Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

:: Toplum

 

 
 

 

Diyanet İşleri Başkanlığı’na Ulusal ve Küresel Bakış (I)

Bardak Taşarsa Diyanet Şaşar mı?

 

I. İç Politik Gelişmeler ve Diyanet İşleri Başkanlğı

İlk diyanet işleri başkanımız Mehmet Rifat BÖREKÇİ CHP milletvekiliğinden ayrılmış ve Diyanet İşleri Başkanılığı’na getirilmiş ve 17 yıl bu görevde kalmıştı. M. Kemal ATATÜRK’ün gerçekleştirmiş olduğu bu tasarruf, daha sonraları hep tersine çalışmıştır. Yani önce Diyanet İşleri Başkanlığı görevine gelinmiş daha sonra oradan siyasete girilmiştir. Kısca Atatürk zamanında önce rozet sonra sarık takılmıştı, Atatürk ten sonraki dönemlerde çoğunlukla önce sarık sonra rozet takılmıştır.

Konunun hasasiyeti ve teşkilatın da kendine özgülüğü nedeniyle gerçekte ise, siyasete karşı dinin iştah Devamını Okuyun

Etiketler: , , , ,

 

Gemileri Yakmak Gerekirse Yakacaksın

Hep ben verdim, verdim verdim alAmadım
Hep ben dinledim, dinledim dinledim dinlenEmedim
Hep ben taşıdım, taşıdım taşıdım, taşınamAdım
Hep ben düşündüm, düşündüm düşündüm, düşünülEmedim.
Hep ben korudum, korudum korudum kollanılAmadım.

Benden gidenlerle bana gelenlerin karşılaştırmasını yapacaktım geçenlerde.
Öyle ya karşılaştırma yapmak gerektiğinde karşılaştıracaksın. Hayatın T cetvelini, borçlusunu alacaklısını  kaydedeceksin, mizanını çıkarıp bilançoya vuracaksın.
Öyle ya, hayatın kendisi zaten bir düzen içinde değil midir ki. Yüce Allah bile, “biz göğü kaldırdık ve dünyaya dengeyi koyduk” dememiş miydi. Devamını Okuyun

Etiketler: , , ,

1990 Öncesi ve 1990 Sonrası Türk Siyasal Hayatındaki Sinikler, Stoacılar, Entellektüeller, Dantellektüeller, Saklambaç Oyunları ve (A)sosyal demokratik Şizofreni

Tarihsel dönüm noktasını doğru mu ayırdım yanlış mı ayırdım o kadar da emin değilim. Ama temelde toplumsal / kentsel dönüşüm alanlarının fay hattının kabaca çizilmiş bir zamanlamasıdır bu 1990 lı yıllar.

1990 lı yıllar muhafazakar kesimin entellektüalitesinin gerilme şişme patlama arifesi yıllarıydı. Öyle ki, bu patlama 1994 yılında Refah Partisi’nin (yerel) iktidara geldiği yıllardı. En büyük çatlak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı sayın Sözen’in safahati, sabık İSKİ Genel Müdürü Ergun Göknel’in safahat içindeki sefaleti ve çöp dağlarının halk kitlelerini patlatırken pusuda sinmiş olan öteden beri kendini şarj etmekte olan (sinik) muhafazakar entelijensiyanın siyaseten siperlerinden çıkıp alanlarda aksiyon üretmesiyle başlamıştı. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Ekim 24th, 2010 | in Pazar Yazıları, Toplum, Yaşam | 4 tane yorum

Ana-Babalığın Kanunu / Yasası

Bu sömestr genel hukuk dersini yürüttüğüm sınıf sayısı fazla olduğundan hukuksal mevzuların içinden çıkamadım. Öteden beri sizlerle paylaşmak istediğim bu yasayı hukuk modundan çıkmadan kaleme alayım dedim. Çocukları büyümüş iş güç sahibi olmuş ana-babalar için de bu pazar kahvesini yudumlarken yüzlerinde (acı ve) hoş tebessümler bıraktıracağını ümid ettim.

ANA-BABALIĞIN KANUNU

Kanun No: 7070

Resmî Gazetede Yayın Tarihi: 29 Şubat 2010

Yürürlük Tarihi: 1 Nisan 2010

A- ANA-BABALIK İŞİNİN TANIMI

Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Sosyal Demokratlar Neden Farm Villa Oynar?

Bazen çok merak ettiğim konular olur ve bu merakımı gidermek için doğal olarak önce en yakınlarıma,  sonra google amcaya sorarım. Adamakıllı bir bilgi almak için de görüşlerine itibar ettiğim kişilere sorarım. Gecenin yarısında iş yoğunluğundan kafayı sıyırmışken birden ‘bu sosyal demokratların çoğu farm ville oynuyorlar, acaba neden’ diye düşünmeye başladım. Bu düşünmeyi de sesli olarak okurlarımla paylaşmayı uygun gördüm ve ortaya tahmin ediyorum ki saçma bir yazı çıkacak. Bu yazı saçma salak bir yazı da olsa bir gözlemdir. Bu gözlemimin, yorumlarla doğru bir gözlem mi yanlış bir gözlem mi olduğu ortaya çıkacaktır.

Bu soruyu farm ville oynayan dostlara sordum. İnanılmaz bir savunma geldi. Ben bu yazıyı yazmaya başlamadan önce oklarımı bilemiş ve farmville oynayanlara atmak için hazırlamıştım. Ama savunma mekanizmaları beni bu yazıda biraz daha insaflı davramaya itti. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , ,

 

YÖK Başkanı Prof.Dr. Yusuf Ziya ÖZCAN’ın Sözleri Başörtüsünde Psikolojik Dönüm Noktası

YÖK Başkanı Özcan’ın “Başını örtmeyenlere karşı mahalle baskısı olmayacak, kefili olabilirim” şeklindeki demeci, dikkatle incelendiğinde bu sözün son 25 yıldan beri (çeyrek yüzyıldan beri) bu konuda gelinen noktanın dönüm noktası olduğunu satır arasından okuyabilmekteyiz.

Bu bir fay hattıdır ve bu fay hattını  iki açıdan ele alabiliriz.

1. Durum:

Son çeyrek yüzyıldır bakıldığında bu günkü içinde bulunulan durum, şimdiye kadar hiç yakalanmamış bir toplumsal mutabakatın yakalanmasıdır. Bu sağduyu süreci aslında zarardan kardır. Yani dile kolay çeyrek asırlık (son 25 yıllık) zaman diliminde  kaybedilen zararın sona ermesidir. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , , , , , ,