Devletlerin, Kurumların ve İstisnasız Her Bireyin Yaşamlarında (İçinde) Elektrik/Elektroniğin Olmadığı Bir "b" Planı Olmalıdır!

Tarihin Sonu, Kime Göre ve Hangi Ölçüye Göre

Dünyada çoğu şey olduğu gibi "tarih" kavramı da görecelidir. Evrenin yaradılışından bu güne geçen zamanı dilimleme tarzı ve/veya yöntemikültürden kültüre, medeniyetten medeniyete farklılık gösterir. Herkes tarafından kabul edilen tarih, bu gün için miladi takvim olsa bile,miladi takvim duygudan ya da fizikoşimik olaylardan bîhaberdir. Maya takvimi, olayları ve zaman dilimlerini fizik ve fizik ötesi olaylarla birlikte değerlendirir. Bu anlamda maya takvimi duygusal, diğer bir tabirle mutasavvıf birtakvimdir.

21 Aralık 2012 de maya takviminin sonuna gelinmiş oluyor. Yani 5. Güneş çağı kapanıyor. Kur'anda ise, Araf:38. ayette bu konunun bilgisini Yüce Yaratıcı kendi uhdesinde tutmuştur. Herkesin bildiği gibi, büyük ve küçük alametlerle işaretler ortaya koymuştur. Metafizik anlamlarla yüklü olan maya takviminin bu işareti aslında 5. güneş çağından sonra yeni bir çağın başlangıcını da ortaya koymaktadır. Yani Maya takvimine göre son var ama bu son 5. güneş çağının sonu. Buna göre 21 Aralık tarihi, (en uzun gecenin olduğu tarih) ne gibi olağanüstü olaylara gebe olacağını yaşayarak göreceğiz.

Yine de ben derim ki, bu tarihlerde, mümkün olduğunca kentlerde, deniz kenarlarında, tehlikeli nükleer santrallerin 100 km yakınında bulunmamak gerek. Tedbirli olmaktan zarar gelmez.

Dikkat!

Kim Ne Derse Desin, ara başlıkta dile getirdiğim hususta ben sizin dikkatinizi çektiğim için değil, bunları ben yazdığım için değil, hatta son zamanlarda 2012 yılına özgü astronomik ve astrolojik tartışmalar için değil, düz mantık gereği, akıl ve izan gereği tedbirli olmak gerek. Öyle ki, kim nerede ne yapacaksa "b" planının varsayılan bir ayar veya öngörü olma zorunluluğu vardır. Bu "b" planında elektrikli ve/veya elektronik hiç bir şeyin çalışmadığı öngörülüp ona göre plan ve eylem yapılması temel noktadır.

Güneş Patlaması ve Uzantıları: Dünyalık Palyatif "beka tedbirleri"

[Kozmik ışıma, / kozmik enerji patlaması, pile, elektik kablosuna, enerji kaynağına bağlı bilinen bütün elektroniğin iflas etmesine neden olacaktır. Her hangi bir zaman diliminde dünyayı bütünüyle etkileyecek bir güneş patlaması çok hızlı bir şekilde bir çok noktada küresel kitlesel konvansiyonel çevre veya doğa felaketlerini beraberinde getirecektir. Şunu da belirtmem gerekir ki, çok çok küçük güneş patlaması veya radyoaktif / radyasyonik ışıma dönemlerinde yapacağınız ilk iş, değerli veya önemli elektronk cihazlarınızın derhal kablosunu prizden çekmeniz veya güç kaynağından veya bataryasından ayırmanızdır. En azından cihazlarınızı tekrar kullanma şansını yakalamış olursunuz. Bu bilgiler elekronik cihazlarınız için "beka tedbirleri"dir.))]

Dünyanın Sonu mu Evrenin Sonu mu?

Dünyanın sonu acaba evrenin sonuyla aynı tarihe mi denk gelecek. Bu konuyu üç aşamalı ele almak gerek. Birincisi, ölümlü olan insanın bizzatihi kendi ölümü olan kıyamettir. Ne zaman öleceği bilinmez. İkincisi dünya gezegeninin yok olması ya da kullanılmaz hale gelmesi, üzerinde canlı kalmaması ki bununla ilgili bu günkü pozitif bilim düzeyiyle bile ne zaman ne olacağı net bir şekilde bilinmemektedir. Ancak şu var ki, gerek küresel ısınmanın extrapole bilgisi, gerek ozon seyrelmesinin extrapole bilgisi, gerekse insan sayısının artmasına karşı dünya yüzey genişliğinin sabitliği, radyoaktif kirlilik, yeraltı su ve petrol kaynaklarının tüketilmesi nedeniyle oluşacak boşlukların yer kürenin dengesinin bozulması üzerinde artan oranlı etkisi, yaşlı dünyamızın sona doğru yaklaştığını zaten göstermektedir. Pozitif bilimle baktığımızda, iki üç ihtimalden başka bir seçenek bulunmamaktadır. Ya küresel ısınma vb. nedenlerle oluşacak konvansiyonel bir felaket, ya yer kürenin maden ve petrol kaynakları nedeniyle dengesiz kullanımı sonucu manyetizmasının bozulması ile ortaya çıkacak küresel bir deprem ve yolaçacağı felaketler, ya da en güçlü ihtimalle güneş patlaması veya kozmik ışıma olacaktır.

Üçüncü olarak ise, bütün bir evrenin ölümü, güneş sisteminin bir kara deliğe dönüşmesi vb. bu günkü bilimle kolay kolay kestirilemeyen bir olayın vuku bulması.

Doğanın İntikamı Bir Harakiri mi?

Doğa mı harakiri yapacak yoksa harakiriyi biz kendini bilmez insanlar mı yapacak. Tabiatı kabul etmeyen, ona saygısız olup hor gören, tabiatın intikamına mahkum olacaktır. Sanırım "kıyamet bile kopsa ağaç dikin" anlamındaki hadisi duymuşsunuzdur. Son ve en gelişmiş (cihanşûmul) din olan İslâm bunu emrediyor, ben söylemiyorum. O halde kayıtsız kalmayalım. Ağaç dikemesek bile yeşili / doğayı koruyalım. Aksi takdirde doğa bizden intikamını çok acı bir şekilde alır ve bu da hem birey olarak bizim hem toplum olarak bütün insanlığın KIYAMETİ OLUR.

Bu vesile ile, AKDENİZ ve KARADENİZ deki nükleer santral teşebbüslerini gerekçesi ne olursa olsun, protesto ediyorum.

Ülkemiz için ve bütün dünya için basiret dileklerimle.

Not

Bu yazı, http://www.bilgiagi.net, www.timeturk.com, http://www.bilgievreni.com, http://www.kamudanhaber.com, http://www.siyasalforum.org, http://www.gazetecanik.com, http://www.gercekgazete.web.tr, ile, Gazete Canik, Gerçek, vb. kağıt bası gazetelerde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,