Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

İlk Site

Menüler

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

Sayaç

Who's Online

  • 0 Members.
  • 22 Guests.

 

Kentsel Yaşamda Sürdürülebilirliğin İlkeleri II

Kentsel Yaşamda Sürdürülebilirliğin İlkeleri II

Ulusal ve küresel ekonomilerin fordist türde beslenme semirme alanları haline gelen kentler, gerek alt gerekse üst yapı özellikleri bakımından içerikten ve nitelikten ziyade, kentlerin idealde derinliğinden öte, ekonomiye hizmet edecek şekilde düşünülüp tasarlanmaktadır. Öyle ki, Beş-On bin nüfuslu bir site veya yaşam
merkezindeki kültürel anlamda ‘değer’ ve ‘estetik’ kaygıları kapitale hizmet edebilecekleri kadar derinliğe sahiptir ve bu kıvam bu merkezlerin sürdürülebilirliğinin ayarıdır aslında.

Kentsel yaşamın sürdürülebilirliği için, kent kimliğinin de istikrar ve kurumsallaşma anlamında önemi büyüktür. Çevresel ve toplumsal kimlik noktasında, doğal (topografik özellikler, iklim ve bitki örtüsü) ve yapay çevre, (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

 

İktidar ve İktidar-Sızzz-Lıkkk Sendromu Üzerine!

İktidar ve İktidar-sızzzlık Sendromu Üzerine

İktidar ve İktidar-sızzzlık Sendromu Üzerine

Virüsler bünyeye sızmak için bahane ararlar.

Sinekler böcekler yağlı şekerli yerleri severler.

Bütün parazitler gıdalı yerleri severler.

İktidarlar ve iktidardakiler, gıda kaynakları olduklarından dolayı, buralarda bilumum asalaklar, böcekler, kurtçuklar, sülükler  vs. vs. bol miktarda bulunur. O yüzden iktidarlar ve iktidar sahiplerinin pek hijyenik olabilmeleri dahası hijyenik olarak kendilerini koruyabilmeleri oldukça zordur.

İktidarların mücavir alanları pek fırtınalıdır. Rüzgarın ne yönden eseceği belli olmaz. Bunun için iktidar sahiplerinin karakterleri, esen rüzgarlara karşı kısa zaman içinde çoğu zaman mutasyona uğramışlardır. Her ne yönden eserse essin rüzgarlar, ona hemencecik uyum sağlarlar. Gelen rüzgarlar ağa, giden rüzgarlar paşa olur hemen. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , ,

asosyal-medya-depremi copyBir aydan beri yazamadım. Hem kendi olağanüstü iş yoğunluğumdan hem de her bir günün beş belki de on köşe yazısına sığdırılamayacak kadar hızlı değişmesi veya hareketlenmesi. Son bir haftada olup biten bu hareketlilik, sadece benim değil toplumu
izleyen, sezinleyen bütün bilim ve düşün insanlarının başını döndürmekte. Bendeniz de çoğu zaman izlediğim yöntemi izleyeceğim. “Gündem, gündem dışılığa mahkum, asıl gündem, klasik olandır” (A.F). Bu nedenle klasik ve köklü analizlerimi yerel ulusal hatta uluslararası ölçekte okurlarımla paylaşmak istedim.

1. [(A) Sosyal Medya Depremi:

ÖNCE MİNİK BİR TARİHSEL SÜREÇ veya Girizgah:

20 yıl önceleri. 1983 lü yıllar. Dindar kesim henüz Özal’lı yılların başında kendini temsil edemiyordu. Ciddi bir temsiliyet sorunu (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kişisel Alan ve Toplumsal Alan Kavramı, Kişisel ve Toplumsal Alan Kapsamındaki Esneklikler ve Kaymalar

Herkesin bir bakışaçası veya görüşünün olması, toplumsal harmoninin bir zenginliği hatta gerekliliğidir. Yeter ki bu çeşitliliklerin ortaya konulmasında veya yaşama yansıtılmasında sınırlar zorlanmasın. İşte FAY HATTI buradadır.

Bazı cüssesi gelişmiş, BAS sesi yüksek, KESESİ dolgun, İŞVESİ ve HOŞ SESİ etkili kişiler veya kitleler kendi bireysel sınırlarını veya tanımlanmış / tanımlanmamış alanlarını geniş olarak çizmek istemektedirler. Veya sosyal devlet tarafından kendilerine saf vatandaş olarak verilen alanlarıyla yetinmeyip bir kısım hakça veya hakça olmayan yöntemlerle sahip oldukları ilave özellikleriyle kendilerine veya kurumlarına yeni geniş sosyal alan tanılmaması yaparlar.

Burada bir kural karşımıza çıkar.

Kimsenin sosyal alanı, kimsenin yaşam alanını ortadan kaldıracak şekilde tanımlanamaz. Yani birinin (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , ,

 

Akademik Kariyer Üzerine Fütürist İnovatif ve Deterministik Bir Yordamlama

Önsöz, Öndeyi, Öngörü ve Bilumum Giriş İçerikli İzahatımız

"Her şey er geç aslına döner" diye başlayayım. Bakışaçımız belki bu gün için fazlaca zorlayıcı, kronik ve skolastik akademik kalıpları aşan bir gözlem olacak.

