni büyükşehirlerimiz, yeni yerel yönetim, yerel yönetim

Bir sevda, bir tutku, bir adayış, bir tavlayıştır EMEK!
Üretmek, sorgusuzca, sebepsizce direnerek çileli bir yolculuğa çıkar bir YÜREK!
* * * * *
Durmadan, dinlenmeden, gücünü kendinden görerek ve didinerekten,
Öbek öbek serilir sözcükler satırlara, özden koparak ve bilenerekten,
Bir buhur tütsüsü yanar ciğerde, çevresini meczederek,
Bir köz damlar özden, yüreklere iz ederekten,
* * * * *
Bir sevda, bir tutku, bir adayış, bir tavlayıştır EMEK!
Üretmek, sorgusuzca, sebepsizce direnerek çileli bir yolculuğa çıkar bir YÜREK! Devamını Okuyun
Etiketler: ahmet fidan, ahmet fidanla pazar yazısı, beste, emek, Kültür ve Sanat, pazar yazısı, sanat, saz, şiir, şiirimsi, söz, Toplum, yürek

Ööööörrrrtmeniiiiiiiiiiim! hitabıyla başlarlar eğitime.
İlk mesaileri şüphesiz kendilerine yapılan hitabı düzeltmekle başlar.
İlk okula adım attığımız okulun basamaklarına ilk çıktığımız günleri hatırlayalım isterseniz.
O günün heyecanı, korkusu, endişesi hala hatıralarımın unutulmazları arasında.
Benim okula başlamam okuma yazmayı öğreneceğimin heyecanından değil sınıfın içine ilk girmemden kaynaklanan bir endişeydi. Zamanla öğrendim, bana emir verme, bağırıp çağırma, çemkirme hakkına sahip bir kişiyle beş yıl boyunca sekiz ay sürekli olarak birlikte olacağımın önemini. Devamını Okuyun
Etiketler: 24 kasım, Eğitim, kutlama, öğretmen, öğretmenler günü

Bir de baktım ki, 1990 yılının başlarından 2012 yılının sonlarına doğru yaklaşık olarak iki bine yakın köşe yazısı yazmışım. Bunların arasında, yaklaşık olarak son 5 yıla yakındırgeleneksel hale getirmiş olduğum 'pazar yazıları'mın sayısı da 2005 öncesini de dahil ettiğimde, 200 ü bulmuş durumda.
Pazar yazıları olarak eski başlıklarımın tamamına baktığımda, konu çeşitliliğine bakarak yazılmamış birşey kalmamış diyebilir miyiz? Tabi ki hayır. Çünkü, hayat, milyarlarca olay, insan, yer, tür arasında yazılmışlar ne ifade eder ki. Bunca çeşitliliğe rağmen, Devamını Okuyun
Etiketler: ahmet fidan, kalem, kelam, pazar yazıları, pazar yazısı, söz, yazı, yazı üzerine, yazılmamış şeyler