
Anestezik Toplumun Kinestezik Teşhisleri ve Tedavileri
Yıllarn beri bir çok defa irdelemekte olduğum uyumakta olan uyuşmuş şu ya da bu nedenle uyutulmuş yığınların bile bile girmiş olduğu anestezik psikozu, kinestezik (devinduyumsal) yöntemlerle ele almak, değerlendirmek ve sonuçlandırmak istedim. Ancak başlıktan itibaren ürkerek okumaya başladığınız bu konuda sizleri böylesi sosyonevrotik bir konuyla fazlaca boğmayacağım. Devamını Okuyun
Etiketler: anestezi, anestezik, bilinçlenme, devinduyum, devinduyumsal, devinduyumsal tespit, fizyoloji, insan, insan bilimleri, kinestezi, kinestezik, metabolizma, psiko-fizyoloji, Psikoloji, Sağlık, sinestezi, sinestezik, sosyoloji, tıp, Toplum
Oyun ve Oyuncular
Aslında hayatın kendisi bir oyun diye başlayabiliriz betimlememize. Hatta bununla ilgili “dünyanın oyun ve eğlenceden ibaret” olduğuna ilişkin Kur’an ayetleri de vardır. (Enam, 6/32) (Enbiya, 21/16)
Dünyanın oyununu yüce Rab kurmuş olsa da Enbiya süresinde bu oyuna gelinmemesine ilişkin ifadeler de vardır.
Dünyada var olan ve yaşanılanlara bakıp ta, öykü yazarları ve/veya roman yazarları eserler ortaya koyar Devamını Okuyun
Etiketler: edebiyat, oyun, oyuncu başı, pazar yazısı, sanat, Siyaset
Kötülüğü İzlemek, Güzelliği İzlemekten Daha Cazip!
Daha önce bu konuya değinmiştim "Acı Biberin Tadı" başlığı ile ama bu sefer konunun başka sâiklerini ele alacağım.
Kavramın adı bile batıcı ve elem verici… "Mazoşizm"deki acı ve ızdırap, sözcüğün başından sonuna kadarki harflerindenbile dökülüyor. "M" harfi, "Z" harfi, "Ş" harfi, sanki itina ile bir araya ge(tiri)lmiş. Harflerin şekilleri, kıvrımları, akustiği (ses tınısı) zor, zahmetli, ve acı verici. Gerek 'm' nin gerek 'z' nin gerekse 's' nin kıvrımları zorluğun ve acının birer göstergesi. Yetmiyormuş gibi, "ş" nin bir de çengellinoktası var ki başlı başına o sakin "s" harfinin sukunetini ve esnekliğini yıkıp dökmüş. Devamını Okuyun
Etiketler: acı, elem, insan, işkence, keder, mazoşizm, mutluluk, pazar yazısı, Psikoloji, Toplum, toplumsal tercih, Yaşam

Tutsaklık veya Mahkumiyet.
İlkin hemen demir parmaklıkları akla getirir. Çoğu zaman da normal hayata göre demir parmaklıkların dışından bakarız. Bu aslında bir içgüdürür.
İçeiri düşmeden içeriden bakmak istemez insanlar. Çünkü işlerine gelmez. Yani yaradılışın varsayılan ayarıdır bu durum. Neredeysek ona göre düşünürüz. Yani egosantrik (benmerkezci) düşünce olağan, etnosantrik (diğerkamlık) ya da empati alağandışı bir gayeti gerektirmekte.
Demirparmaklıklar içinde olmak veya dışında olmak çok ama çok büyük bir şeydir. Bu özgürlüğün Devamını Okuyun
Etiketler: Yaşam

Önce Siz Dalga Geçersiniz Hayatla, Sonra Hayat Dalgasını Geçer Bütün Bir Hışmıyla…
Ekranlarından izlemek gibi değil hayatın bir dalgayla gelip bir dalgayla gitmesi veya gidememesi veya geri gel(e)memesi…
Önce, canınızın yongası olmuş malınızın ve sevdiklerinizin göz göre göre yok olmasının Devamını Okuyun
Etiketler: doğa, doğal afetler, Yaşam
Yolun, Yolcunun ve Yolculuğun Üzerine Öz-tutulmasına Dair Sözdeyişlerim
Yol mu önemli, yolcu mu yoksa yolculuk mu önemli diye sorasım gelir bir bilge kişiye.
