
Enerji Kutucuğu
Her nefes alan canlının bir efektif (cari) yani kullanımda olan enerjisi vardır, bir de potansiyel enerjisi vardır. Potansiyel enerji daha çok (beynini kullanan canlı olan) insanlar tarafından üretilir. Bu enerjinin gücü de, kutucuğun tılsımı da, enerjinin yönlendirilmesi veya kontrolü de güçlü bir kişiliği gerekli kılar.
Hayata pozitif bakan insanlar genellikle kazandıklarını öyle kolay kolay kaybetmezler, kaybetmemek için çok çaba sarf ederler, kaybetmemek için kendini de tüketmezler, en kolay ve akıllıcasıyla kaybedeceği kişileri içinde derin dondurucu olan tılsımlı enerji kutucuğuna koyarlar. Devamını Okuyun
Etiketler: enerji kutucuğu, hayat, insan, kişisel gelişim, mutlu yaşam, Psikoloji, Yaşam

Egemenlik Kayıtsız Şartsız Yargınındır!
Yargı sinir uçlarına dokunuldukça refleksini bildirileri yüksek sesle bağırarak ortaya koymakta. Siyasal yolla gereğini yaptıramayınca, yargı sistemi içindeki tümörlerin temizlenmesi işleminde duyduğu acının feryadıyla bütün bir ülkeyi uçurumun kenarına sürüklemek istemektedir.
Yüksek yargı, tümörün bünyeden temizlenmesi sürecinde sabır ve metanetle ve de sağduyu ile takip etmek yerine siyasal iktidarı vakitsizce seçime gitmeye zorlamakta. İşin kötüsü, halihazırdaki iktidar da her yargı veya ordu müdahalesinde oylarımızı artırdık, artırmaktayız” öngörüsüne tapmış bir şekilde kendine gereksiz ve mesnetsiz aşırı güven duygusuyla önü görülmeyen bir maceraya girmeyi düşünmekte. Devamını Okuyun
Etiketler: demokrasi, Hukuk, Siyaset, yargı

Katsayı Ödül Olmalı, Ceza Değil!
Eğitim sisteminin, sınav sisteminin, ölçme ve değerlendirme sisteminin, yerleştirme sisteminin zırp pırt değiştirilmesi bu sistemlerin kurbanı olan gençler üzerinde ne büyük etki ortaya çıkardığını bu gün için görebilmemiz mümkün değildir. Zira takdir edersiniz ki, kaza veya yaralanma anında acının veya tahribatın kazanın sıcaklığı ile çok az hissedildiği bir gerçektir. Sınav sistemindeki bu tür değişiklikler gençlerin eğitime olan angajmanlarını bozmakta, devlet otoritesine olan güven ve bağlılığı zedelemektedir.
Hukukun genel ilkeleri olduğu gibi devlet yönetiminin de genel ilkeleri vardır. Bu ilkelerin en önemlisi de, devletin yönetim ve yürütüm kademelerinde yer alan Devamını Okuyun
Etiketler: Eğitim, katsayı, ölçme, sınav

Şeytan Kulağına Domdom Kurşunu!
Domdom kurşununu şeytan kulağına uçurmadan evvel domdom kurşununu izah etmek gerek.
Aşık Mahsuni Şerif yalın diliyle bu kurşun üzerine döktürmüş dizelerini. Tatlısesin yanık ve güçlü sesi her ne kadar kıvrak ve hareketli bir ritim katsa da, Aşık Mahsuni Şerif’e bu dizeleri yazdıran 12 Eylül Siyasal gelişmeleri ve Askeri darbesidir. Bu gün konuyu siyasate sokmadan burada siyasetten hızlı bir çıkış yaparak şu bizim domdom kurşununa dönelim.
Domdom kurşunu öyle herkesin tiye aldığı salakça veya şamalakça bir kurşun değildir aslında. Anlı şanlı domuz kurşunudur. Fişeğin içinde büyük bilye büyüklüğünde çelik küreler olduğu için domdom kurşunu denilmiştir. Fişeğin içine böylesi büyük bilyeler Devamını Okuyun
Etiketler: insan, Yaşam

AK Parti'nin Sarıgüldürme Stratejisi
21 Temmuz tarihinde Sarıgül ile ilgili birer gün arayla “Milleti Sargül’dürebilecek mi? başlığını taşıyan bir yazı yazmıştım. O yazıda geleceğe yönelik olarak bazı endişelerimi dile getirmiştim. Aradan onca zaman geçti. Sarıgül hareketi bu zaman dilimi içinde (malesef) iktidar ortağı veya baraj üstü çıkma şansını kaybetti. Neden mi… Nedeni o kadar çok ki. Ama en baştaki neden, tek bir kişilik partide göze görülür ikinci kişilerin olmaması, bundan daha önemlisi de, Sarıgül’ün güvenilir veya güven veren bir kişilik olmaması gerçeği, iyi bir lider olması gerçeğinin, çok çok daha üstünde olmasıdır. Devamını Okuyun
Etiketler: ak parti, demografi paradoksu, sarıgül, Siyaset, Strateji
Şubat 4th, 2010 | in
Felsefe,
Toplum |
1 yorum var

Derinlerin Avcısı Neyin Peşinde?
Bilimsel olsun ya da olmasın bütün araştırmaların altında Ne/kim, niçin, nasıl, nerede, ne zaman sorularından biri veya birkaçı veya hepsi mutlaka bulunur. En basit ifadesi ile, merak duygusundan kaynaklanan bütün araştırmalar bu sorgu anahtarlarıyla çözülür. Bunun da aslı insanın doğasının gereği beyninde ürettiği imajları daha iyi algılayabilme uğraş ve /veya gayesidir. O da “nesin” “başlangıcın ne”, “nereye gidiyorsun” dur.
Takdir edersiniz ki, insan hayatı taa doğduğu ilk aylarından ölene kadar bir taklit sürecidir. Ölürken verilen vasiyet bile kendinden önce yapılanların bir taklididir. Devamını Okuyun
Etiketler: bilim, bilimsel, derinlerin avcısı, düşünce, Felsefe, insan