Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

:: Toplum

 

Eylül 15th, 2013 | in Bilim & Teknoloji, Eğitim, Toplum, Yaşam | Yorum Yapin

Dediler ki, “eğitişim” diye bir kavram mı olur.

Dedim ki, yılların yöneuzaktan-egitimtim kavramı dururken “yönetişim” kavramı oluyor da neden “eğitişim” kavramı olmasın. Öğretirken öğrenmeyi ve işbirliği içinde eğitim faaliyeti yürütmeyi kim yok sayabilir ki!

Kısa bir zaman aralığı kapsamında geriye ışık tutacak olursak, bundan otuz yıl önce yönetişim kavramı yoktu. Çünkü yönetim klasik anlamda yürütülen, yöneten ve yönetilen kavramlarıyla anlamlanan bir olguydu veya faaliyetti. Bu gün ise Toplam Kalite Yönetimi, Amaçlara Göre Yönetim, Sistem Yaklaşımı gibi birbirinden farklı bir çok yönetim kavramı ve tarzı ortaya çıktı.

Eğitim kavramına geldiğimizde, onyıllar öncesinde Eğiten ve Eğitilen(ler) bir araya gelerek eğitim faaliyeti gerçekleşiyordu. Çok doğal olarak buna “eğitim” diyorduk. Şimdilerde ise, mekan, suje, araç ve obje faktörlerindeki başkalaşım ve asimetrik değişimler “yönetişim kavramının doğmasını zorunlu hale getirmiştir. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , ,

asosyal-medya-depremi copyBir aydan beri yazamadım. Hem kendi olağanüstü iş yoğunluğumdan hem de her bir günün beş belki de on köşe yazısına sığdırılamayacak kadar hızlı değişmesi veya hareketlenmesi. Son bir haftada olup biten bu hareketlilik, sadece benim değil toplumu
izleyen, sezinleyen bütün bilim ve düşün insanlarının başını döndürmekte. Bendeniz de çoğu zaman izlediğim yöntemi izleyeceğim. “Gündem, gündem dışılığa mahkum, asıl gündem, klasik olandır” (A.F). Bu nedenle klasik ve köklü analizlerimi yerel ulusal hatta uluslararası ölçekte okurlarımla paylaşmak istedim.

1. [(A) Sosyal Medya Depremi:

ÖNCE MİNİK BİR TARİHSEL SÜREÇ veya Girizgah:

20 yıl önceleri. 1983 lü yıllar. Dindar kesim henüz Özal’lı yılların başında kendini temsil edemiyordu. Ciddi bir temsiliyet sorunu Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bu Günün Sorunlarını Çözmek Prim Yapmıyor, İşte Yarının Sorunları

“Sakalım yok ki dinlensin” sözünü söylemekten de, dinlemekten de sıkıldım. Öyle ki, belki bir çözüm olur diye sakal bıraktım. Şimdi sakallıyım ve sözlerimin dinlenip dinlenmeyeceği konusunda

test dönemine girdim. Bu günün sorunlarına ilişkin nelere dikkat çektim ve neleri önerdiysem DİNLENMEDİ. O zaman senin önerilerin çürük demek ki” diyebilirsiniz. Ama buna hakkınız yok. Çünkü ortaya koyduğum öneriler, BU GÜN İÇİN gözardı edilirken, en geç on yıl içinde aynısıyla uygulanmakta. Sanırım benim insanlarla ve/veya toplumla kronolojik bir problemim var. İşte ben de bu problemi biraz daha dramatize etmek istiyorum.

Bu günün değil yarının önemli sorunlarından birkaç tanesini dile getirmeyi düşündüm. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

 

Terminolojik olarak “Şehir” mi “kent” mi ayrımına girmeyeceğim. Şehir kavramı ile Kent kavramını ayrı değil, aynı anlamda gören bir yaklaşımla “kent” terimi üzerinden değerlendirmemi yapmak istiyorum.

İdeal kent nüfusu, ideal kent formu, ideal kent büyüklüğü (coğrafi olarak) değerlendirmeleri için kriterlere bakmak lazım. Neye ve/veya kime göre.
İdealden kasıt eğer, mantıksal bir yapı ise, değerlendirmemiz yine başka olacaktır.
Burada bir terim daha bulunmaktadır. “Optimum Kent….” Coğrafi büyüklük olarak, nüfus büyüklüğü olarak, ekonomik büyüklük olarak vs. Burada bir başka yöne daha değinmek istiyorum. O da “ideal kent” arayışı, “optimum kent” arayışıyla aynı tanımda örtüşe(bil)ecek mi? Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

“Öğretmene Varamadım,

Naylon çorap giyemedim, aabum aabum gız aaabum.”

 

Geçenlerde ÖSYM’nin yaptığı LYS sınavında tanıştığım bir öğretmen arkadaşımdan duyduğum bir cümle yazının konusunu oluşturuverdi. Öğretmenlerimizin  veya eğitimcilerin sorunlarını konuşmak için 24 Kasım harici bir gün belirlemiş olmaktan özür diliyorum.(!) Öyle ya, öğretmenin veya eğitimcinin sorunları ancak bu tarihte gündeme getirilir. Eğitim ve öğretime dair bütün cilalı laflar ve ritüeller Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , ,

Şubat 22nd, 2013 | in Hukuk, Toplum | Yorum Yapin

Adı Hüseyin Karakullukçu.

Öyle bildiğiniz türden bir insan değil. Bendeniz gibi. Yani latince prototip, eski dilde nev-i şahsına münhasır, öz türkçede kendine özgü bir karakter. Kesinlikle A tipi / bir dominant.

Önce kısaca tanıyalım, sayın Karakullukçu’yu.

Ben bir kişi veya konu hakkında araştırma yaparken ilk vikipedi’ye tıklarım, ikinci olarak ta ekşi sözlüğe. Çünkü vikipedi’de yazılanlar yüzde 99 doğrudur. Bir nevi sağ duyunun sesidir. Vikipedi’den sonra ekşi sözlüğe tıklarım. Öyle ki, arattığım sözcüğün blok olarak en az on sayfasını harici linklerini dahi tıklayarak okurum. Ekşi sözlükte de bir kişi veya konu her açıdan bütün çıplaklığıyla ve özgür bir ortamda eğilip bükülmeden ortaya konulur. Doğruluk payı, vikipedi ile kıyaslanamayacak kadar farklı olsa da. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , ,