KATLANILAMAYASI KATSAYI UYGULAMASI!!
Bundan önceki yazılarımızda, üniversitelerin özgürleştirici ikliminden bahsetmiştik. Bu iklimde, kampüslerin gençleri kalabalık psikolojisinden uzaklaştırıcı rolünü belirtmiş, kılık kıyafet serbestisi ve devam devamsızlık uygulamasını kendi öğrencilik hayatım üzerinden örneklendirmiştim.
Devamını Okuyun
:: Bilim & Teknoloji
“Çocuklar, YÖK’e hayır YÖK’e hayır diyorsunuz da, pekiii, YÖK ü kaldırdık. YOK ettik. Eeeee, sonra ne olacak!. Üniversitelerin her biri kendine özgü uygulamasıyla hiçbir standardın ve düzenin olmadığı bir yüksek öğretim sistemi denizi içinde boğulmayı mı istersiniz”
demişti bir zamanlar son imparator adını verdiğim ve bu isimlendirmemle ziyadesiyle mutlu olan sevgili merhum hocam Ord.Prof.Dr. Sulhi DÖNMEZER. Devamını Okuyun
Toplumbilim derslerinde gençlere toplumu anlatırken kategorik ayrımlama yaparak anlatmaktaydım. Bu ayrımlamaya bir sütün daha ekleme gereğini ele almak istiyorum bu yazımda.
Toplum dönemlerini önceki ayrımlamaya göre, Tarım, Sanayi, Bilgi toplumu olarak ayrımlardım. Artık tabloya bir sütun ekleme zorunluluğunu itiraf etmek durumundayız. Bu konuda toplumbilimciler nerelerde tam olarak bilmiyorum ama benim literatüre kazandırmakta olduğum dönem Cybersapience Toplumudur. Şimdi bu eklemleme üzerinde birkaç yordamlamada bulunacağım. Devamını Okuyun
Dün tembellik psikolojisinin nedenlerinden bahsetmiştik. Bu bir nevi hayatı yaşama biçimi, olayları algılama ve çözümleme bakış açısıydı aslında. Eleştirdiğimiz ve şiddetle ve sürekli olarak mücadele ettiğimiz bir bakış açısı aynı zamanda. Hani hep anlatılan bir hikaye vardır. her biri, biri, hiçbiri, birisi, herhangi biri nin hikayesi. Bunu da sonraki başka bir yazımda dile getiririm. Devamını Okuyun
Etiketler: bilinçlenme, hayat, Kültür ve Sanat, sosyoloji, Toplum, Yaşam
Archimet’in Tası, Kafasına Ceviz Düşünce mi Yüzmeye Başlamıştır ki?
Ceviz Karadeniz Bölgesi’nde bol olarak yetişen bir bitkidir. Ceviz yemeyenimiz hemen hemen hiç yoktur. Ceviz ile ilgili veya “ceviz kırma”yla ilgili çok şey söylenmektedir. Cevizle ilgili ilk aklıma gelen se şu dizelerdir:
“Ben bir cevizağacıyım Gülhane Parkı’nda
Ne sen bunun farkındasın ne polisler farkında.” Devamını Okuyun
Etiketler: archimetin tası, bilim, ceviz, ceviz kabuğu, Felsefe, kaldırma kuvveti, teknik
Önceki yazımızda parmakucu toplumundan bahsetmiştik ama bu topluma nasıl gelindiğinden bahsetmemiştik. İster big bang diyelim ister yaratılış gerçeği diyelim ister teolojik ister materyalist bakışla bakalım insanoğlu’nun dünyaya
ilk gelişinden buyana sürekli olarak bilgi ve bilim gelişme sürecini korumuştur. Tarih öncesi çağlardan ilk çağa kadar dünya üzerindeki devasa yapılar gizemini korurken bu yapıların normal şartlarda o zamanın insan aklıyla ortaya konulması ilk insanların bilgisiz veya evrimleşmiş yaratıklar olduğunu en başta çürütmektedir. Gerek Piramitler, gerek yer altı şehirleri, gerekse Babil’in asma bahçeleri vb. olağanüstü yapılar ilk insanların da güçlü bilgiyle donatıldığını göstermektedir. Bu bilgi yine insana yaratıcı taarfından verilmiş “AKIL” ögesi kullanılarak sürekli geliştirilip güçlendirilmiştir. Devamını Okuyun
Etiketler: fütüroloji, insan, Kültür ve Sanat, teknoloji, Toplum








