
Bu Gün Aylardan Kasım, Kimde Kaldı Öbür Yarım!
Yine Aylardan Kasım, Sanki SENde Kaldı Bir Yarım!
Tual’in bu şarkısını ilk kez bundan 4 yıl önce dinlemiştim. Tuali (*) tanımıyordum, daha sonra şarkının klibini görür görmez Aman Allah’ım bu nefis ses, bu adamdan mı çıkmış deyiverdim Vokalist Sezi’yi görünce. Tual 2005 bu grubun
hit yaptığı albümdür bana göre.
bir teselli ver, kırılan gururuma
bir tebessüm et, unutursun zamanla
yine dalmısım aynada yüzüm ağlar,
yine dalmışım elimde fotoğraflar…
yine aylardan Kasım
sanki sende kaldı bir yarım
Devamını Okuyun
Etiketler: 10 kasım, atatürk, cumhuriyet, iskender türksen, kasım, millet, on kasım, sezi, tual, vefa

Sürü Dağ Yolunda
Alıp Başını Gider Rüstem Emmi Yaylaya Doğru
Rüstem Emmi sabahın beşinde kalkar
Kerpiç yığma tuğladan tek katlı dört gözlü yeterince geniş olan evinin en geniş bölümü olan bizim adına mutfak dediğimiz içeri odada, yine bizim adına şömine dediğimiz ama şömineden biraz daha genişçe olan ocağın içine yerleştirdiği kuzineyi o an orada olan kağıt, çalı çırpı ne varsa tutuşturarak yakar. On iki kişilik alemiyon demliği ağzına kadar doldurarak kuzinenin üzerine koyar.
Rüstem Emmi ile Zarife Bacı için en özel zamanlar bu zamanlardır. Zamanın uyandığı ama çocukların hala kan uykusunda olduğu anlardır. Rüstem Emmi, Zarife Bacıya daha çok zaman ayırmak Devamını Okuyun
Etiketler: günce, köy, köylü, öykü, pazar yazısı, Yaşam

Gemileri Yakmak Gerekirse Yakacaksın
Hep ben verdim, verdim verdim alAmadım
Hep ben dinledim, dinledim dinledim dinlenEmedim
Hep ben taşıdım, taşıdım taşıdım, taşınamAdım
Hep ben düşündüm, düşündüm düşündüm, düşünülEmedim.
Hep ben korudum, korudum korudum kollanılAmadım.
Benden gidenlerle bana gelenlerin karşılaştırmasını yapacaktım geçenlerde.
Öyle ya karşılaştırma yapmak gerektiğinde karşılaştıracaksın. Hayatın T cetvelini, borçlusunu alacaklısını kaydedeceksin, mizanını çıkarıp bilançoya vuracaksın.
Öyle ya, hayatın kendisi zaten bir düzen içinde değil midir ki. Yüce Allah bile, “biz göğü kaldırdık ve dünyaya dengeyi koyduk” dememiş miydi. Devamını Okuyun
Etiketler: Dünya, hayat, ölüm, Yaşam

1990 Öncesi ve 1990 Sonrası Türk Siyasal Hayatındaki Sinikler, Stoacılar, Entellektüeller, Dantellektüeller, Saklambaç Oyunları ve (A)sosyal demokratik Şizofreni
Tarihsel dönüm noktasını doğru mu ayırdım yanlış mı ayırdım o kadar da emin değilim. Ama temelde toplumsal / kentsel dönüşüm alanlarının fay hattının kabaca çizilmiş bir zamanlamasıdır bu 1990 lı yıllar.
1990 lı yıllar muhafazakar kesimin entellektüalitesinin gerilme şişme patlama arifesi yıllarıydı. Öyle ki, bu patlama 1994 yılında Refah Partisi’nin (yerel) iktidara geldiği yıllardı. En büyük çatlak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı sayın Sözen’in safahati, sabık İSKİ Genel Müdürü Ergun Göknel’in safahat içindeki sefaleti ve çöp dağlarının halk kitlelerini patlatırken pusuda sinmiş olan öteden beri kendini şarj etmekte olan (sinik) muhafazakar entelijensiyanın siyaseten siperlerinden çıkıp alanlarda aksiyon üretmesiyle başlamıştı. Devamını Okuyun
Etiketler: devlet, devrimciler, entelijensiya, entellektüalite, islamcılar, muhafazakalarlar, Siyaset, Sosyal Demokrasi, Toplum, toplumsal baskı, toplumsal muhalefet, yönetim

Ana-Babalığın Kanunu / Yasası
Bu sömestr genel hukuk dersini yürüttüğüm sınıf sayısı fazla olduğundan hukuksal mevzuların içinden çıkamadım. Öteden beri sizlerle paylaşmak istediğim bu yasayı hukuk modundan çıkmadan kaleme alayım dedim. Çocukları büyümüş iş güç sahibi olmuş ana-babalar için de bu pazar kahvesini yudumlarken yüzlerinde (acı ve) hoş tebessümler bıraktıracağını ümid ettim.
ANA-BABALIĞIN KANUNU
Kanun No: 7070
Resmî Gazetede Yayın Tarihi: 29 Şubat 2010
Yürürlük Tarihi: 1 Nisan 2010
A- ANA-BABALIK İŞİNİN TANIMI
Devamını Okuyun
Etiketler: ana, ana babalık, ana-baba, ana-babalık kanunu, ana-babalık yasası, baba, çocuk, ebeveyn, kanun, Toplum, Yaşam

(Aile) Saadet(i) Partisi ve Yeni Arayışlar
Son Kongre: Aile Saadeti Partisi’nin Harakirisi
Yazık ki ne yazık.
Prof.Dr. Necmettin ERBAKAN Hoca yeniden Saadet Partisi’nin genel başkanı.
Bu ne vahim bir durumdur. Erbakan ismi gerek mühendislikte gerekse politikada bir markadır ve bu marka gün gün bozuk para gibi harcanmakta. işin kötüsü, bizzat Sayın Erbakan Hoca’nın kendisi kendi
markasını harcamaktadır. Bu durumun adı, SAADET PARTİSİNİN HARAKİRİSİveya SAADET PARTİSİ’NİN İNTİHARIdır.
Açgözlülüğün veya dünyalık hırsının sınırlarını çizmek oldukça güç bir olgudur. Sayın Erbakan Hoca’nın bu hareketi tarihteki yerini almış olan KRALLIK veya kısmen HALİFELİK olgusunun bir özentisi olsa gerek. Erbakan Hoca zannediyor ki, Kendi ismi altında Oğlu Erbakan’ın saadetli bir Saadet Partisi başkanlığı yapacağını. Devamını Okuyun
Etiketler: erbakan, mücahit erbakan, numan kurtulmuş, politika, prof.dr. necmettin erbakan, prof.dr. numan kurtulmuş, saadet partisi, saadet partisinin çöküşü, saadetin bitişi, saadetin intiharı, Siyaset, Toplum, yeni oluşum, yeni parti arayışı