Kişi ey-dür derviş baba,
yolda ümit var idiyse, yolcunun GÜLümsemesi, onun ay ve gün=eşiyse,
yolda demlenmek, yolculuğa feda, vedûd a geda eylemişse,
Yol da önemlidir, yolcu da önemli, yolculukta önemli, iz ettiğin yola öz değmişse…
*****
Hancılar su dökmez ardından yolcuların, yol uzundur, menzil de,
yolcu çok yolculuk ta çoktur.
Hancısının da, yolcusunun da öznesi birbirinde saklı yolculukların adımlarının tavı,
o yolculuğun ilk adımında bellidir oysa ki….
Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın bu toprak diyerekten kabaran kalplerin, üşüyen bedenlerin, ürperen tenlerin tılsımıyla örtülmüştür çoğu zaman yüreğin kefil olduğu yolculuklar, sürsün diye namütenahi ukbaya değin.
*****
Ey sevgili,
Yeminleri sök dudaklarından, sus, suskunluğun armağanın olsun,
Öyle bir iz düşür ki aksine, yüreğinin kefilliği armağan olsun.
Bencileyin iz etmekteyken kem gözlere inat, yolculuğun ilk adımlarında,
Sencileyin nice zaferler gömmüşsün yüreğine, zebunkûş tereddütlerin eritip,
Nâmütenâhi yolculuğumuzu nakşettiğimiz, her gün zevkle oynayacağımız evcilik oyunlarında.
*****
Ey sevgili,
Öznesi benim olduğum tümcelerimin,
sözcüsü senin olduğun sözcüklerinin,
zifirine yatırdığın sır kokulu şiirlerinin
ruşeymine kodladığımız (yarına çıkan yolculuğumuzun) neş’esindeyim…
*****
Ey sevgili,
Kristalleşmiş gözyaşlarının iz ettiği yanakların dökülmüş önüne,
El değil, kol değil, nice can kırıklarını gizlediğin yenine.
Suskunluklarını armağan ettiğin nice hır çıkarıcı vaveylalarda,
Dudaklarını bükmüşsün, konuşmamaya inat, toz pembe yarınlar adına…
Ey Sevgili,
Gözbebeklerimin içine doğmuş güneşin gün=eşi olmak için,
Söz tutmaktasın yüreğini kefil koyarak bir ömürlük yürünecek
Arnavut kaldırımlı taş sokaklarımızda…
Ey Sevgili,
Ben mor bulutların altında erguvan ağaçlarını sayarken bu kutsal yolculukta,
Sen se, rûyalarında vedûd ikliminde mündemiç kalbinin rikkatinin dikkatindesin.
Sen yürümekteysen bu kutsal yolculukta, bilâ tereddüt, billahi yürüyemesem de sürüneceğim.
Yazı Sözlüğü:
Vedûd: İlahi aşkın maşukla ilişkisi, sevginin en zirve noktası.
Menzil: Ulaşılması düşünülen nihai nokta, varış yeri.
Nâmütenâhî: Sonsuz, bitme bilmez
Ukbâ: Ahiret
Zebunkûş: Acımasızlık, gaddarlık, zulüm
Ruşeym: Tohumun özü
Vâveylâ: (Acıların etkisiyle) yüksek sesle haykırmak
Mündemiç: Yer alma, yer bulma, yer etme
Rikkat: İncelik, şefkatli merhamet
Not:
Bu yazı, https://www.bilgiagi.net, https://www.bilgievreni.com, https://www.gazetecanik.com, https://www.kamudanhaber.com, https://www.siyasalforum.net, https://www.ahmetfidan.com ile, Halkın Sesi, Gazete Canik vb. kağıt bası gazetelerde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.
Etiketler: ahmet fidan, ahmetfidan.com, aşk, bilgi agı, bilgiağı, birliktelik, evlilik, ilahi aşk, kalp, kalp birlikteliği, kalp bütünlüğü, kalp kefaleti, ruh birlikteliği, yol, yolcu, Yolculuk, yüreği kefil etmek, yüreği kefil koymak, yürek, yürek kefaleti, yürek kefilliği