Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

:: Psikoloji

 

Her Geçen Koca Yılların Döktüğü Hatırlar

Dökülen her bir takvim yaprağı, doğan günün ardından gecenin karanlığına mahkum ışıklar, saatlerin zembereğinin her bir tıklaması, saniyenin her vuruşları yeninin sahteliğine yaramakta.

Yayladaki tek göz barakasında zamanla kaşarlanmış, yılların çizgisini alnında biriktirmiş bir çift gözün içinden okuduğunuz koca yılların örseleyemediği duyguları okursunuz bir bir. Adına “değer” dedikleri, “hal-hatır” dedikleri, “insanlık” dedikleri, “mertlik” dedikleri ama, para demedikleri, servet demedikleri, menfaat demedikleri şeylerin yüzüne düşen izlerinde kaybolursunuz.

Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , ,

Human Benchmarking

Bir yönetim veya işletme kavramı olan “bencmarking”* şimdiye kadar hep aynı disiplin içinde kalmış ve uygulanmıştır. Hatta hatta, her işletme özellikle de çokuluslu küresel işletmeler AR-GE departmanlarında “know-how” larını hazine olarak saklamaktadırlar. Bu durumda da banc-marking kapsamı, pazar ve/veya pazarlama aşamasından başlamaktadır.

Yönetim bilimlerinin veya işletme yönetiminin “fizibilite“, “swot analizi” vb. en temel kavramlarından biri olan “bencmarking” gerek mikro ekonomi için gerekse makro ekonomi için verimlilik ve etkinliğin temel yapıtaşlarından biridir.

Öyle ki, serbest piyasa ekonomisindeki tam rekabet şartları (TRŞ) nın gerçekleşmesi yine “bencmarking” ile mümkün. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , ,

Çukur ve Tümsek Ayna Psİkolojisi

Hayatın temel kaynaklarını ne güzel özetlemişler atalarımız… ışık, su, ateş, toprak. Işık ve su, cilalı beyinlerce günümüzün hologramlarının geliştirilmesine kaynaklık etmiş.

Hemen çoğu şeyde olduğu gibi, ilk aynalar da sudan geliştirilmiş. Hatta, ışık olduğu sürce peşimizden hiç ayrılmayan gölgemizin tek sanal kumasıdır aynalar. Tıpkı siyah beyaz televizyonlarla renkli televizyonlar gibi. Birisi sanal karaltı, birisi sanal (renkli) görüntü. Hem gölgeye, hem suya düşen yansımadaki görüntü, meraklı ve de yaratıcı insanlar tarafından günümüzün sesli, üç boyutlu hologramlarına taşınan bir tekniği ortaya çıkmıştır. Tıpkı iki atın poposu ile uzay mekiği yakıt tankının genişliğinin aynı olmasındaki gibi, suya düşen yansıma da, bizden ayrılmayan görüntüler de, yepyeni yansıtmaların ana rahmini oluşturmuştur yıllarca. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , ,

Kasım 8th, 2009 | in Pazar Yazıları, Psikoloji, Toplum, Yaşam | 3 tane yorum

Ne Kadar "Gel Git"siniz

Geldiğin zaman boşluk dolduran değil, gittiğin zaman yeri doldurulamayan olmak! üzerine Cızıktırmalarım:

 

Kalabalıklar arasında ala balık, sıradanlar arasında masadan, fırıldaklar arasında enayi, mersine gidenler arasında tersine giden, yağlı yumuşak cilalı laflar yerine, kılçıklı kelimelerle dost, gri veya flu denizinde cart veya cırt  kalmış bir rengin uslanmaz çocuğu olarak bu pazar üfül üfül üfüldemek istiyorum.

Bu pazar kafa şişirmeyeceğim derken bile kafa şişirmişliğimin acısı ve iç çekişmesiyle elimden geldiğince suya ve sabuna dokunmadan yazacağım. Hoş gribal dünyanın yığınlaş(ama)mış neferi olarak bolca suya sabuna dokunmam gerektiği de ayrı bir tezat ya! Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kent Kimliği Oluşturmanın Zorluğu

Kent Kültürü Oluşturma Stratejileri

 

Her olay veya olgunun ekonomik bir açıklaması olduğu gibi, bazıları da her olay veya olguyu salt ve saf olarak ekonomik açıdan görür veya düşünür. Bu durum genellikle kişilerin mesleklerine, karakterlerine ve cinsiyetine göre değişmektedir. Ancak ekonomik  olarak bayındır veya kalkınmış nice kentler vardır ki, ruhsuz, zevksiz ve de soğuk görünümlüdürler. Tıpkı varlık içinde yüzüp te, gerek kılık kıyafet olarak, gerekse davranış veya yüz ifadesi olarak bir ruh ve kimlik ortaya koyamayan bireyler gibi. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , ,

İki Elmanın Yarısıymış, Hıh, Olmuyorsa Zorlamayacaksın Arkadaş

Bazen konu komşudan bazen eş dosttan çoğu zaman da yakın akrabalardan zorlarlar sizi. Bir kere yan yana geldiyseniz, yakıştırılmaya başlamışsınızdır. Herkes ezberden manzara koyar, kimi laflarıyla fena dokundurur sizin manzaranızı yansıtmak için tuvale, kimi dolaylı aktarımları tercih eder. Adeta hep bir ağızdan sizi yamamaya çalışırlar birbirinize. Tıpkı resimdeki elma gibi. Siz de “hııı, sahiden de öyle” diye birbirinize bakarak tasdikleşirsiniz. Hoş her ikiniz de bilirsiniz ya, zoraki birlikteliğinizi ve yüreğinizdeki çengelli iğneleri. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , ,