Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

:: Toplum

 

 

Bir de baktım ki, 1990 yılının başlarından 2012 yılının sonlarına doğru yaklaşık olarak iki bine yakın köşe yazısı yazmışım. Bunların arasında, yaklaşık olarak son 5 yıla yakındırgeleneksel hale getirmiş olduğum 'pazar yazıları'mın sayısı da 2005 öncesini de dahil ettiğimde, 200 ü bulmuş durumda.

Pazar yazıları olarak eski başlıklarımın tamamına baktığımda, konu çeşitliliğine bakarak yazılmamış birşey kalmamış diyebilir miyiz? Tabi ki hayır. Çünkü, hayat, milyarlarca olay, insan, yer, tür arasında yazılmışlar ne ifade eder ki. Bunca çeşitliliğe rağmen, Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , ,

Çoğunluğun Azınlığa Tahakkümü:

Bir söz vardır;

"Sizi eleştirecek biri yoksa para ile kendinizi eleştirecek adam bulun" der.

Parayla kendi kendini eleştirtmek abes gibi gelebilir. Oysa ki burada eleştirinin veya muhalefetin veya karşı görüşün öneminden bahsedilir. İşte Cumhuriyet te bu mantaliteye dayanmaktadır.

Devlet yöneticilerinin seçimle iş başına geldiği yönetimlere "cumhuriyet" denmektedir. Devletimiz de "demokrasi" esasına göre oluşmuş halk yönetimidir.Burada söz konusu olan monarşik veya oligarşik yönetim yapısı yoktur olmamalıdır. Devamını Okuyun

Zaman: 27/10/2012 Miladi Dünya yılı. Mevsim, Kuzey Yarımküreye göre Sonbahar (Hazan) Mevsimi.

İslam dininin bayramlarından biri olan, "Kurban Bayramı'nın (Türkiye'ye göre) 3. Gününü yaşamaktayız. Haladünyada İslam toplumlarında bayram gününde bile bir birlikteliğin olmamasını "kurban" ve onun anlamı olan "yakınlık" kavramıyla örtüştürebiliyor musunuz?

"Kurban bayramı" ve "yakınlık" kelimelerinin birbirinden ne kadar uzak olduğundan bahsetmek istiyorum bu gün sizlere.

Öncelikle, "kurban" ın kelime anlamı olarak "yakınlık" manasına geldiğini Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , ,

Kişisel Alan ve Toplumsal Alan Kavramı, Kişisel ve Toplumsal Alan Kapsamındaki Esneklikler ve Kaymalar

Herkesin bir bakışaçası veya görüşünün olması, toplumsal harmoninin bir zenginliği hatta gerekliliğidir. Yeter ki bu çeşitliliklerin ortaya konulmasında veya yaşama yansıtılmasında sınırlar zorlanmasın. İşte FAY HATTI buradadır.

Bazı cüssesi gelişmiş, BAS sesi yüksek, KESESİ dolgun, İŞVESİ ve HOŞ SESİ etkili kişiler veya kitleler kendi bireysel sınırlarını veya tanımlanmış / tanımlanmamış alanlarını geniş olarak çizmek istemektedirler. Veya sosyal devlet tarafından kendilerine saf vatandaş olarak verilen alanlarıyla yetinmeyip bir kısım hakça veya hakça olmayan yöntemlerle sahip oldukları ilave özellikleriyle kendilerine veya kurumlarına yeni geniş sosyal alan tanılmaması yaparlar.

Burada bir kural karşımıza çıkar.

Kimsenin sosyal alanı, kimsenin yaşam alanını ortadan kaldıracak şekilde tanımlanamaz. Yani birinin Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , ,

 

(((Obezlerin))) Diyetle Keklenmesi'ne Karşı Tarzan Diyeti

Doğallığı bozmayın hanımlar beyler! Nasıl peki?, ya da doğal olanı ne?

Unlu, yiyin afiyet olsun))

Yağı doğalda olduğu şekliyle,

Şekeri doğalda olduğu şekliyle,

Tuz, doğalda olduğu kadar…

Yüce yaratıcı zaten doğal gıdalarda bunları vermiş paketlemiş/ambalajlamış en güzel ve en doğal formlarıyla. Afiyetle yiyin.

Bütün diyet tariflerini çöpe atın!

İlave olarak, (doğal gıdalar içeriğindekiler hariç) aldığınız yağı, şekeri, ve tuzu kestiğinizde hayatınızdan, bakın nasıl süratle kilo veriyorsunuz.

Ama bu doğru değil. Yani sürdürülebilir değil. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , ,

Asrın Sendromu: Tatminsizlik

Teknoloji ve ulaşım altyapısındaki hızlı gelişmeler, toplumdaki mobiliteyi (akışkanlığı) da hızlandırmış ve bunun sonucu olarak yaşam içinde birbirini takip eden süreçlerin kronolojik mesafesi neredeyse kaybolacak kadar azalmıştır. Bu özellikle de yeni bilişim toplumu içinde büyüyen jenerasyon açısından daha dramatik boyutlardadır.

Hiçbir şeyden (kolay kolay) memnun olmama, her şeyden çabucak sıkılma, çoğu şeyin anlamsız/gereksiz olarak algılanması vb. dışsal etkiler olarak görülen sendrom, sadece Türkiye'de değil bütün dünyada, normal üstü zeka ve aşırı kalifiye özelliklere sahip olan yetişkinlerde, özellikle 25 ve altı yaş geçlerde görülen ebeveynleri ve/veya çevreleri tarafından izah edilemez hale gelmiştir. Bunun üç temel nedeni bulunmaktadır.

1. Günlük yaşam sürecindeki reel çeşitliliğin 1995 yılından bu yana gittikçe artması. Buna başta Devamını Okuyun