:: Pazar Yazıları

Köroğlu, bir zamanlar, “Tüfek İcad oldu, mertlik bozuldu” demişti.
1848′de Schoenbein’ir bir yanlışlık sonucu plastiği icad etmesiyle de, karakterler bozuldu. Plastik hayatımıza girdikçe, karakterlerimizde aynı hızla bozulma sürecini sürdürdü. Şimdilerde durum nedir?
Durum vahim!
Birey ve toplum olarak her şey yalama yapmış durumda.
Nasıl ki, yiğit, mert, kahraman biri olan (sözde kanun kaçağı olan aslında kanunsuzluğa karşı hakça yaşam için kendince sivil itaatsizlik yapan babasının gözlerine mil çektiren zalim Bolu Beyi’nin ordularını bozan, dağıtan Köroğlu sorgusuz sualsiz hesapsız kitapsız sinsice ya da aniden insanların öldürülmesine adeta isyan ederek başta belirttiğimiz sözü söylemiştir herkesçe Devamını Okuyun

Sevgili dostlar, bu pazar "beni yaz, beni yazzzz" diye kafamı didikleyen [twittleyen] o kadar yazı konusu oldu ki, bunlardan bazılarına "bu gün git yarın gel" dedim, bazılarına "aslaa" dedim, bazılarına "sus bakem" dedim, bazılarına da yalakalık yapıp bir kaç satırla
bahsedilme ödülü verdim. Pazar günü pazar yazısı yazmak şahsen benim için çok keyifli. Beynimi tırtıklayan başlıklardan bir TOP10 yapıp konuma dönmek istiyorum.
Şimdi beynimi didikleyen başlıkların bazılarına jest yapmak istiyorum.
Devamını Okuyun
Etiketler: bayram, günce, hayat, insan, mezar yazısı, pazar yazısı, plastikleşme, son, Toplum, yapaylık, Yaşam

Bu başlığı en iyi, anne veya anne adayı olan kadınlar daha iyi bilir. Daha iyi bilirler çünkü hemen hemen tüm kadınların kabusudur kusmak hamilelik döneminin ilk beş aylarında. Adeta bütün olarak içlerini dışarı çıkaracak olurlar ama kusamazlar. Çünkü….
Kadınlar nur topu gibi gözleri parlayan bir bebek için katlanırlar buna. Seve seve hatta kusarken bile coşkuyla.
Ama her zaman hamileler kusmazlar, hamilelerden çok daha elim ve vahim olarak kusmak ister insan Devamını Okuyun
Etiketler: depresyon, insan, Psikoloji, Toplum, Yaşam
Temmuz 24th, 2011 | in
Beslenme & Gıda,
Bilim & Teknoloji,
Bilinçlenme,
Dünya,
Felsefe,
Fütüroloji,
Kent/Şehir,
Medya & İletişim,
Pazar Yazıları,
Psikoloji,
Sağlık,
Toplum,
Yaşam |
Yorum Yapin

Mutluluğun Obezce Tüketilmesi ve 2011 Yılına ve 2050 Yılına Göre Tanımının İrdelenmesi Üzerine (Toplumbilimsel Değini)
Hemen hemen bütün insanlar tarafından bütün bir ömür boyunca idealize edilen, elde edilmesi veya yaşanılması hayal edilen şeylerin başında "mutluluk" gelmektedir. Bu öyle dramatik bir serap veya öyle büyük bir yanılsamadır ki, bireyler mutluluğu hedeflerken, toplum da mutluluğu idealize ederken, ona karşı dudak büküp yüz çevirirken, sorunları, kavgaları, şikayetleri, savaşları, gözyaşını veya kanı izlemeyi tercih etmektedir. Devamını Okuyun
Etiketler: aile, aile yapısı, alabalık, bireyselleşme, değer yargısı, değerlerdeki değişim, Felsefe, fütüroloji, gelecek bilimi, insan, kalabalık, kozasal hayat, kozasallaşma, Kültür ve Sanat, mutluluğun tüketimi, mutluluk, mutluluk obezliği, nükleer aile, Psikoloji, Sağlık, sürü psikolojisi, Toplum, toplumsal algı, toplumsal baskı, toplumsal değişim, toplumsal linç, tüketim toplumu, tutum değişimi, Yaşam, yaşam algısı
Gelin bu yazıma önce sondan başlayın. Kelimeye aşina olmayan zaten yazıyı okumaya mecburen yazının sonundan başlayacak. Neymiş bu "permalink" diye yazı sözlüğü kısmına bakacak.:))
İnternet kendi sisteminde her içeriğe bir permalink verir. Siz isteseniz de istemesiniz de beğenseniz de beğenmeseniz de bu permalink karşınıza çıkar. Tıpkı kaderin permalinklerinden kaçamayacağınız gibi. Ama Yüce Yaratıcı "kader"i yarattıysa bir de yanında "irade" denilen şeyi yaratmış. Yani kaderin yanında kula tercih yapma fırsatı vermiştir. İşte bunun gibi, hayatı bodoslama veya amele gibi yaşayanlar, Yüce Yaratıcı'nın kaderini de "ütülenmemiş iradeleriyle" heba edip giderler. Tıpkı internet sisteminin kullanıcılara atamış olduğu permalinklere razı oldukları gibi. Devamını Okuyun
Etiketler: bilinçlenme, dostluk, iletişim, ilişki, mutluluk, Toplum, Yaşam
Çocuk yaşlarımda İstanbul’da İ.E.T.T otobüslerine bindiğimde otobüs şoförünün önündeki kumanda panelinde bir levha asılırdı “yeni motor alıştırma sürecinde” diye yazardı levhada. Ben de sordum:
-Bu ne demek diye?
Şoför:
-Revizyona giren motor revizyondan çıktıktan sonra tam randımanlı çalışmayabilir. Buna karşı “dikkatli olun ve endişe etmeyin!” anlamına geldiğini söyledi. İşte evlilikte de böyle bu bakış açısıyla tabi.
Evli çiftlerin önemli bir kısmının daha evliliklerinin ilk yılı dolmadan birbirinden ayrılmaktadırlar. Oysa ki her yeni birleşim bir alışmayı gerektirir. Evlilik her iki metabolizmanın maddi/manevi bileşimidir. Evliliği ‘her iki metabolizmanın maddi/manevi Devamını Okuyun
Etiketler: çiftler, evlilik, evlilik sürmek, Evlilikte gelişme, Evlilikte özveri, gelişme, karakter, metabolizma, özveri, taraflar