Sevgili okurlarım. Beni bağışlayın. Bu gün işlerimin yoğunluğu nedeniyle yazımı yazamadım. Gündemimde konuların birikmesi de cabası. Ancak sizlere 1991 yılında kaleme aldığım ve 1996 senesinde Devamını Okuyun
:: Dil & Edebiyat
Yazar olduğunu zanneden, yazı yazdığını zannedenlere karalama cinsinden ithaftır.
Bu gün 9 Şubat 2008 Dünya Yılı.
Bu gün itibarıyla bu yazım hala entelektüel bir derinlik ifade etmektedir. Çünkü tarih itibarıyla henüz her bireyin beynine organik çipler entegre edilmedi. 9 Şubat 2018 itibarıyla bu yazdıklarımın hiçbir anlamı olmayacaktır. Çünkü her canlı varlığın beynine önce telefon numaraları gibi basit düzey hafıza kartları, daha sonra Devamını Okuyun
Etiketler: dil, edebiyat, Kültür ve Sanat
Turkche’nin küresel tsunamiyle gelişini görürken, beş dakika sonra ardında bırakacağı korkunç enkazı düşünüyorum da, acaba teşbihte hata mı yapıyorum diye endişe ediyorum. Yoksa diyorum cybersapience insan topluluğunda insancıklar çok daha fazla mutlu ve mesut mu olacaklar. Devamını Okuyun
Etiketler: dil, Dünya, edebiyat, insan, Kültür ve Sanat, Toplum
Turkche mi Türkçe mi Diye Sorarken, Feryadımızı Kim Takar!
Kapitalizmin kültürü, ağzımızdaki dilimizi dilimlerken, bu kültürün üzerinde durduğu küresel sermaye ise, ülkemizin, ulusumuzun dilini mikro parçalarla dilimlemekte. Bu aslında bütün dünyada trajikomik, trajikomik olduğu kadar da endişe verici bir durumdur.
Etiketler: dil, Dünya, edebiyat, insan, Kültür ve Sanat, Toplum
Sevgili okurlarım,
Bir hafta ayrı kalacağız dedik, bir uluslararası iki ulusal program derken iki haftada ancak dönebildik. Tabi bu arada üstümde bir tonluk yazı yükü oluştu.
Son iki haftadır yurt içinde farklı illerde olabildiğince çok farklı ortamlarda bulundum. Devamını Okuyun
Etiketler: dil, Dünya, edebiyat, insan, Kültür ve Sanat, Toplum
Yeni yetme gençlerin cep telefonu mesajlarını, e postalarını, yazılı sohbetlerini gördükçe Türk Dili ve Türk Edebiyatı üzerine ağıtlar yazmak istiyorum.
Bu pop ve sözde tiki gençlik kendilerine göre yaratmış oldukları eksiketek cümleler kurmayı, sesli harfleri yok etmeyi, kelimeleri bozarak söylemeyi maharet saymaktalar. Ayrıca her gün yine yeni hafifmeşrep dizilerdeki dramatik karakterlerden bu örnekleri harfiyen öğrenmekte ve bunu kendi içsel hayatlarında baskın olarak kullanmaktalar.
Bir koldan küreselleşme etkisiyle Türkçe üzerine Latin kaynaklı kelimeler saldırıp ve acımasızca yerleşirken, bir koldan da bu kelimelerin eksiketek yazılması, (eksiketek: sesli harflerin kullanılmayarak oluşturulan yazı türü) bir koldan da yine Türkçedeki kelimelerin bozularak aksan değiştirerek telaffuz edilmesi kültürümüzü dil bazında hepten törpülemektedir. Devamını Okuyun
Etiketler: edebiyat








