Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

:: Bilim & Teknoloji

 

Karadeniz, Neden Kara Deniz?

Neden Karadeniz, Neden Kara Deniz?

 

Duru su saydamdır bilirsiniz. Denizler veya büyük  göller çoğunlukla göğü yansıttığından mavidir. Peki neden Karadenize kara deniz denmiş?

Bazı kaynaklar, Karadeniz’in derinliklerinde fazla zehirli bileşen olduğu için daha koyu renkli görünmekte olduğunu söyleseler de, böylesi büyük ve açık bir deniz için böyle bir etken mantıklı değildir. Ayrıca, uzay haritalarında diğer denizlere göre Karadeniz’in diğerlerine göre daha koyu olduğunu hiç görmedim. Olmazları ortaya koyduktan sonra olur tarafından biraz da tarihsel açıdan incelediğimizde konunun daha çok sosyolojik bir neden olduğu görülmektedir.

Devamını Okuyun

Etiketler: , , ,

Duyu Bozukluklarına Diyalektik Değinimler (V)

Sağlıklı ve etkili iletişim kurmada bireyin DNA / karakter yapısı son derece önemlidir. Bir kere kişinin dışa dönük mü içe dönük mü olduğu, bunun yanında egoist mi paylaşımcı mı olduğu, otoriter mi katılımcı mı olduğu, karşı tarafta bulunan kişi ve kurumlarla iletişim kurarken birinci derece etkili olan faktörlerdir. Aynı şekilde, kişinin genel nabız sayımları, tansiyon değerleri, burç özelliği etkili iletişim açısından birincil değerlerdir.

 

Bireyin Metabolizmik Hormonal Reaksiyonu ve (dna/karakter) Yapısı:

Yüksek Tansiyonlular: Yüksek tansiyonlu kişilerin çok daha agresif tepkiler ani davranışlar gösterdikleri bilinmektedir. Bu karakter özelliklerini iletişimin diğer parametreleriyle çaprazlama olarak irdelediğimizde bireyin iletişim davranışı ve duyumsal özelliği daha kompleks bir şekilde etkilenmektedir. Devamını Okuyun

Etiketler: , ,

Koku ve Koku Kültürü Üzerine

İçinde kendi kokusunun bile olmasını istemediğimiz şey nedir diye hiç düşündünüz mü bilmem ama, sanırım buna verilecek tek cevap “su” olurdu. Kokunun aynı zamanda önyargılı bir koşullama faktörü olduğunu da belirmeliyim.

Meraklı insanların daha fazla kokladıklarını da burada belirtmek istiyorum. İnsanlar ve fareler koku zevki konusunda benzer özellikler taşıyormuş ne tuhaf değil mi? J. Steinbacak sanırım “Fareler ve İnsanlar” adlı romanı yazarken bunu biliyordur. Zaten insanları keşfetmek için fareleri kullanmalarının nedenlerinden biri de bu. Devamını Okuyun

Etiketler: ,

Eylül 30th, 2009 | in Bilim & Teknoloji, Eğitim, Felsefe | Yorum Yapin

Epistemoloji / Akla-Vurum Ne Değildir?

Bilgi felsefesi olarak ta adlandırabileceğimiz kavram,  beşeri bilginin yapısını ve geçerliliğini inceler. Nakil bilgisinin yani ilahi bilginin öz anlamında sorgulamasını yapmaz, yapsa yapsa bu bilgiyi orijinalinden tanrısal varsayım olarak kabul edip bu bilginin veya bilgiler bütününün etkisini ve sonuçlarını irdeler.

Epistemoloji ile mantık arasındaki ayrım ise, mantığın, geçerli akla vurmanın biçimsel yapısını incelemesi ve kişisel kaynaklı nesnel ve geçerli süzgüsünün ilkelerini ortaya koyar. Epistemoloji insanoğlunun bilme fiilinin veya ediminin yapısıyla ilgilenir. Yer yer, etik, toplumbilim ve din felsefesi gibi disiplinlere de referans gösterir. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , ,

Duyu Bozukluklarına Diyalektik Değinimler (IV)

Bulunulan Ortam:

 [ses/sessizlik, ışık (aydınlık/karanlık) ısı derecesi (sıcak/soğuk)]

İletişim sürecinde iletişim içindeki bireylerin veya birey ile kurumun içinde bulunduğu fiziksel ortamlar iletişimin niteliği, etki alanı ve yönü üzerinde farklı yönlerden etkide bulunur. Bir kere, iletişim sürecinde erkeklerin bayanlara göre fiziksel ortamlardan çok daha fazla etkilendiğini söyleyebiliriz. Bunun yanında aynı şekilde eğitim düzeyi düşük bireyler diğerlerine göre, fiziksel ortamlardan (olumlu veya olmsuz) daha çok etkilenirler. Eğitim düzeyi yükseldikçe algı gücü açısından fiziksel etkenlerin önemi azalmaktadır.

Gelir düzeyi, algı veya duyunun niteliği, etkisi ve yönü açısından fiziksel faktörler olumlu veya olumsuz ektide bulunabilmektedir. Devamını Okuyun

Etiketler: ,

Prof.Dr. Nazif KUYUCUKLU’ya Armağan

Prof.Dr. Nazif KUYUCUKLU, kendi döneminin en sessiz, en sakin, en munis öğretim üyelerinden biriydi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin. Onun dersine ilk girdiğimde, derslerde uyuma konusunda marka olmuş arkadaş, “hıh, tam bana göre bir ders” deyivermişti, daha dün gibi hatırlıyorum.

Nazif Hoca’nın, Çalışma Ekonomisi ve Türkiye Ekonomisi dersinde özellikle de girmiş olduğu İktisadi Olaylar Tarihi kitabından yürüttüğü Sosyal Siyaset dersinde,  aynı ses tonu, aynı konum, aynı kıyafetler eşliğinde deliksiz eksiksiz fazlalıksız dakika şaşmayan derslerinde bir çoğumuz derslerin bitmesi için kıvransa da ben ilgi ve merakla takip ederdim. Devamını Okuyun

Etiketler: , , ,