Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

:: Author Archive

 

Ekim 24th, 2009 | in Hukuk, Toplum, Yaşam | 2 tane yorum

Ey Hukuk, Seni Çiğnemek İstiyorum, Kızma Emi?

Önce atasözleri, vecize vb. lerini sıralamak istiyorum. Bunların her biri aslında birer yazı başlıkları.

“Kanunlar örümcek ağı gibidir, güçlüler deler geçer, güçsüzler takılı kalır.” Adalet, benim hakkımı savunuyorsa cici, hukuk, bana çalışırsa ideal, özgürlük benim sesimi duyuruyorsa kutsal, kanun beni koruyorsa haklı, demokrasi, benim yönetimimdeyse erdemdir. “Ben çok gerçekçi birisiyim arkadaş, doğruya doğru derim, kavisliye kavisli“. “Hukuku arada bir çiğnersen bişey olmaz”. “Ayaklar baş, başlar ayak olunca”. Kaçılın Türkler, Kürtler geliyor!, [Sayın Yazar lütfen sürece zarar vermeyin, biip]

* * * * *

Hükümet sinir ucuma dokunup duruyordu, baktım olacak gibi değil, en sonunda kanal tedavisi yaptırdım ve (daha&helliip;)

Etiketler: , , , , , ,

Ekim 21st, 2009 | in Hukuk, Siyaset/Politika, Toplum | 3 tane yorum

Pirus Zaferi: Neyin Açılımı, Kimin Çözümü!

Babaaaa, Hırsız beni bırakmıyor,

Kendi kendime, günün ikinci yarısı, bu gün de siyasete bulaşmadan yazacağımın mutluluğu ile hayallere kapılmıştım. Heyhaat! Ne mümkün.

Konuya girmeden bir fırka aktarmak istiyorum:

Bir zamanlar bir evde babası ve olu yaşarmış. Evleri ile bağları arasında bir seslenmelik mesafe varmış. Günlerden bir gün bağda hırsız olduğunu söylemiş komşuları adama. Adam da, oğluna dönerek, “oğlum git bağa bak, hırsız varmış” der.

Çocuk gider, sahiden de bağda hırsızı görür, hırsız da onu görür. Delikanlı hırsızı yakalamak isterken hırsız onu yakalar ve baba ile genç oğlu arasında şu seslenmeler başlar. (daha&helliip;)

Etiketler:

İki Elmanın Yarısıymış, Hıh, Olmuyorsa Zorlamayacaksın Arkadaş

Bazen konu komşudan bazen eş dosttan çoğu zaman da yakın akrabalardan zorlarlar sizi. Bir kere yan yana geldiyseniz, yakıştırılmaya başlamışsınızdır. Herkes ezberden manzara koyar, kimi laflarıyla fena dokundurur sizin manzaranızı yansıtmak için tuvale, kimi dolaylı aktarımları tercih eder. Adeta hep bir ağızdan sizi yamamaya çalışırlar birbirinize. Tıpkı resimdeki elma gibi. Siz de “hııı, sahiden de öyle” diye birbirinize bakarak tasdikleşirsiniz. Hoş her ikiniz de bilirsiniz ya, zoraki birlikteliğinizi ve yüreğinizdeki çengelli iğneleri. (daha&helliip;)

Etiketler: , , , ,

Ekim 17th, 2009 | in Dünya, Siyaset/Politika, Toplum | 3 tane yorum

Hariciye ve Sırat Köprüsünde Yürümek!

Bir ülke ne kadar güçlü olursa olsun, dış politika hamlelerinde son derece dikkatli / hassas olmak durumundadır veya zorundadır. Ülkenin kalkınmışlık düzeyi veya askeri gücü bu konuda dikkatsizliğe veya hassasiyet noksanlığına imkan  vermez.

 

Ülke iç politikası, tıpkı bir evin/hanenin/ailenin  iç işleri gibi, şu ya da bu şekilde çözümlenebilir. Çünkü olup bitenler neticede er geç çözülmek durumundadır. Zaten çözülemeyecek sorunlar ortaya çıktığında o aile mitoz veya mayoz  bölünmeye uğrar.

Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasının Sn. Davudoğlu Hoca’ya emanet edilmesinin ne kadar isabetli bir karar olduğu ortadadır. (daha&helliip;)

Etiketler: , ,

Duyu Bozukluklarına Diyalektik Değinimler (V)

Sağlıklı ve etkili iletişim kurmada bireyin DNA / karakter yapısı son derece önemlidir. Bir kere kişinin dışa dönük mü içe dönük mü olduğu, bunun yanında egoist mi paylaşımcı mı olduğu, otoriter mi katılımcı mı olduğu, karşı tarafta bulunan kişi ve kurumlarla iletişim kurarken birinci derece etkili olan faktörlerdir. Aynı şekilde, kişinin genel nabız sayımları, tansiyon değerleri, burç özelliği etkili iletişim açısından birincil değerlerdir.

 

Bireyin Metabolizmik Hormonal Reaksiyonu ve (dna/karakter) Yapısı:

Yüksek Tansiyonlular: Yüksek tansiyonlu kişilerin çok daha agresif tepkiler ani davranışlar gösterdikleri bilinmektedir. Bu karakter özelliklerini iletişimin diğer parametreleriyle çaprazlama olarak irdelediğimizde bireyin iletişim davranışı ve duyumsal özelliği daha kompleks bir şekilde etkilenmektedir. (daha&helliip;)

Etiketler: , ,

Koku ve Koku Kültürü Üzerine

İçinde kendi kokusunun bile olmasını istemediğimiz şey nedir diye hiç düşündünüz mü bilmem ama, sanırım buna verilecek tek cevap “su” olurdu. Kokunun aynı zamanda önyargılı bir koşullama faktörü olduğunu da belirmeliyim.

Meraklı insanların daha fazla kokladıklarını da burada belirtmek istiyorum. İnsanlar ve fareler koku zevki konusunda benzer özellikler taşıyormuş ne tuhaf değil mi? J. Steinbacak sanırım “Fareler ve İnsanlar” adlı romanı yazarken bunu biliyordur. Zaten insanları keşfetmek için fareleri kullanmalarının nedenlerinden biri de bu. (daha&helliip;)

Etiketler: ,