:: Bilim & Teknoloji
Osmanlı’nın toprağa verdiği önemi, yönetimine veya başına tımarlı sipahileri koymasından anlayabiliriz. Yine Osmanlı kamu gelirleri, tarih bilgilerimizi hatırlarsak “has” “zeamet” ve “tımar” olarak ayrımlanırdı. Bu gelenek Cumhuriyetle birlikte günümüzdeki halini almıştır. Bu günkü toprak yönetimi sistemi (toprağın sahipliği açısından) doğru bir sistemdir. İnsan psikolojisine en uygun sistemdir. Bu sistemi Cumhuriyeti kuran Atatürk şekillendirmiştir ve medeni kanunumuzda mülkiyet hakları ve mülkiyet ilişkileri olarak değerlendirilmiştir. 1940 lı yıllara kadar ülkemizin taşradaki ve yüksek kesimdeki toprakları vatandaşlara dağıtılmıştır. O zamanlarda “tutma” sistemiyle sahiplik veya iyelik başlamıştır. Devamını Okuyun
Etiketler: bürokrasi, kritik, Siyaset, tarım, Toplum, Yaşam, yönetim
Bürokrasi’de Parkinson hastalığı diye bir hastalık vardır. Buna aslında OBEZİTE DİYEBİLİRİZ. Yani bürokrasinin obezleşmesi.
Kamu kurumlarında bir hizmetin sunulması için bir personel çalışır. Bu personel Devamını Okuyun
Etiketler: bürokrasi, Toplum, yönetim
Yoğunum, yoğunum, stresliyim, meşgulum, programım dolu. Bu nedir anlamıyorum. Bunun üzerine iki yazı yazmıştım daha önce. Yoğunluk psikozu ve sendromu ile ilgili. Teknoloji denilen nane bütün insanlara her açıdan zaman bahşediyor veya hediye ediyor. Her bir bireye teknoloji günde en az üç saat ortalama zaman bağışlamakta. Sırayla bunları sorgulamak istiyorum.
– Çamaşır makinesinden bir saat, mektubun yerini alan cep telefonunda iki saat. (Eskiden vasat özenli bir mektuba en az bir saat harcanırdı.) Devamını Okuyun
Etiketler: gizlilik, insan, internet, teknoloji, Toplum, Yaşam
Bu haftaya meslis komisyonlarında tartışılmakta olan Sosyal Güvenlik Reformu tartışmalarıyla başlamak istiyorum. Sosyal güvenlik konusunda otoritelerden birisi olan Şükrü KIZILOT’un aşağıdaki yazısını özet olarak sizinle paylaşmak istiyorum.
Sosyal güvenlik reformumuz şu anki haliyle delik deşik durumda. Yani üzerinde hayli düzeltme ve mutabakat sağlanması gereken konular bulunmaktadır. İşin en can alıcı noktası ise, burada. Bu aşamada en çok sesi çıkan kişinin kişilerin ve kurumların etkinliği olacaktır. Bu durumda pek tabi ki sesi en çok çıkan işverenler olacaktır. Çünkü bu işverenler hem politikacıları hem de medyayı elinde tutmaktadır. En çok organizeli ve hızlı hareket etmesi gereken kesim ise işçi veya çalışan kesim olmalıdır. Çünkü bu reformun içinde çalışanların veya sabit gelirlilerin aleyhine bir çok düzenleme bulunmaktadır. Bu aşamada en can alıcı ve herkes açısından en makul çözümün bulunması gerekmektedir. Devamını Okuyun
Etiketler: Hukuk, İş yaşamı, sosyal güvenlik, Toplum, yasa
Cemreler Havaya, Suya Toprağa Düşer, Ya Kalbe Düşerse…!?
Dün ve bu gün toprağa CEMRE düştü.
Her mevsimin kendine göre güzellikleri vardır da bahar bir başkadır. İçinde yaşarken çiçeğiyle, aydınlık yüzüyle, her gün içimize doğan güneşiyle sıcak bir anne kucağı gibi sarar bizi bahar.
Dışındayken de en çok özlenen mevsimdir o. Kışın en soğuk günlerinde düşlerimiz bahar meltemleriyle ısınır. Devamını Okuyun
Etiketler: bahar, cemre, hava, hayat, insan, kalbe düşen cemre, kalp, romantizm, sevgi, su, toprak, Yaşam
Her mahallede her köyde bir “Müzeyyen Abla” veya “Müzeyyen Teyze” olurdu. Bu kişiler, hamarat oldukları kadar zeki, ukala oldukları kadar sosyal, patavatsız oldukları kadar da dilbazdılar. Tam anlamıyla köyün canlı ve ayaklı online gazetesi veya radyosuydular. Yine Devamını Okuyun
Etiketler: gizlilik, insan, internet, teknoloji, Toplum, Yaşam