Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

 

Tuğla Gibi Yazı, Sakın Okumayın! Bir Dramatik ve Trajikomik Tekerleme Modunda Öykü

İnat ettiyseniz okumak için, okuyun öyleyse. korkunun ecele faydası yok.

Hollandalı bir arkadaşım ne yapıyosun diye sordu, ben de: Signalle dişimi fırçalarım kendi kardeşimi ısırmak için, rama yağı yerim göbeklenmek, elidor kullanırım, kepeklenmek için, lipton içerim dudaklarımı yakaraktan, zavallılığımıza bakaraktan, domestos kullanırım, kirlenen siyaseti temİZLEMEK için, ing banka giderim cüzzamımı alıp inek gibi
arslanın kuyruğuna takılırım, kendim üretmem bunları, lÜXüme takılırım.

 

(bu ürünlerin hepsinin hollanda ürünü olduğu söylenir. Sermaye bu, kafa tutmaya gelmez, tokatlar adamı… Ey milletim, kaç markanız var, Etiden, Ülkerden, Torkudan başka. Bunların da ağırlığı Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , ,

 

Yerel Kamusal Hizmetlerde Maskülen Uygulamalar ve Maskülen Sorunlar

Yerel Kamusal Hizmetlerde Maskülen Uygulamalar ve Maskülen Sorunlar

 

İkibinli yıllara kadar sürekli olarak konuşulup tartışılan ve 2005 yılından itibaren gerçekleştirilen Yerel Yönetim Reformları, 1930 tarihinden bu yana süregelen yerele ilişkin kronik sorunları bir dizi hukuksal  düzenlemelerle çözmeye çalışmış yapılan tüzel çalışmalarla
bu günkü haline getirilmiştir.

Son elli yılda, küresel demografik, teknolojik ve kentsel gelişme ve ivmelenmelerin bir sorucu olarak ortaya çıkan mekanların daralması, iletişim teknolojilerindeki baş döndürücü gelişme nedeniyle “teknosfer” deki hızlı yoğuşma, lineer çözümlemelerin yanında vertikal çözümlemeleri zorunlu kılarak kentsel tasarımları yeni baştan gözden geçirmek zorunda bırakmıştır. Bu bağlamda, Birleşmiş Milletlerce yürütülen Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , ,

 

Bir Kent Kültürü: Biii-sik-lett-lenn-mee-lii-yiz!

Bir Kent Kültürü:
Biii-sik-lett-lenn-mee-lii-yiz!

2000 li yıllara kadar ışıltılı ve conconlu kentler, onca cazibesiyle taşradaki ve kırdaki her bireyin hayaliydi. İkibinli yıllara kadar kentte bazı sıkıntılar olsa da yaşama imkanı hala bulunuyordu.

Dakikada bir motorlu taşıtın trafiğe çıktığı gerçeğini göz önüne aldığımızda, Türkiye ve bu gibi ülkelerde artık kent merkezlerinde yaşamak neredeyse imkansız hale gelmiştir. Yerel yönetimler buna ilişkin olarak toplu taşım sistemleri üzerine odaklanmışlardır. Buraya kadar ezbere açıklamalar yaptık. Şimdi ifadenin ezber bozan kısmına gelecek olursak, artık kent merkezlerindeki nüfusu maalesef hangi tür olursa olsun, toplu taşım sistemleri dahi kaldıramamaktadır.

Düne kadar lineer (yatay) ulaşım ve dağıtım sistemleri, 2000 li yıllardan sonra, yerini vertikal (düşey) ortamlı sistem tasarımlarına bırakmıştır. Yani sizin anlayacağınız, yer altına, üst üste iki kat, üç kat raylı ulaşım sistemleri inşa edilmeye başlanmıştır. Ağır raylı sistem, hafif raylı sistem, cadde tramvayı gibi vertikal tabanlı çözümlemeler Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , ,

Ocak 8th, 2017 | in Bilinçlenme, Eğitim, İş yaşamı, Kent/Şehir, Kültür ve Sanat, Pazar Yazıları, Psikoloji, Toplum, Yaşam | Durun, Gitmeyin! için yorumlar kapalı

 

Pes Etmeye Yeltenenler, Durun, Gitmeyinn!

Pes Etmeye Yeltenenler, Durun, Gitmeyinn!

 

Ülkemizde bir yığın yanlışları gördükçe kaçasınız geldiği olur. Değiştirmeye düzeltmeye gücünüzün yetmeyeceği türden. Hayır öyle değil aslında. Yurdumuza sahip çıkıp, mutluluğu biraz da yakında tanımlayarak güzellikleri burada yaşamaya çalışmak en doğrusu.

İnternet medyasında, sevgili Cem Boyner’in yazmış olduğu yaygın olarak geçse de gerçekte ona ait olmayan fevkalade güzel bir yazı okudum. Virgülüne bile dokunmadan sizlerle paylaşıyorum.

Durun, Gitmeyin!

Bir yöneticinin  personeline gönderdiği (iddia edilen) yazı:
Herkeste bir gitme arzusu. Dolar uçuşa geçmiş, başkanlık tartışmaları canını sıkıyor, sınırımızda savaş, içeride terör belası, biliyorum…
Ama, nereye gideceksin ki zaten? Devamını Okuyun

Aralık 17th, 2016 | in ahmet fidan, Siyaset/Politika, Toplum | Yorum yapin
www.yazarportal.com-siyah-beyaz-turk-bayragi

İnadına Biriz ve Bütünüz

Düşmanın övdüğü dostum olamaz, düşmanımı öven dostum olamaz.

Türkiye’nin savaşa girmesi için elinden geleni yapmaktalar.
Asıl amacın, Türkiye’nin parçalanması olduğu zaten bilinmete. Bunun için, en kolay yol, elbette ki terör. Ama bu topraklarda yaşıyorsak, bu toprakların üzerinde kurulu bulunan TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’nin yönetimi olan meşru hukumetine siyasi olarak oy verelim veya vermeyelim, böylesi zamanlarda sahip çıkmak vicdani, insani görevimizdir.
Yurdunu seven herkes bu ülkenin zararına yol açacak amacı ihanete varan fiil ve davranışları görürse devletin meşru denetim organlarına bildirmelidir.

Devamını Okuyun

Etiketler: , , , ,

arada kalanlar arada kalmalar

arada-kalanlar-arada-kalmalar

Arasatın Çirkin Yüzü de diyebiliriz ona.

Arada kalır insanlar, bir çok bakımdan bir çok sebeplerle.

Çildi kırıştırır, yaşlandırır, kalbi buruşturur, yüzü düşürür, saçı ağartır, kalbi çıkmazlara sokar.

Arada kalanlar.

Nelerin arada kalmasına merak ederseniz, yüzlerce renk kartelasında renk beğenmek gibi en tatlıcasından…

Partiler arasında arasında arada kalırsınız.

Zorunda olduğunuz için gidersiniz seçim sandığına. Adımlarınız sizi cenazeye gider gibi taşır

Formaliteden işlemleri yaparsınız. Arada kalmışsınız bir kere. Bir yığın düşünce, bir yığın ideoloji

Ve o saklı kabine girdiğinizde boş boş bakarsınız pusulaya, hangisine versem kime versem niye ki dersiniz. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , ,