Mutluluğun Obezce Tüketilmesi ve 2011 Yılına ve 2050 Yılına Göre Tanımının İrdelenmesi Üzerine (Toplumbilimsel Değini)

Hemen hemen bütün insanlar tarafından bütün bir ömür boyunca idealize edilen, elde edilmesi veya yaşanılması hayal edilen şeylerin başında "mutluluk" gelmektedir. Bu öyle dramatik bir serap veya öyle büyük bir yanılsamadır ki, bireyler mutluluğu hedeflerken, toplum da mutluluğu idealize ederken, ona karşı dudak büküp yüz çevirirken, sorunları, kavgaları, şikayetleri, savaşları, gözyaşını veya kanı izlemeyi tercih etmektedir.

Toplumun sorun veya huzursuzluğu "mutluluğa" ve/veya "başarıya" tercih etmesi yani iki yüzlü yaklaşımı, bireyleri mutluluk aleyhine şirazeden çıkarmaktadır. Diğer bir deyişle toplum SÖZDE mutluluğu isterken, mutsuzluğa veya soruna olan aşırı ilgisi, bireylerin mutluluğu çabucak dahası derhal tüketmesine neden olmaktadır.

Tıpkı, günümüzdeki yeni yetme çocukların iflah olmaz veya akıl almaz tatminsizliklerinde olduğu gibi, hep yaşanılan anın bir sonrası hayal edilmekte veya beklenmekte. Bu kronoloji hayat süreci ise eğer, şu an için yaşanılan mutsuzluk ta olsa, mutluluk ta olsa, bir sonraki aşaması şiddetle beklenmektedir. Bir sonraki aşamanın mutsuzluk hatta hatta felaket bile olması sırf hayatın bir sonraki aşaması olduğu için coşkuyla yaşanmak, tüketilmek istenmektedir. Yedi koldan değil yediyüz koldan kemirilen veya tüketilen mutluluk, zaten tümör haline gelmiş kozasallaşan insanlar için yaşamın VARSAYILAN AYARI haline gelmiştir.

Mutluluğun Tüketilmesindeki Obezleşme Acaba Tüketim Toplumunun Bir Sonucu mu?

Kanımca evet. Yani lafı uzatmadan bu yargıyı varsayım haline getirebiliriz.

Çünkü:

Mutluluk Obezliği bir yandan da conformist yaşam kalıbının uzantısıdır. Kozasal ve hızlı yaşam kalıbı, SIRF BİR SONRAKİ SÜRECE AŞAMAYA GEÇ(EBİL)MEK İÇİN mutluluğu da tüketmek istiyor. Bu durum bu gün için önemli bir sorundur. Toplumsal anlamda çok büyük oranda endişe duyulacak bir gerçektir. Peki durum bu kadar ciddi eken BU GÜN VE YAKIN GELECEK İÇİN endişe duyulsa da UZUN VADEDE endişe duyulacak bir durum söz konusu mudur?

El Cevap: Hayır.

Çünkü bireyler 30-40 yıl sonra başkaca bir yaşam kalıbında veya modunda olacaktır.

Düşünün: Bu güne göre çok daha fazla bireyselleşmiş, kozasallaşmış, kişiliksizleşmiş ve/veya robotlaşmış bir insan kitlesinin hatta (k)alabalığının içinde biyolojik anlamda sürdürülen yaşama ilişkin kaç milimetrelik bir mutluluk yaşanacaktır. Yaşansa bile buna (bu günkü anlamda) ne kadar mutluluk denilecektir.

20-30 yıl sonra zaten toplumda hemen hemen hiç bir aile kalmayacağı için, varolan aileler de nükleer aile olacağı için ve de mutluluk birlikte yaşanılan bir olgu olduğu için bu güne göre mutluluğun tanımının abesliğini siz takdir edersiniz.

Bu toplumbilimsel gerçeğin şu olmadığını da belirtmek isterim:

Dünün kağıt bası kitap satın alan, yayınlayan, okuyan, taşıyan bir kişinin mutluluğu ile bu günün elektronik bir kitap satın alan, taşıyan veya okuyan kişinin mutluluğu ayrı tanımlanmaktadır. Tanımlanmalıdır da. Ancak ne var ki, ben bu yazım ile sadece mutluluğun hızlı tüketildiğini ortaya koymuyorum. Aynı zamanda çok yakın gelecekte neredeyse bu güne göre tanımlanamayacak derecede anlamının farklılaşmakta olduğunu ortaya koyuyorum. Bu güne göre tanımlanan mutluluk ile 30 yıl sonraki mutluluğun tanımın yan yana getirildiğinde, çok doğal olarak (bu güne göre düşünüldüğünde) yeni mutluluk tanımı saçma sapan anlamsız bir OLGU olduğunu görülecektir.

Neden Bu Yazı Pazar Yazısı Olarak Yayınlandı:

Bu yazı aslında fütüroloji (gelecek bilimi) kategorisinde kaleme alınmalıydı. Ancak pazar günleri mutluluğu arayan mutluluğu yaşayan / yaşamak isteyen insanların gelecek 40 yıl içinde çok farklı şeyler arayacağını belki de hiç aramayacağını pazar yazısı ile vurgulamak istedim.

Bu yazıda bu gün nelerden mutlu olmaktayız yarın nelerden mutlu olacağız konusuna girme gereğini görmedim. Zira bu ayrı bir yazı konusudur. Obezce tüketilmekte olan mutluluğun anlamında KÜMÜLATİF OLARAK bir kayma olduğunu vurgulamak istedim.

İlk fırsatta DÜNÜN MUTLULUĞU – BU GÜNÜN MUTLULUĞU – YARININ MUTLULUĞU konulu listeli bir yazı kaleme almak ümidi ile,

((((MUTLU ))))) pazarlar efendim. Kalın sağlıcakla.

Bir pazar günü, gün batımıyla (mümkünse sahil kenarında) bir can dost/dostlar eşliğinde pazar kahvesi içmenin mutluluğunu hala "doyumsuz" olarak tanımlamakla yetinelim. Ne dersiniz?

Not: Bu yazı, www.bilgiagi.net, www.bilgievreni.com, www.gazetecanik.com, www.kamudanhaber.com, www.siyasalforum.net, www.ahmetfidan.com ile, Halkın Sesi, Gazete Canik vb. kağıt bası gazetelerde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,