Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

 

 

Neden Hibrit Zirvesi?

İnsanlık ilişkilerimiz kısırlaştı iyice.

Kısır hibrit ve hormonlu gıdaları yiye yiye…

Kısırlaştıkça büzüldük. Yedikçe çözüldük, edilgenleştik, kalabalıklaştık, sürü haline geldik

Kısır tohumlar aramıza kısırlığın tohumunu attı hızlıca. Bizlerse fark edene kadar sessizliğimize baka kaldık.

KAVRAMSAL TEMEL

Latince Hybrida kelimesinden sözcük, Türkçe’de “hibrit” seklinde kullanılmaktadır. Günümüzde benzinli veya dizel motorlu otoların çalışmasında benzine veya mazota destek olan elektrik enerjisi desteği sistemine de hibrit (daha&helliip;)

Etiketler: , , ,

Bundan onyıllar öncesinde saatli radyolar yeni yaygınlaşmıştı. Saat tamircisi ustanın artık radyo tamirinden de az çok anlamak lazım dediğini duyar gibiyim.

Bu gün için tıp bilimi tedavide büyük ölçüde organik dokular üzerinde çalışmaktadır. Düne kadar organik dokular organik yöntem ve tekniklerle yapılırken bu gün organik dokular elektronik, sentetik vb. yöntemlerle tedavi edilmektedir. Yarın ise, tedavi yöntem teknik ve araçları hızla gelişse de, tedavi edilen uzuvlar pür/saf organik olmayacaktır. Bu gün itibarıyla Tıp Fakültelerinin en popüler alanı artık plastik cerrahi olmuştur. Cerrahide, gerek normal cerrahide gerek mikrocerrahide sentetik /anorganik metaryaller yoğun olarak kullanılıyor. (daha&helliip;)

Etiketler: , , , ,

Dünyanın en uzun ömürlü insanı, Japon Shigechiyo Izumi’ye aittir. Bu kişi 120 yıl 237 gün yaşamıştır. Buna karşılık, Nuh A.S. ın 950 sene yaşadığı söylenmekte. Yalnız bu senenin hangi ölçüye göre veya zaman birimiyle belirlendiği konusunda bilgim yok. Ancak her halükarda bu günkü insanlardan çok çok daha uzun süre yaşadığı kesin.
O zamanın insanlarının metabolizmaları nasıl dayanmış bu kadar uzun yaşamaya merak edilebilir.

Bilgi toplumundaki faktörler nedeniyle insan ömrü 55-60 yaşlarından 75 yaşa kadar uzamıştı. Bu gelişme veya ilerleme ivmesi (daha&helliip;)

Etiketler: , , , , , , ,

Geçen yazımızda, kaderin alın yazısı olup olmadığını din biliminde kelam ve akaid literatürü kapsamında birkaç noktadan ele almıştık. İnsan fiilinin (işlem ve eyleminin) bizzat insan iradesi (istenci) ile olup olmadığının dinsel boyutu olduğu gibi, bunun fiziksel veya daha özelde tıbbi boyutu da bulunmaktadır. Yalnız insan iradesinin fiziksel kaynaklı olması bahsiyle (daha&helliip;)

Etiketler: , , , ,

“Kader alın yazısı mıdır” diye bir soru geldi bana. Ben de gülümsedim. Gülümsememin nedeni, sorunun son derece basit hatta banal olduğu kadar, bu sorunun cevabının ise, en az banalliğinin tam zıddı kadar zor olmasıdır aslında. Kaderin alın yazısı olması alışıla gelen toplumsal basmakalıp düşünce düzleminde bir gerçek olsa da (daha&helliip;)

Etiketler: , , ,