Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

:: Psikoloji

 

 

Photo: Eleştirinin Piyasa Değeri

Sizi eleştirecek birisi yoksa, para verip kendinizi eleştireck birini bulun” (A. E. Fidan)

Yazıma yine kendi düsturum olan vecizemle başlıyorum.

Modern dünyada insanın en büyük trajedisi, etrafının “evet efendimcilerle” (yes-men)))) sarılmasıdır. Özellikle kariyer ve güç yükseldikçe, gücün zehirleme oranı yükselmeye başlar. Bundan izola olmak için, kişisel gelişim ve öz motivasyon teknikleri derslerim bağlamında bazı diyeceklerim var elbet.

Yönetim basamaklarını tırmandıkça veya sosyal statüde “kanaat önderi” haline geldikçe, kişi aynadaki aksinden başka kendisine kusurlarını söyleyecek kimse bulamamaya başlar. İnsanoğlu güce karşı kutsama eğilimindedir çünkü. İşte bu noktada benim hayat felsefem devreye giriyor: “Kendinizi eleştirecek birisi yoksa, para verip eleştirecek birini bulun.” Devamını Okuyun

Etiketler:

 

Rubidyum ETİsinin MOLOJİk Serüveni

Photo: Ribidium & Etymology

İnsanoğlu çıplak doğar, “dil” ile giyinir. Dil bizim en mümtaz, en şanlı elbisemizdir.
Kıyafetimizin kalitesi ve güzelliği( onu kullanma başarımızla ortaya çıkar. A. E. Fidan)

Rb

Alkali metallerdendir kendisi ama, sevgili elementimiz 37 atom numarasına sahiptir. Adını da latincede “koyu kırmızı” anlamına gelen “rubidus” tan (ruber /kırmızı +ium) almıştır. İngiliz Fransız bileşiminde (erythrós ερυθρός “kırmızı” Hint Avrupa dil ailesinde ve Sanskritçede rudhira Latince ruber, Germence raud-Almanca rot = İngilizce red “kırmızı”, İngilizce ruddy “kızıl”, rust “demir pası”.) Eritre ülkesi de adını yine bu kızıl teriminden alır ve sahili de zaten Kızıl Denizdir.

Elementimizin emisyon spektrumundaki rengi kızıl ötesi bir renktir. İnfra/enfra (alt) ruj (kırmızı*kızıl) infraruj, kızılötesi. (Frekansı

Devamını Okuyun

Etiketler:

 

Resim: Demogra-fik-fik

Üç Kuşağın, Çocuk Peydahlaması Üzerine Sosyo Ekonomik Analiz:

X; Haydi hemen,

Y, Acaba,

Z, “HAYATTA OLMAZ!

“Kardeşlerimmmm!!!

En az üç çocuk!” diyeliden beri 30 yıl geçti. X kuşağı, kulağına megafonla dayatılan bu sesi dinledi ve cümbür cemaat en az üç çocuk peydahladı.

Sıra Y kuşağına geldiğinde, sözün tılsımı gittiği gibi, sözü söyleyenin de tılsımı gittiği için, “acaba” demeye başladılar.

Z kuşağına geldiğinde, ekonomi dibe doğru inişteyken, teknoloji ve bireyselleşme çıkıştayken, “çocuk” ve “sosyal güvence” birbirinden jet hızıyla uzaklaşırken, z kuşağı bu sese kulak verdi:

“Hayatta olmaz, sakın haaaa.

Evet sevgili okurlarım;

Z kuşağının neden çocuk peydahlamaması ile ilgili SOSYAL, KÜLTÜREL, EKONOMİK, TEKNOLOJİK, FİZİKSEL, BİYOLOJİK ve PSİKOLOJİK açıdan Devamını Okuyun

Etiketler: ,

Ekim 21st, 2024 | in Pazar Yazıları, Psikoloji, Toplum, Yaşam | Yorum Yapin

 

Resim: Yalansız Yaşama Sanatı

“beyazla başlar yalanlar, sonra kararır ve o yalanlar yılana dönüşür.” (A. Fidan)

ÖN AÇIKLAMALAR:

Bir köşe yazısının ve/veya makalenin şekillenme yöntemi bakımından ilk denemesi.

Önce yazımızın başlığını ve konusunu paylaştık, sonra bu konu kapsamında teknolojinin de imkanlarıyla Zoom Webinar düzenledik. Bu webinarda ele aldığımız konuyu yazıya dönüştürdük. Bu köşe yazımız da çok yakındaki makalemizin ön sürümü oldu. Hemen, 27 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Zoom Webinarında üzerinde durduğumuz konuları ele alalım.

