Nöbet Dönemlerindeki İletişimin Sağlık Personelinin Evliliklerindeki Çatırdamaya Etkisi

Prof.Dr. Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA 23.01.2012 tarihli www.bilgiagi.net teki yazısına "Sağlık Çalışanları Arasında Boşanmalar Zirvede" başlığını atmış. Başlık ve yazı içeriği analitik ve ampirik olarak doğrudur. Ama sosyolojik olarak doğru değildir. Zira yazı içeriğindeki iddianın aksine sektördeki boşanmaya neden olan en başat faktör, İLETİŞİM ve onun yaygınlaşmasıdır.

Tüm Sağlık-Sen’in yaptığı araştırma sendika gözüyle yapılan bir araştırmadır ve araştırmanın popülist sonuçları zaten deklare edilmiştir.

Sendika’nın araştırmasında ortaya konulan boşanma faktörleri arasında belirtilen, “eşlerin birbirine karşı ilgisizliği, anlayışsızlığı, nöbetlerden dolayı birbirlerini görememesi, çocuklara ve eşlere zaman ayıramaması ve ekonomik sıkıntılar” v.b. faktörlerin doğruluğu ancak ve ancak boşanma olayında boşanmayı tetikleyen faktörler arasındaki ağırlıklanmadır. A faktörü de B faktörü de boşanmayı tetiklemiş olabilir. Bunlardan A faktörünün boşanmadaki etkisi % 90 iken B faktörünün etkisi yüzde 10 ise, bu faktörleri yan yana getirmek bile başlı başına rakamları okuma anlama ve aktarma hatası olacaktır.

Şunu da kesinlikle karıştırmamak gerekir ki, bir olay veya olguya etkiyen faktörlerin her biri aynı ağırlıkta olmadığı gibi aynı düzeyde de olmayabilir. Örneğin, eşlerin birbirine karşı anlayış ve ilgisizliğinin, tahammülsüzlüğün birincil nedeni, eşlerden birinin veya her ikisinin nöbet boyunca önlerindeki sihirli ekranda başka biriyle iletişim halinde olmaları ve evlilik müessesenin içine bir başka karşı cins tarafından nüfuz edilebilmesinin kolaylığıdır. Sağlık kuruluşlarında ve nöbet / vardiya sistemiyle çalışılan bütün işlerde aynı durum söz konusudur. Zira iletişimim bu yönde ortaya koyduğu inanılmaz özgürlük çiftleri çok hızlı bir şekilde çözmekte, çiftler karşılarındaki yeni yüzün, yeni sesin, yeni manyetik etkinin akımına kapılarak eşinin yılardır devam eden düzenini veya kendisine verdiği çoğu şeyi “sıkıcı” “anlayışsız”, “kaba”, “düşüncesiz” olarak okumaya başlamaktadır. Bu özellikle sağlık sektöründe her iki çift için geçerlidir. Taraflar arasında başı çeken erkek olsa da yine de her iki cinsiyet arasında çok önemli bir fark yoktur.

Üstelik sendikanın boşanmaya gerekçe gösterdiği faktör, geçim sıkıntısı değildir. Tam tersine son derece rahat geçindikleri için sağlık sektöründe çalışanlara bu rahatlık batmaktadır. Yani ekonomik doygunluğa ulaşmış çiftler kendilerine yeni maceralar, aksiyonlar aramaktadırlar. Ve bunu da önlerindeki (adına internet ve/veya cep telefonu denilen) sihirli ekranda bulmaktadırlar. Öyle ki, tarafların her ikisinin de tuzu kuru olduğundan, yani hem karının hem kocanın diğer çalışanlara göre (kamudaki diğer çalışanlar ve özel sektörde asgari ücrete talim edenlere göre) hayli iyi bir maaşı olduğundan birbirlerine tahammül etmeleri için neredeyse (varsa) çocuklar haricinde hiçbir neden kalmamaktadır. Ayrıca, boşanmalardaki artış o boyutlara vardı ki, taraflar artık kendi gelecekleri yanında çocukların geleceğini hiç görmemeye başladılar. Çocuğun daha yeni doğmuş olması bile tarafları boşanmadan neredeyse zerre kadar etkilememeye başladı. Bunlar toplumbilimsel / gerçeklerdir. Benim iddiam değil toplumun sosyolojik anlamdaki fotoğrafıdır. Fotoğrafı kötü okuyorsam takdir okuyucularımındır. Ama ben bu fotoğrafı kötü okumadığımı düşünüyorum.

Sağlık çalışanları arasında boşanma oranının yüzde 50 yi geçmesi vahim bir durumdur. Tüm Sağlık-Sen’in 2011 yılında yaptığı araştırmanın en önemli sonucu budur. Bunu en başta Sağlık Bakanı ve ardından Aileden sorumlu devlet bakanı iyi okumalıdır ve ivedilikle çözüme yönelik politik eylemler başlatılmalıdır.

Peki şu olsun bu olsun yaz sabunla köpürt. Bütün köşe yazarları bunu yapar. Efendim şöyle de böyle de. Binbir türlü yakınma veya serzeniş.

Sonuç sonuç, sonuç!: Şikayet öneri ile anlam kazanır. O halde neler yapılabilir. Ahmet Fidan resmi anlamda bir insan kaynakları yönetimi uzmanı olarak ve kent psikolojisi bilimi emekçisi olarak ne önerilerde bulunur?

