:: Fütüroloji

Photo: Dijital Feodalizm ve Yapay Zeka
Dijital Feodalizmde Hak Arayışı: Google, Yapay Zekâ ve İçerik Üreticisinin “Konfor Alanı”
Giriş-ve-Sonuç:
Bedava Sirke Döneminin Hazin Sonu
İnternet ekosistemi, kurulduğu günden bu yana hiç bu kadar büyük bir ontolojik krizle karşı karşıya kalmamıştı. Yıllardır Google üzerinden trafik çekip, reklam pastasından pay kapmaya çalışan web siteleri, bugünlerde büyük bir feryat figan içinde. Sebep malum: Arama motoru devi, algoritmalarına yapay zekâyı (AI) entegre ederek artık kullanıcıya “link” değil, doğrudan “cevap” sunmaya başladı. Dünya kamuoyunda ve yayıncılar nezdinde kopan fırtınanın özeti şu: “Trafiğimiz azalacak, mahvoluyoruz!”
Peki, gerçekten öyle mi? Yoksa yıllardır alıştığımız o “dijital konfor alanı” sarsıldığı için mi bu kadar gürültü çıkarıyoruz? Şunu sormak lazım: Bu platformlar birer kamu kuruluşu mu, yoksa kâr odaklı birer teknoloji şirketi mi?
Ben tamı tamına bir çeyrek yüzyıldır dijital içerik üretiyorum, yönettiğim web portallerinin bir kısmı dünyada ilk ve tek. İçerik sağlayıcı emektar olarak ben kendimde böyle bir hak görmüyorum da size ne oluyor kuzum! Devamını Okuyun
Mayıs 25th, 2025 | in
ahmet fidan,
Bilim & Teknoloji,
Bilinçlenme,
Biyografi,
Çevre & Doğa,
Eğitim,
Ekonomi,
Fütüroloji,
Hukuk,
Kent/Şehir,
Psikoloji,
Sağlık,
Siyaset/Politika,
Yaşam |
Yorum Yapin

Resim: Demogra-fik-fik
X; Haydi hemen,
Y, Acaba,
Z, “HAYATTA OLMAZ!
“Kardeşlerimmmm!!!
En az üç çocuk!” diyeliden beri 30 yıl geçti. X kuşağı, kulağına megafonla dayatılan bu sesi dinledi ve cümbür cemaat en az üç çocuk peydahladı.
Sıra Y kuşağına geldiğinde, sözün tılsımı gittiği gibi, sözü söyleyenin de tılsımı gittiği için, “acaba” demeye başladılar.
Z kuşağına geldiğinde, ekonomi dibe doğru inişteyken, teknoloji ve bireyselleşme çıkıştayken, “çocuk” ve “sosyal güvence” birbirinden jet hızıyla uzaklaşırken, z kuşağı bu sese kulak verdi:
“Hayatta olmaz, sakın haaaa.
Evet sevgili okurlarım;
Z kuşağının neden çocuk peydahlamaması ile ilgili SOSYAL, KÜLTÜREL, EKONOMİK, TEKNOLOJİK, FİZİKSEL, BİYOLOJİK ve PSİKOLOJİK açıdan Devamını Okuyun
Etiketler: demografi, Ekonomi

Resim: Büyük Patlamadan Büyük Çöküşe, Makromorfoz!
NEDEN HİÇLİK GÜÇLÜLÜK!
Önce karanlık madde ile, karanlık enerjinin aynı şey olmadığını bir kez daha ifade ederek konuya başlayalım.
Düşüncemizin kolay anlaşılması için imgeleme yapacak olursak;
Rus kozmolog, Alexander Friedman’ın 1922 de ortaya koyduğu teoriyi (“Big Bang”) herkes bilir, big bang’ı bilmeyenin, zaten bizi takip etmesinin bir anlamı olamaz. Friedman patlama teorisini, 1926 yılında Edwinh Hubble evrenin genişlemesi ile desteklemişti.
Big Bang’ın ömrünü 100 yıl kabul edersek, bu patlama ömrünün veriler ışığında bu günkü uzay zamanı itibarıyla 35-40. yaşlarını yaşamakta olduğunu tahmin edebiliriz.
Çünkü, şu an hala, evren, artan hızla genişlemeye devam ediyor ve evrenimiz, 1-2 milyon yıl sonra, olgunluk dönemine doğru ilerleyecektir.
Plank sabitine göre, evrenin en uç noktaları patlamanın Devamını Okuyun

