Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

 

salon-erkegi-sogan-erkegi-sepet-erkegi copyHepsi S ile başlıyor ve hepsi erkek! Başka ortak yönleri de var bunların.

Çoktandır kaleme alacaktım bu tür erkekleri. Her üç erkek tipinin çok önemli bir ortak yönleri var. Hemen şimdi söylersem zaten yazının devamını okumadan kaçabilirsiniz. Sırayla gidelim ki sistematikliğimiz bozulmasın.

Salon Erkeği:

Salon adamıdır pek doğal olarak. Salon ne salonu, düğün salonu, kokteyl salonu, balo salonu, resepsiyon salonu, kutlama salonu vs. Bu tür salonlar erkeğimiz için kaçırılmayacak mekanlardır.

Pek doğal olarak jilet gibi giyinirler. Giyinmeleri bayanlar kadar uzun sürer. Çoğu metroseksüeldir. Maço erkeğin tamı tamına zıddı bir karakterdir. (daha&helliip;)

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Sevgi Yanılsaması Üzerine Analitik Geometrik ve Mantıksal Çözümleme

Geçenlerde sosyal paylaşım sitesinde, ‎bir dost, ''Bir insana onu sevdiğini hissettirirsen, Onun gözünde senin dışındaki her şey değer kazanır.'' diye bir duvar yazısı paylaşılmış.

Bu yazı pazar yazısı olsa da, içinde duygu ifade eden bu durumu alt başlıkta dile getirdiğim şekilde

Davranış Bilimleri, Psikoloji ve hatta Sosyal Psikoloji bağlamında ele almak gerek.

Bu söz ilk elde doğru gibi görülse de, gerçekte büyük bir hayal kırıklığının yansıması olarak duygunun dramatizasyonundan başka birşey değil aslında. Çünkü, bu cümle (reaksiyon cümlesi olduğundan) sevginin neredeyse tamamıyla gizlenmesini salık vermekte. Oysa ki sevgi hissettirilmeli, gösterilmeli. Yanlış olanı, (daha&helliip;)

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Gelin bu yazıma önce sondan başlayın. Kelimeye aşina olmayan zaten yazıyı okumaya mecburen yazının sonundan başlayacak. Neymiş bu "permalink" diye yazı sözlüğü kısmına bakacak.:))

İnternet kendi sisteminde her içeriğe bir permalink verir. Siz isteseniz de istemesiniz de beğenseniz de beğenmeseniz de bu permalink karşınıza çıkar. Tıpkı kaderin permalinklerinden kaçamayacağınız gibi. Ama Yüce Yaratıcı "kader"i yarattıysa bir de yanında "irade" denilen şeyi yaratmış. Yani kaderin yanında kula tercih yapma fırsatı vermiştir. İşte bunun gibi, hayatı bodoslama veya amele gibi yaşayanlar, Yüce Yaratıcı'nın kaderini de "ütülenmemiş iradeleriyle" heba edip giderler. Tıpkı  internet sisteminin kullanıcılara atamış olduğu permalinklere razı oldukları gibi. (daha&helliip;)

Etiketler: , , , , , ,

Ocak 9th, 2011 | in Pazar Yazıları, Toplum, Yaşam | 7 tane yorum
  

Üç Nokta Tek Noktayı Siler!

Üç Nokta Tek Noktayı Siler! Pekiii, Üç Noktayı Ne Siler?

İmla kurallarından noktayı ve üç noktayı yazacak değilim elbet.

Yıllarca Türkçe derslerinden “gına” gelmiştir nasılsa herkese… Hoş gına da gelse hala kimse doğru kullan(a)maz ya! O ad ayrı mesele.

Noktanın cesur, erkeksi ama yalancı, virgülün çekingen, kadısı ama akıllı olduğunu söylememe gerek var mı bilmem. Ama noktayla virgülün baş başa verip noktalı virgül suretinde arzı endam etmeleri başlı başına bir “arada kalma”dır.

Geçenlerde sosyal paylaşım sitelerinin birinde bir soru attım zihinlere.

“Güvenmemek mi zaaf, güvenmek mi yoksa arada kalmak mı?” diye. (daha&helliip;)

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kasım 28th, 2010 | in Pazar Yazıları, Psikoloji, Toplum, Yaşam | 3 tane yorum

 

Çok ta Tınn!

 

Kasıntılıktan eklem yerleri kireçlenmiş, beğenmez kimseyi.
Darmadağınık duygular içinde yüzerken güya haklar herkesi.
Sen gölgemin oynaşmasıyla cebelleşen şirin şebek,
Emirler ve ithamlar yağdır dur, alıp alıp ver kendi kendine,
Ben gölgelerin sahibi, hayatın içgüdülerinin gülümseyişi,
Sen dışgüdülerinin esiri, değeryargılarının pençesi…

Sen günahımı ala ala bitiren,
Sen sevabımı göremeyip hayaTINdan eden,
Blöfe pas, reste rest, çok ta TINN!

Hesabı kitabı sever, onca hesapların ve kitapların arasına
Dipnotlar koyar bana dair, cümle cümle, yığın yığın.
Tekrarlar eder içinde, beş kere, on kere sıkılmadan baygın baygın, (daha&helliip;)

Etiketler: , , , , , ,