Yazalım efendim. (Allahtan yazdıklarım özellikle devlet üst yönetimi tarafından okunmakta ve uygulamaya konulmaktadır. Bunu çoğu zaman bizzat takip etmişimdir. Bu da Bilgi Ağı’nın gücündendir sanırım.

Çözüm Önerilerimiz: (Sağlık Bakanlığına Yönelik)

1. Acilen esnek çalışmaya geçilmeli. İş kanunu artık buna uygun. Kurbağaları ürkütmeden memurlara da bu sistem uygulanmalı. Gerekirse DMK kanun tasarısı hızlandırılmalı. Hatta DMK yerine Kamu Personel Kanunu (KPK) çıkarılmalı, bu kanun kamudaki bütün personeli kapsamalı, memurlar A, işçiler B sınıfı olarak gerekirse kategorizasyon yapılabilir. Tıpkı 4/a, 4/b, 4/c deki sistem gibi.

2. Sağlık personelinin çalıştığı kuruma yakın yerlerde oturmalarına özellikle önem ve özen gösterilmeli. Bu konuda yeniden sektör içi ulusal ikamet planlaması yapılmalıdır. Bu madde ulusal bazda ivedilikle işletilmeli.)

3. Teknolojik faktörler aile kurumunu zedeliyorsa, bu faktörleri aileyi koruyacak şekilde kullanmalı. Özellikle teknoloji yoğun birimlerde iş akışının evden yönetimi sağlanmalı, çalışma/mesai düzeni buna uygun hale getirilmeli.

4. Kuruma bağımlılık (fiziksel anlamda olay yerinde bulunma) yine teknolojik donanım ile azaltılmalı, örneğin gözlemlerde kamera sistemi aktif olarak kullanılmalı. Zaten ikametgah planlamasıyla teknolojik reorganizasyon bütünleşik uygulandığında son derece etkin bir çözüm bulunacaktır.

5. Sık sık personel içi etkinlikler düzenlenmeli, teknolojinin birbirinden kopardığı personel, kurum içi sosyal etkinliklerle kaynaştırılmalı. Çiftlerin ailecek birbiriyle rutin görüşmeleri sağlanmalı. (Sadece bu öneri bile sorunun aşılmasına yönelik çok önemli sonuçlar verecektir. Zira bunun kurum bütçesine bir yükü olmayacaktır. Sadece kurum koordine edecek, ayrıntıya müdahale etmeyecek. Sürekli ve düzenli olarak etkinlikleri kontrol edecek.

6. Doktor, hemşire, sağlık memuru, düz memur arasındaki PSİKOLOJİK KAST SİSTEMİ kırılmalı, kırıl(a)masa bile en azından gevşetilmeli. Zira bütün dağları doktorlar yaratmadı. Doktor hemşireye çemkirir, hemşire, sağlık memuruna, sağlık memuru hasta bakıcısına, hasta bakıcısı veya satıcısı ))) da hastaya… Döner dolaşır ezilen üzülen ve de büzülen yine vatandaş olur. anası bir tarafa babası bir tarafa gitmiş çocuğa olur. Sektör içindeki personel kendi içinde merhabalaştığı sürece bu evliliklerin gücünü artırır. Zira personel kendi içinde yabancılaştıkça, yabancılara, tanımadıklarına, sihirli ekranın içindekilere meyletmeye başlar. Personel etkinlikleri ailesel bazda yapılınca, personelin birbirini ayartmasının da önüne geçilmiş olur. Zira eşler, birbirinin eşleriyle tanışmış olurlar bu da evlilik dışı gönül kaymalarını zorlaştırır. Aile içi denetim, kurumsal sosyal denetime dönüşür. Bu da çiftlerde yeni bir psiko-otokontrol sistemi doğurur.

7. Gecenin bu saatinde işim gücüm bitti, sağlık bakanlığının personelinin evliliklerini kurtarmak için kafa yoruyorum. Eyy sağlık bakanım desem de sağlık bakanımız bu yazımı okumaz, okuyamaz, okumaya zamanı olmaz. Muhatabım bakanımızın müsteşarı da değil, zira onun da okumaya fırsatı olmaz. Muhatabım, Sağlık Bakanı Müsteşarının danışmanı veya yardımcısı olur. Gazoz kapağı takacaksanız bana madalya olarak, lütfen altın varaklı ya da en azından sarı yaldızlı boya ile boyanmış bir gazoz kapağı takın. Mutlu olayın gaza geleyim ki, sizlere yine yeni güpgüzel önerilerde bulunayım. Bunlar ne ki, isteseniz size yedi değil yetmiş öneride bulunurum. Hem bulduğum öneriler ilave bütçe harcamanızı da gerektirmez.

Arayın efendim. Telefonum 7/24 açıktır. Hem çok kısa zamanda sonuç alırsınız. Telefonunuzu bekliyorum Sayın Sağlık Bakanımızın müsteşarının yardımcısı v.s.

Not:

Bu yazı, http://www.bilgiagi.net, www.timeturk.com, http://www.bilgievreni.com, http://www.kamudanhaber.com, http://www.siyasalforum.org, http://www.gazetecanik.com, http://www.gercekgazete.web.tr, ile, Gazete Canik, Gerçek, vb. kağıt bası gazetelerde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Etiketler:, , , , , , ,