
Üzüm Ve Hayat
Hep çoktandır sana yazmak istemiştim üzüm.
Bir dost seni hiç sevmediğini söyledi. Hatta ifrit olduğunu söyledi. Üzüldüm doğrusu.
Sen ki tanrıçaların gözdesi ve gururu, büyük bir coğrafyanın geçimi, işçilerin katığı, çorbaların aşı olmuşsun.
Hayat ve Sen oysa ki ne çok yakınsınız birbirinize.
Nasıl ki lahza lahza, kat kat perde perde hayatın kendisi, sen de ondan bir parça ve bir o kadar da onla sarmaş dolaş. Devamını Okuyun
Etiketler: hayat, hoşaf, insan, pekmez, şarap, sirke, şıra, üzüm, Yaşam

Kent Aarşivi
Kütüphanelerin Geleceği, Ne Kadar E-Kütüphane! başlıklı yazımızda da genel hatlarıyla ortaya koyduğumuz gibi, Arşiv kelimesi, kütüphane kelimesine göre çok daha kaçınılan, ürkülen yerler olduğunu belirtmiştik. Burada öncelikle, kent arşivlerinin kent kütüphanesi, kent araştırma merkezi, kent etnografya merkezi başlıklarının içinde hepsinin karışımı olan bir bileşim taşımakta olduğu belirtelim. Durum bu olunca, böylesi çok fonksiyonlu bir mekana “Kent Arşivi gibi saçma sapan ve herkesin uzak durmak isteyeceği bir isim verilmesi anlamsızdır. Devamını Okuyun
Etiketler: Eğitim, hafıza merkezi, Kent, kent arşivi, kent hafıza merkezi, kent kültürü, kütüphane, mimari

Kütüpanelerin Geleceği
Daha önceki makalelerimde ve gazete yazılarımda Cybersapience (Bilgi ötesi) İnsan topluluğunu açıklarken “Kitapların Sonu” ve “Kağıdın Sonu” başlıklarıyla bu konuya dolaylı olarak değinmiştim.
Kitapların çoğalması ve/veya yaygınlaşması her ne kadar bir kıyamet alameti olsa da her geçen gün tonlarca kağıt ve onbinlerce kitap yayınlanmakta dünya üzerinde. Bir taraftan baskı teknolojilerinin ucuzlaması, bir taraftan genel baskı maliyetlerinin düşmesi nedeniyle kitap yayınındaki bu artan oranlı ivme her geçen gün kütüphaneleri şişirmektedir. Devamını Okuyun
Etiketler: araştırma, araştırma merkezi, e-kütüphane, elektronik kütüphane, hafıza merkezi, kitap, kütüphane, kütüphanelerin geleceği, kütür, sanal kütüphane, Toplum, veri tabanı
Mart 2nd, 2010 | in
Eğitim,
Toplum |
2 tane yorum

Ölçme ve Değerlendirme Sisteminde Evrensellik Gereği
Günümüz Türkiye’sinde üniversiteye yerleştirme ve sınav sistemi tam anlamıyla yaz boz tahtası olduğu ilgili ilgisiz herkesin malumudur. Tıpkı sınav sisteminde olduğu gibi, sınavların ölçülmesi ve değerlendirilmesinde de benzeri bir yaz boz söz konusudur.
Bu gün için sınav kağıtlarının okunması veya öğrencilerin derslerdeki başarı notlarının belirlenmesinde yüzlük, onluk, beşlik ve dörtlük notlama sistemleri karma olarak uygulanmaktadır.
Sınavların puanlanması ölçme ve değerlendirmesinin ülkeden ülkeye farklılık göstermesini bir noktaya kadar anlayabiliriz ancak, ilköğretimde, orta öğretimde ve yüksek öğretimde ölçme ve değerlendirmede sınav notların yüzlük onluk, beşlik ve dörtlük sistemlerde birliğin sağlanamamış olmasını anlayabilmemiz mümkün değildir. Devamını Okuyun
Etiketler: başarı değerlendirmede entegrasyon, başarı değerlendirmede eşgüdüm, değerlendirme sistemi, Eğitim, ölçme sistemi, ölçme tekniği, sınav sistemi, sınav sisteminde entegrasyon, sınav sisteminde eşgüdüm

Sayın Dışişleri Bakanım Prof.Dr. Ahmet Davutoğlu
Sevgili hocam, sizinle strateji, taktik vb. kavramlar ile dış politikanın ince çizgilerini küresel yönetim ile yerel / yerinden yönetim yaklaşımlarını doktora derslerinden sohbet havasında işlemiştik.
Derslerde, sizin vizyonunuzu ve soğukkanlı ve sağduyulu yaklaşımınızı yakından görme şansım oldu. Ben de ziyadesiyle faydalanmıştım. Küçük ayrıntılara takılmadığınızı bildiğim gibi, ulusal çıkarlar konusunda da hassasiyetinizi de biliyorum. Bundan dolayıdır ki bu yazıyı bizzat size hitaben yazıyor ve başlığını da sizin adınıza ithaf ediyorum. Devamını Okuyun
Etiketler: devlet, dış politika, tanıtım, Toplum, türkiye, ulus

28 Şubat'a Doğru: Dokunulanların Dokunması
28 Şubat’ın üzerinden göz açıp kapayıncaya kadar 13 yıl geçmiş. Kimine göre göz açıp kapayıncya kadar kimine göre ise çok uzun bir süreç.
Her olayın bir mutlu olanı/kazananı, bir de üzüleni/kaybedeni olur. 28 Şubat’ın kaybeden cephesinin kayıptaki yılları 6 yıl kadar sürmüş ve 3 Kasım seçimleriyle gerileme devri tersine dönmeye başlamıştır. Cumhurbaşkanlığı seçimi krizinin de tetiklemesiyle bir genel seçim daha yapılmış, 28 Şubat’ın dokunulanları Reis-i Cuhurluğu ele geçirince dokunma süreci tersine dönmüştür. Devamını Okuyun
Etiketler: ordu, Siyaset, Toplum, yönetim