O halde başlasın yazımız:

Sohbetimizin başlangıç mottosu: “Hiçbir şey zorla olmaz, olsa da manası olmaz” Bu mottomuzu 18 Ekim 2009 tarihinde ele almış olduğumuz sesli dinleme linki bulunan yazımız (1) ile destekleyelim.

Araya bir önceki cümlemizde bulunan linke tıklayıp yazımızı dinledikten sonra belki gelecek cümleleri tahmin edebilirsiniz. Yalansız yaşamak için veya bu yaşamı san’at olarak sürdürmek için sabırlı olmak, azimli olmak ama asla zorlamamak gerektiğini öngörmüş olalım.

Konuyu açıklamak için tümdengelim yöntemi izlenecektir. 17 yıldır yalansız yaşamaya Devamını Okuyun

 

Resim: Kişisel Gelişim ve Öz Motivasyonun Harikulade Polyanna Gerekçeleri

Kişisel Gelişim ve Öz Motivasyonun Harikulade Polyanna Gerekçeleri

  1. Olmuyorsa Zorlamayacaksın: Ne kadar zorlarsan zorla olmuyorsa olmuyordur, yeni fırsatlara bakacaksınız. Bunun için bağlantıdaki şiirimsi tadında kaleme almış ve seslendirmiş (yorumlamış) olduğum dizeleri dinleyebilirsiniz (1) Ben 54 yaşına gelmiş başarıyla oynayan birisi olarak kaçırdıklarıma değil, hemen önümdeki yakalayacaklarıma odaklandım, ve her geçen gün ne kadar haklı olduğumu bizzat deneyimledim.
  2. Kaçan Fırsat İle Gelecek Fırsat Arasındaki Nokta, Hayatın Zırt Dediği Yer: Kaçan fırsat sözü edilince, Apple’ın kurucusu, (nur içinde kalsın) Steve Jobs’un harikulade yaşam öyküsü gelir aklıma. Kaçan fırsat ile, gelen fırsatları kesiştiren noktaları birleştirme sanatıdır hayat dediğimiz. Onun için de bazı fırsatlar kaçmalı ki, yenileri yakalanabilsin. Kötü bile iyinin zıddı olarak çok büyük bir anlam taşır. Emin olun ki, yeni fırsatlar eskisinden çok daha parlak bir hayat sunacaktır size. Yeter ki fırsatlara yaklaşmasını bilin ve cesaretle onu yakalayın.
  3. Dolu Tarafı Görürseniz, Bardak Değil Siz Mutlu Olursunuz: J. Boucher ve C. E. Osgood’un Polyanna Hipotezinde de belirttikleri gibi, insanlar zaten
  4. Devamını Okuyun

Etiketler: ,

Haziran 1st, 2022 | in Ekonomi, Kültür ve Sanat, Psikoloji | Yorum Yapin

 

Resim: Niccolò Machiavelli, Kırkdokuz Elli, Bir Yarım Yüzyılın Dejavusu

 

Niccolò Machiavelli okuyorum.
Okudukça İbrahim Zübükzadeyi hatırlayıp DEJAWUUUUUWWWW diyorum.
Sevgili Aziz Nesin ne güzel yazmış. Ve o huysuz, cimri (tutumlu)))) adam, Kâmâl Sunal ne de güzel canlandırmış.
Dejawu yaşamak için, bu günün yönetim tarzını anlamak için, Machiavelli okumak beni daraltır derseniz o zaman bir kez daha, ZÜBÜK filmini izleyin ve siz de gülümseyin.
Önce gülümseyelim, ardından, Dejavuunun gizemiyle trajikomik kategoriden ilerleyerek, yandan yandan dokunduralım. İşe Machiavelli’ye yüzeysel de olsa minik değinilerle başlayalım.
Hz. Machiavelli:
İtalyan Rönesansının en önemli figürlerinden diye başlasak ta bir kaç paragraflık girizgah niteliğindeki biyografisine, wikipedi, kendisini tarih ve politika biliminin kurucu saymış. (Bu fikre katılmasam da, wikipedi’nin bu başlıktaki maddesini / ‘entrisini’ değiştirmeye muktedir olmadığım için, “he diyoruz” geçiyoruz.
Benim ilk okuduğum kitabı “prens” tir. Tabi o zamanlar mecburen çevirilerden okuyorduk. Belli bir zaman Devamını Okuyun