Ortaçağ öncesi ve Ortaçağ sonrası dönem düşünürlerin eser ve ürünlerine baktığımızda ister istemez maymûnî bir iştahla imrenmekte oluruz. O dönemin büyük ölçüde zorunluluğu olan bilimsel multidisiplinerlik tablosu düne kadar yadsınan, ürkülen hatta imkansız olarak görülen bir (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , ,

 

"Kanunlar örümcek ağı gibidir, güçlüler onu deler geçer, güçsüzler takılı kalır"

Eşitlik veya hukuk veya adalet, hakikaten güçsüzlerin üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallanan sanal veya gerçek bir olgudur. Tıpkı her yıl / dönem, Genel Hukuk veya Hukukun Temel Kavramları derslerimde vurguladığım sözdeki gibi. "Kanunlar örümcek ağı gibidir, güçlüler onu deler geçer, güçsüzler takılı kalır". Bu sözü eskiden bir deyim veya atasözü olarak söylüyordum. Ancak bu sözün bir atasözü değil de 161-180 yıllarının (M.S. II. yüzyıl) Roma İmparatoru, aynı zamanda Stoacı bir filozof olan Marcus Aurelius'a ait olduğunu sonradan öğrendim.

Dünyadan;

Dünyaya baktığımızda, gerek diğer dünya ülkelerinin Birleşik devletlerin (ABD'nin) sorumsuzca saldırılarına ve sömürgesine ve zulmune ses çıkar(a)maması, gerekse dünyanın (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , ,

 

 

 

Anestezik Toplumun Kinestezik Teşhisleri ve Tedavileri

Yıllarn beri bir çok defa irdelemekte olduğum uyumakta olan uyuşmuş şu ya da bu nedenle uyutulmuş yığınların bile bile girmiş olduğu anestezik psikozu, kinestezik (devinduyumsal) yöntemlerle ele almak, değerlendirmek ve sonuçlandırmak istedim. Ancak başlıktan itibaren ürkerek okumaya başladığınız  bu konuda sizleri böylesi sosyonevrotik bir konuyla fazlaca boğmayacağım. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 

Gelenek, Özgürlüğü Her Zaman Isırabilir mi?

Davul mu Uykuyu, Uyku mu Davulcuyu Döver?

(Kamu Özgürlüklerinin Kamu Düzeni İçindeki Yeri ve Mukayesesi / Karşılaştırması Üzerine Toplumbilimsel İnceleme)

Bu yazının o kadar çok başlığı var ki, 21 yıllık yazı hayatımda şimdiye kadar hiç bu kadar çok başlık bulduğum ve başlıklar arasında kararsız kaldığım yazım olmamıştı. Ben de, bütün bu başlıkların ziyan olmaması için, yazıma orta başlık yapmak zorunda hissettim.

Şimdi bu başlıkları sıralamak istiyorum:

Medyatik Başlık: Gelenek Özgürlüğü Her Zaman Isırabilir mi?

(Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

Ocak 25th, 2010 | in Kültür ve Sanat, Psikoloji, Toplum, Yaşam | 1 yorum

Toplumsal Endokrinoloji: Kardanadam Kişilikler

Bir zamanlar insanlık yazında (literatürde) bütün noktalama işaretlerini kullanmaktaydı. Zamanla, parantezi terk ederek ayrıntıdan kaçar oldu, daha sonra, noktayı terk ederek sözcükleri anlamsızlaştırdı, bir zaman sonra tırnak işaretlerine tapınmaya başladı, bütün duygu ve düşüncesi, tırnak işareti içindeydi. Yani başkalarına aitti. Sonunda ünlemi de terk etti ve hayatı monoton heyecansız lalettayn siber robotlara dönderdi.

Bu günün kardan adamlarında olduğu gibi. Malumunuz bu günün insanları TV ekranlarındakilerin hayatıyla mutlu olup avunmakta, mukallitçilikte şempanzeyi geride bırakmakta. Kişilikler ise, tıp dilindeki “endokronoloji” bilim dalı konusu gibi, kardan adam şeklinde erimekte. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , ,

 

Sahne Psikolojisi Üzerine

Pozitif ve Negatif açıdan Sahne Psikolojisi Üzerine Değinmeler:

 

Bir çok şeyde olduğu gibi sahne psikolojisini açıklarken iki kategorik bakıştan yararlanacağım.

Bunlardan birincisi, dominant tutum, diğeri çekingen (resesif) tutumdur. Sahne Psikolojisini ortaya koymak için bu iki bakışı teker teker ele alalım.

Baskın (dominant) Tutum:

Baskın kişiler sahnede kendini kral olarak görürken, tribünlerdeki kişileri birer eşyadır. Hangi meslekten olurlarsa olsunlar, sahnede neyi icra ederlerse etsinler, sahne onlar için bir oyun alanıdır. Bu tür kişiler genellikle lider tipli ve A tipi kişiliklerdir. Tribünlerdeki kraldan kralcı kalabalık veya dolgu malzemesi kişilikler karşısında mikrofon fetişizmi duygularıyla çoğu zaman sınır tanımaz daha da  pervazsızlaşırlar. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , ,

Nisan 27th, 2009 | in İş yaşamı, Psikoloji, Toplum, Yaşam | 1 yorum

İtilmişlerin kakılmışlığı üzerine bir ağıt:

İnsan hayatı soruyla başlar soruyla biter, “Adını ne koydunuz” dur ilk soru, “merhumu nasıl bilirdiniz” son soru. Bir dominant kişinin adının konulmasından o kişiye yapılan son veda törenine kadar zaman dilimini açtığımızda o tahilsiz hayatın bir ağıtını dile getireceğim (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , ,

Nisan 15th, 2009 | in Eğitim, Fütüroloji, Psikoloji, Toplum, Yaşam | 1 yorum

Toplumsal meşgale ülke yönetimlerinin en çok önem verdiği konudur. Toplumsal meşgale iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birisi kalıcı rutin meşgaleler, diğeri de güncel, değişebilen meşgaleler. Bir iktidar, kalıcı meşgaleler ile güncel meşgaleleri uyumlu bir şekilde ülke nüfusu üzerine uyguladıysa, güruh tipli, sürü halindeki ülke vatandaşları (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , ,