Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

:: Ekonomi

 

 

Photo: Dijital Feodalizm ve Yapay Zeka

Dijital Feodalizmde Hak Arayışı: Google, Yapay Zekâ ve İçerik Üreticisinin “Konfor Alanı”

Giriş-ve-Sonuç:

Bedava Sirke Döneminin Hazin Sonu

İnternet ekosistemi, kurulduğu günden bu yana hiç bu kadar büyük bir ontolojik krizle karşı karşıya kalmamıştı. Yıllardır Google üzerinden trafik çekip, reklam pastasından pay kapmaya çalışan web siteleri, bugünlerde büyük bir feryat figan içinde. Sebep malum: Arama motoru devi, algoritmalarına yapay zekâyı (AI) entegre ederek artık kullanıcıya “link” değil, doğrudan “cevap” sunmaya başladı. Dünya kamuoyunda ve yayıncılar nezdinde kopan fırtınanın özeti şu: “Trafiğimiz azalacak, mahvoluyoruz!”

Peki, gerçekten öyle mi? Yoksa yıllardır alıştığımız o “dijital konfor alanı” sarsıldığı için mi bu kadar gürültü çıkarıyoruz? Şunu sormak lazım: Bu platformlar birer kamu kuruluşu mu, yoksa kâr odaklı birer teknoloji şirketi mi?

Ben tamı tamına bir çeyrek yüzyıldır dijital içerik üretiyorum, yönettiğim web portallerinin bir kısmı dünyada ilk ve tek. İçerik sağlayıcı emektar olarak ben kendimde böyle bir hak görmüyorum da size ne oluyor kuzum! Devamını Okuyun

 

Resim: Demogra-fik-fik

Üç Kuşağın, Çocuk Peydahlaması Üzerine Sosyo Ekonomik Analiz:

X; Haydi hemen,

Y, Acaba,

Z, “HAYATTA OLMAZ!

“Kardeşlerimmmm!!!

En az üç çocuk!” diyeliden beri 30 yıl geçti. X kuşağı, kulağına megafonla dayatılan bu sesi dinledi ve cümbür cemaat en az üç çocuk peydahladı.

Sıra Y kuşağına geldiğinde, sözün tılsımı gittiği gibi, sözü söyleyenin de tılsımı gittiği için, “acaba” demeye başladılar.

Z kuşağına geldiğinde, ekonomi dibe doğru inişteyken, teknoloji ve bireyselleşme çıkıştayken, “çocuk” ve “sosyal güvence” birbirinden jet hızıyla uzaklaşırken, z kuşağı bu sese kulak verdi:

“Hayatta olmaz, sakın haaaa.

Evet sevgili okurlarım;

Z kuşağının neden çocuk peydahlamaması ile ilgili SOSYAL, KÜLTÜREL, EKONOMİK, TEKNOLOJİK, FİZİKSEL, BİYOLOJİK ve PSİKOLOJİK açıdan Devamını Okuyun

Etiketler: ,

Mayıs 27th, 2024 | in Ekonomi, Hukuk, Siyaset/Politika | Yorum Yapin

 

Resim: İyi Niyetli Etik Kapsamlı Sıralı Hak Arama Yolları

Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğü ile Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği Arasındaki Alegori

Yazı Alt Başlığı: Kamu Yönetiminde Tüzüklerin Yönetmelikleştirilmesi Süreci[1]

Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğü (SSHT) nün değişim gerekçeleri, alegorisi veya gizemması toplum katmanlarında konuşulmaya devam edilirken bazı gri alanların giderilmesi gereksinimi doğmuştur.

Türk silahlı kuvvetleri ve ASAL (Askeralma) teşkilatı 1839, 1879, 1928 yıllarında değişim geçirmiştir. 1983’te kabul edilen 2941 sayılı 24 maddelik Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu[2] ile seferberlik sistemi değişime uğramıştır. 1990 yılında yayınlanan 110 maddelik Devamını Okuyun

 

Resim: Hukuka ve Etiğe Takılmayan Eylemlerin Hakkaniyete Takılması Üzerine

Hukuka ve Etiğe Takılmayan Eylemlerin Hakkaniyete Takılması Hususu Üzerine Bir Kaç Öneri

VAKA:
Bir Ağustos sıcağında, üretici firmalar, (mandıralar) soğutması olmayan tankerle süt topluyorlar köylülerden.

Bir gün boyunca o mahalle senin bu mahalle benim süt toplanıyor. Peki; sütler bu sıcakta bozulmuyor mu? Hayır! Neden, çünkü,
Sütü toplayanlar, tankerin içine iki bardak hidrojen peroksit döküyor ve akşama kadar bir şey olmuyor.
Hidrojen peroksit denilen şey hanımların saçlarının rengini açmak için kullandıkları bir kimyasal.))
Çok kötü değil, SADECE CANLILARI ÖLDÜRÜYOR.
E tabi ki, süte koyunca bütün bakteriler ölüyor, geriye bozulacak bir şey de kalmıyor.))
DOĞALA ÖZDEŞ SÜT!!)))

Peki bütün bunlar hukuka aykırı mı, HAYIR
Etiğe aykırı mı, HUKUKA AYKIRI OLMADIĞI İÇİN, PRENSİP OLARAK BİR ÜRETİM SÜREÇ DETAYI O NEDENLE HAYIR.

Şimdi gelelim konuya:

Hukuk, toplum dinamizmi ile paralel gelişemiyorsa ya da Devamını Okuyun

Etiketler:

Haziran 1st, 2022 | in Ekonomi, Kültür ve Sanat, Psikoloji | Yorum Yapin

 

Resim: Niccolò Machiavelli, Kırkdokuz Elli, Bir Yarım Yüzyılın Dejavusu

 

Niccolò Machiavelli okuyorum.
Okudukça İbrahim Zübükzadeyi hatırlayıp DEJAWUUUUUWWWW diyorum.
Sevgili Aziz Nesin ne güzel yazmış. Ve o huysuz, cimri (tutumlu)))) adam, Kâmâl Sunal ne de güzel canlandırmış.
Dejawu yaşamak için, bu günün yönetim tarzını anlamak için, Machiavelli okumak beni daraltır derseniz o zaman bir kez daha, ZÜBÜK filmini izleyin ve siz de gülümseyin.
Önce gülümseyelim, ardından, Dejavuunun gizemiyle trajikomik kategoriden ilerleyerek, yandan yandan dokunduralım. İşe Machiavelli’ye yüzeysel de olsa minik değinilerle başlayalım.
Hz. Machiavelli:
İtalyan Rönesansının en önemli figürlerinden diye başlasak ta bir kaç paragraflık girizgah niteliğindeki biyografisine, wikipedi, kendisini tarih ve politika biliminin kurucu saymış. (Bu fikre katılmasam da, wikipedi’nin bu başlıktaki maddesini / ‘entrisini’ değiştirmeye muktedir olmadığım için, “he diyoruz” geçiyoruz.
Benim ilk okuduğum kitabı “prens” tir. Tabi o zamanlar mecburen çevirilerden okuyorduk. Belli bir zaman Devamını Okuyun

 

Resim: Bilimsel Dergilerde Yazar Ücretli Yayıncılığın Esasları

YÖK Genel Kurulu, 30/12/2021 tarih ve 2021/18 sayılı bir karar almıştır. Bu kararı da, 25/01/2022 de ÜAK sayfasından duyurmuştur. Karar, Predatör (Yağmacı) Dergilere İlişkin bir karardı. Görünüşte bilimsel yayıncılığın daha kaliteli hale gelmesi için konulan bir takım standartlar olsa da, kararın içeriği ve kapsamı aynı konuya ilişkin daha önceki kararından bir nebze daha ayrıntılıydı. Ancak bu ayrıntı, başlı başına büyük başkaca gri alanlar doğurmuştur.

YÖK’ün bu kararının özde ve niyette, ülkemizdeki Bilimsel Dergilerin standardının daha da yükselmesini amaçladığı konusunda hiçbir tereddüdümüz yoktur. Devletimizin tüm kurum ve kuruluşlarıyla almış olduğu kararlara uymak kurumsal ve bireysel anlamda Devamını Okuyun