:: Bilim & Teknoloji

Küreselleşme ve yerelleşme, ilk bakışta birbirine karşıt olan iki ayrı olgu olarak görülse de, bu iki kavramın, aslında birbirini tamamlama noktasında ne kadar önemli olduğu muhakkaktır. Bu bağlamda, kapitalizmin hormonluolarak geliştirdiği büyüme ve genişleme aynı zamanda ‘bilinirlik’ olgusunu da tetiklemektedir.
Küreselleşmenin kendi obez yayılımı için, yerelleşme kaçınılmazdır. Zira yerel bilindikçe ya da yerelin üzerindeki “bilinirlik” arttıkça, küresel eğilimler, yereli daha iyi ve daha sağlıklı okuyabilmekte ve bu mantıksal Devamını Okuyun
Etiketler: 13 büyükşehir belediyesi, belediye, büyük şehir belediyesi, Kent, kentsel alan, onüç ana kent, onüç büyük şehir, yeni anakentler, yeni büyükşehirlerimiz, yeni yerel yönetim, yerel yönetim

Bir de baktım ki, 1990 yılının başlarından 2012 yılının sonlarına doğru yaklaşık olarak iki bine yakın köşe yazısı yazmışım. Bunların arasında, yaklaşık olarak son 5 yıla yakındırgeleneksel hale getirmiş olduğum 'pazar yazıları'mın sayısı da 2005 öncesini de dahil ettiğimde, 200 ü bulmuş durumda.
Pazar yazıları olarak eski başlıklarımın tamamına baktığımda, konu çeşitliliğine bakarak yazılmamış birşey kalmamış diyebilir miyiz? Tabi ki hayır. Çünkü, hayat, milyarlarca olay, insan, yer, tür arasında yazılmışlar ne ifade eder ki. Bunca çeşitliliğe rağmen, Devamını Okuyun
Etiketler: ahmet fidan, kalem, kelam, pazar yazıları, pazar yazısı, söz, yazı, yazı üzerine, yazılmamış şeyler

Çoğunluğun Azınlığa Tahakkümü:
Bir söz vardır;
"Sizi eleştirecek biri yoksa para ile kendinizi eleştirecek adam bulun" der.
Parayla kendi kendini eleştirtmek abes gibi gelebilir. Oysa ki burada eleştirinin veya muhalefetin veya karşı görüşün öneminden bahsedilir. İşte Cumhuriyet te bu mantaliteye dayanmaktadır.
Devlet yöneticilerinin seçimle iş başına geldiği yönetimlere "cumhuriyet" denmektedir. Devletimiz de "demokrasi" esasına göre oluşmuş halk yönetimidir.Burada söz konusu olan monarşik veya oligarşik yönetim yapısı yoktur olmamalıdır. Devamını Okuyun

Kişisel Alan ve Toplumsal Alan Kavramı, Kişisel ve Toplumsal Alan Kapsamındaki Esneklikler ve Kaymalar
Herkesin bir bakışaçası veya görüşünün olması, toplumsal harmoninin bir zenginliği hatta gerekliliğidir. Yeter ki bu çeşitliliklerin ortaya konulmasında veya yaşama yansıtılmasında sınırlar zorlanmasın. İşte FAY HATTI buradadır.
Bazı cüssesi gelişmiş, BAS sesi yüksek, KESESİ dolgun, İŞVESİ ve HOŞ SESİ etkili kişiler veya kitleler kendi bireysel sınırlarını veya tanımlanmış / tanımlanmamış alanlarını geniş olarak çizmek istemektedirler. Veya sosyal devlet tarafından kendilerine saf vatandaş olarak verilen alanlarıyla yetinmeyip bir kısım hakça veya hakça olmayan yöntemlerle sahip oldukları ilave özellikleriyle kendilerine veya kurumlarına yeni geniş sosyal alan tanılmaması yaparlar.
Burada bir kural karşımıza çıkar.
Kimsenin sosyal alanı, kimsenin yaşam alanını ortadan kaldıracak şekilde tanımlanamaz. Yani birinin Devamını Okuyun
Etiketler: insan, sosyoloji, Toplum, toplum bilim, toplumsal alan, Yaşam, yaşam alanı

Asrın Sendromu: Tatminsizlik
Teknoloji ve ulaşım altyapısındaki hızlı gelişmeler, toplumdaki mobiliteyi (akışkanlığı) da hızlandırmış ve bunun sonucu olarak yaşam içinde birbirini takip eden süreçlerin kronolojik mesafesi neredeyse kaybolacak kadar azalmıştır. Bu özellikle de yeni bilişim toplumu içinde büyüyen jenerasyon açısından daha dramatik boyutlardadır.
Hiçbir şeyden (kolay kolay) memnun olmama, her şeyden çabucak sıkılma, çoğu şeyin anlamsız/gereksiz olarak algılanması vb. dışsal etkiler olarak görülen sendrom, sadece Türkiye'de değil bütün dünyada, normal üstü zeka ve aşırı kalifiye özelliklere sahip olan yetişkinlerde, özellikle 25 ve altı yaş geçlerde görülen ebeveynleri ve/veya çevreleri tarafından izah edilemez hale gelmiştir. Bunun üç temel nedeni bulunmaktadır.
1. Günlük yaşam sürecindeki reel çeşitliliğin 1995 yılından bu yana gittikçe artması. Buna başta Devamını Okuyun
.jpg)
1 Temmuz tarihli pazar yazımın konusu "Bir Yazının Döllenmesi" idi. Bu yazının sonlarına doğru yazı yazmayla ilgili teknik açıklama içinde rasgele belirlenerek ortaya çıkan iki harf "i" ve "d" harfleriydi. Yani sözcüğümüz "id" idi. Bu sözcük pazar yazısı konusu olamayacağına göre, psikolojive bilişim odaklı sibernetik içerikli bir yazı olmalıydı. Sibernetik sözcüğünü bilmeyenler lütfen bir sözlüğe baksın veya google dedeye yazarak araştırsın. Özellikle dipnot koymuyorum.
Mantıktan Dijitale ID
Mantık biliminin kurucusu Aristoteles (M.Ö. 384-322), Elea okulu'ndan ve sofistlerden aldığı feyiz, hocası Platon (Eflatun) un öğretilerinin etkisi ve Makedonya'lı bir Hekimin oğlu Devamını Okuyun
Etiketler: aristo, aydi, bilinç altı, bilinç üstü, bilişim, BİT, cybersapience, davranış, dijital toplum, eflatun, exabayt, Felsefe, freud, id, kilobayt, Mantık, megabayt, mikroişlemciler, navigasyon, organik anorganik çip, organik işlemciler, petabayt, Psikanaliz, Psikoloji, tıp, Toplum, transistörler, veri galaksileri, veri tabanı, veri tabanı navigasyonu, yottabayt, zettabayt