Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

:: Yaşam

 

Ocak 15th, 2012 | in Çevre & Doğa, Pazar Yazıları, Yaşam | 1 yorum

Resmi büyütmek için sağ tıklayıp farklı kaydet yapabilirsiniz.

 

Belki de doğada kendine özgü canlılardan en nadide olanıdır nilüferler.

O nadide varlığıyla biz insanlara yüzlerce ders vermekte, / Duruşuyla, oluşuyla, hem her şeyiyle nilüferler.

Bir gizem, bir hayranlık, bin bir endamla mündemiç o nazenin varlık, / Doğuşundan ölümüne gerçek bir okul, tutkulu bir ekoldür insanlara nilüferler.

İnsanoğlu ölümlü, insanoğlu aciz, insanoğlu bîkes, nâtuvân…

Nilüfer de aciz, hassas ve nâtuvân, acizliğinden nâlân…

Nilüferlerin böylesi insansı halleri DERS alanlar için güçlü bir hayat iksiri aslında.

O erdemin çiçeği, o mütevazılığın çiçeği, o gizemin çiçeği.

(A.Fidan)

Latince lotus olarak adlandırılan ve genellikle durguna yakın yavaş akan ırmak kenarlarında veya longozlarda yetişen Nilüfer çiçeklerinin kökleri sudaki metrelerce derinliğe rağmen suyun dibindeki toprağa saplanır. Öyle ki, Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Sevgi Yanılsaması Üzerine Analitik Geometrik ve Mantıksal Çözümleme

Geçenlerde sosyal paylaşım sitesinde, ‎bir dost, ''Bir insana onu sevdiğini hissettirirsen, Onun gözünde senin dışındaki her şey değer kazanır.'' diye bir duvar yazısı paylaşılmış.

Bu yazı pazar yazısı olsa da, içinde duygu ifade eden bu durumu alt başlıkta dile getirdiğim şekilde

Davranış Bilimleri, Psikoloji ve hatta Sosyal Psikoloji bağlamında ele almak gerek.

Bu söz ilk elde doğru gibi görülse de, gerçekte büyük bir hayal kırıklığının yansıması olarak duygunun dramatizasyonundan başka birşey değil aslında. Çünkü, bu cümle (reaksiyon cümlesi olduğundan) sevginin neredeyse tamamıyla gizlenmesini salık vermekte. Oysa ki sevgi hissettirilmeli, gösterilmeli. Yanlış olanı, Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

 

Devletlerin, Kurumların ve İstisnasız Her Bireyin Yaşamlarında (İçinde) Elektrik/Elektroniğin Olmadığı Bir "b" Planı Olmalıdır!

Tarihin Sonu, Kime Göre ve Hangi Ölçüye Göre

Dünyada çoğu şey olduğu gibi "tarih" kavramı da görecelidir. Evrenin yaradılışından bu güne geçen zamanı dilimleme tarzı ve/veya yöntemikültürden kültüre, medeniyetten medeniyete farklılık gösterir. Herkes tarafından kabul edilen tarih, bu gün için miladi takvim olsa bile,miladi takvim duygudan ya da fizikoşimik olaylardan bîhaberdir. Maya takvimi, olayları ve zaman dilimlerini fizik ve fizik ötesi olaylarla birlikte değerlendirir. Bu anlamda maya takvimi duygusal, diğer bir tabirle mutasavvıf bir Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 

Vücudunuzdan kurtulun ki, toprağın altına girdiğinizde nefes alabilesiniz" demiş Fahrettin Cüreklibatır.

Öyle ya. Hal hal üzerine kurulur ve her hal, doğru kararlarla newhâl olur. (A. Fidan)

Vücut ağırlıktır zira, vücut toprak üstü arzu ve isteklerin depolandığı yerdir zira.

Vücuttan kurtulmadıkça üzerine örtülen topraklar beton gibi çöker bütün bir hayat boyu.

Vücudundan kurtulursan eğer, üzerine atılan topraklar birer gül yaprağı gibi sarar sarmalar, seni, bu ölümsüzlüğün ilk adımlarıdır zira.

Ölmeden Ölmek Yürek İster, Nefisle Cedel Bilek İster!

Bir gün çıkın evinizden, hiç üstünüzü başınızı düzeltmeden, öylesine ne bulursanız giyin ve çıkın. Kimseye de haber vermeyin. Sanki geç kalmışçasına yürüyün size en yakın mezarlığa doğru. Ve kapısından girerken, arkanızda binlerce insan yığını hayal edin. Mezarlıktaki en eski mezarı bulmaya çalışın. Bulduğunuz Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

 

Türkiye'ye Değil Fransa'ya Geçmiş Olsun!

Tarih: Miladî, 22 Aralık 2011 Perşembe, Hicri 27 Muharrem 1433 Perşembe.

Fransa Meclisi'nde 22 Aralık Perşembe Günü, (yarın) 1915 tarihli sözde Ermeni Soykırımı'nın Reddinin Cezalandırılmasına ilişkin bir kanun geçecektir. Türkiye için değil en başta Fransa için sonra da Fransa'nın dost ülkeleri için zül ve utanç verici bir karardır. Bunun tasarı reddedilse bile geri dönüşü yoktur.

Dünya İnsanlık Tarihi Açısından Fransa'nın Yaptığı (Düşünceye Ceza Tasarısı) Geri Dönüşü Olmayan Vahamettir.

İlk çağı, orta çağı, yeni çağı geride bıraktık, yakın çağın içindeyiz. Fransız parlamentosu bu kararıyla taş devrinin yaşandığı çağa layık bir karar Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 

 

Türk Hava Yolları'nın Uçaklarında 13 Numaralı Koltuk Yokmuş!

Düşünebiliyor musunuz, Türk Hava Yolları'nın 13 numaralı koltuğu yokmuş.

Nereden bakarsanız bakınız, karamizah örneği.

Uğursuz olduğuna ilişkin yüzlerce gerekçeler uydurulmasına rağmen İslam dünyası için fevkalade anlam ifade etmekte. Zira ortaçağın sonu, Bizans'ın yıkılışı olan İstanbul'un fethi 1473 yılında gerçekleşmiş ve bu sayıların toplamı onüç tür. Bir taraftan da İslam Peygamberi Hz. Muhammed'in doğum tarihi olan sayı ms. 571 sayısının toplamı da yine onüç'tür. Türklerin İslam'la tanışmasına sebep olan savaş 751 yılında, toplarsanız, yine onüç. Devamını Okuyun

Etiketler: , , ,