Resim: From Monkey, To Monkey; El Cevap: Hiç
Elon MUSK, Neuralink şirketinde maymun beynine çip takıyor, maymun zihin kontrolüyle saatlerce bilgisayar oyunu oynamayı başarıyor, dünya devletleri maskara gibi aşı savaşları sürdürüyor. Düz mantıkçı yüzeysel zihniyetler komplo teorilerini sevmese de, üst veya derin akıl, bir yandan korku maksimizasyonu yapıyor, bir yandan yaşam şartlarını zorlaştırarak virüsün yayılmasını zorlaştırıyor(muş gibi yapıyor((…((
Bir yandan devletler çifte standart uygulamalarla tedbir kasıyorlar bir taraftan vakalar artmaya devam ediyor. Önce hastalık korkusu verilen cümlenin HEMEN peşinden aşı haberleri veriliyor. Korkuyor musun, o halde aşı al ve ol ve öyle öll. Bir yandan aşıların bin bir güvensizliği konuşuluyor, aşıların da evrimsel süreci olduğu yazılıyor, bir yandan da ROBOTLARIN GEREKSİZ HALE GETİRDİĞİ MİLYARLARCA İNSAN YIĞINI nı sorun gören ve BİR ŞEKİLDE ÇÖZMEYE ÇALIŞAN üst akılın ikilemleri. Nereye mi gidiyoruz, dedim ya başta, “from monkey, to monkey…
Hiç!
Mevlânâ söylemişti. El Cevap: Hiç!
Maymundan geldiysek, maymuna dönerek ringi Devamını Okuyun

Resim: X, Y, Z Kuşağı Belli, Ya Alfa Kuşağı?
- Toplumu, örgütleri, devletleri canlı hücresi gibi inceleyebiliriz. Bu yöntemi tarihte bir çok bilim insanı kullanmıştır.
Ben de bu yöntemi kullanarak son yüz yılın ve gelecek elli yılın toplumsal yapısını, psikososyal açıdan, kuşaklar çerçevesinde ele alacağım.
Son 100 yıl içinde en büyük hatayı x kuşağı yaptı. Benim de olduğum kuşak. Hep söyledim. 20 yıldır söylüyorum, yazıyorum, x kuşağı, y kuşağını inanılmaz derecede fazla şımarık, emrine amade olunan, hazırcı bir şekilde yetiştirdi. Bu kuşak ta bu gün z kuşağını doğurdu. X kuşağı bu sefer torun sevme bahanesiyle, y kuşağına (çocuklarına yaptığı) ayrıcalıkları torunlara da gösterdi, ortaya İFLAHOLMAZ bir z kuşağını yarattı. Y kuşağı çocuk büyütmedi, y nin çocuklarını x kuşağı büyüttü. Sonuç: X kuşağı kendini paçavra gibi parçaladı. Sebep: X kuşağının kendinden önceki statükocu, baskıcı ebeveyn kuşakların ezilmişliği altında bu yetiştirme tarzını protesto amaçlıydı. Bu kuşak, yansıtma psikolojisiyle kendi
Devamını Okuyun
Etiketler: aile
Aralık 9th, 2020 | in
Bilim & Teknoloji,
Bilinçlenme,
Dünya,
Eğitim,
Ekonomi,
Felsefe,
Fütüroloji,
Kent/Şehir,
Medya & İletişim,
Psikoloji,
Sağlık,
Toplum,
Yaşam |
Yorum Yapin

Resim: Çip Takmışlar Neyime?!
Bu Söze Ayar Oluyorum:
“Yurdum insanının beynindeki çip büyük (veri sahip)lerinin neyine”
ŞİMDİ:
cavit19)) aşısı ile genlerimizle oynanıp mikro ölçekli damar içinde dolaşabilen transistörler ile çiplenecekmişiz diyorlar. Bu, bu gün mümkün değil belki ama 5 en geç 10 yıl içinde olağan bir gerçeklik haline gelecek.
KONU BU MU SADECE TABİ Kİ DEĞİL!
- Akıllı telefonlar çıktığından bu yana telefon bazlı büyük veriyi yönetenlerin birer parçası olduk zaten. Davranışlarımız başta olmak üzere metabolizmamız kontrol edilebilir durumda.
- Ön kamera aracılığıyla en basit bir uygulama yüklerken bile bir çok şeye izin veriyoruz, bu izinlerde zaten mikrofon kontrolünü ve kamera kontrolünü çoğu uygulamanın kullanımı için kabul etmek zorunda kalıyoruz. Böylelikle zaten 7/24 hem dinleniyoruz, hem izleniyoruz. Uyku düzenimiz dahil her şey Devamını Okuyun