aglarin-agasi

 

Bu gün Pazartesi.

Ağ açısından ve ağa açısından önemli bir gün.

Bu gün işyerlerinin ofislerin / pazarların açıldığı gün. Bu gün ağın en yoğun günü. Ağanın da yoğun günü. Kapının açılmasından sonra ilk işlerden birisi düğmeye dokunmak. Neyin düğmesi bu? Cam veya plazma ekranın düğmesi. Düğmeye dokunduğumuzdan itibaren işyerinden çıkana kadar geçen zaman boyunca herkes ağı ve ağların ağasını beslemekte.

Eskiden pazaryerlerinde en merkezdeki dükkanı tutmak en kazançlı şeylerden biriydi. Çünkü kalabalığın ne kadar ortasında olursanız, o kadar müşteri demekti. Yani pazar yerinin ortaları insan ağının ortalarıydı.

O günün kalabalık merkezlerde dükkan açan ağaları 1980 li yıllardan bu yana cam ve plazma ekranlara dokunmakta geç kaldılarsa eğer, dijitalin ağ(@)ları arasına giremediler.

Bilgiyi SAYMA makinesine karşı mesafeli olan tüccarları, pazarın reelden dijitale kayması karşısında (sinirden) keçileri saymaya başladılar.

Sürekli olarak kağıdın ve kitabın sonunun geldiğini söyledikçe bana itiraz eden takoz kafalar, dijital ağalara yerleşmekte geç kaldıklarından sektörün pastasındaki ilk dilimi yiyip diğer dilimleri ikram etme ayrıcalığını kaçırıp pasta masasında pastadaki paydan pay kapmak için ellerini ovuşturmaya başladılar. Ne var ki at gitti, Üsküdar geçildi, KadıKÖY'de ağalar ağası kuruldu. KırŞEHİR'de de kırın kır saçlı şebeleği kaldı.

Dünkü ağanın kalabalığa gizlenip yığdığı SERMAYE, bu günün ‘ofishom’larındaki bilgisayar farelerince KEDİYE YÜKLENMİŞ, Üsküdar'ı aşıp Kadıköy'e yerleşen ucube tipli tanımlanamayan yaratıklar, KadıKÖY'de besledikleri KÖY farelerini Türkiye'nin bu günkü slikon vadisi olan MecidiyeKÖY, Levent Maslak havzasındaki burj tower'lara sürdüler. Levent'in burj towerlarında semiren ağ fareleri kendilerini klonlayarak bir parçalarını da Beylikdüzü havalisindeki Haramidere vadisine gönderdiler.

Dünün İstanbul şehrine girenlerin Haramidere'de dere kenarında yol kesen haramileri, bu günün ağ fareleri olup ağlarımıza girdi ve bunlar da önce virüs üretip sonra virüs koruma programlarının siidiilerini conconlayıp cafcaflı olarak piyasaya sürdüler. Yani ağda yığınlaşan dijital kullanıcı amelelere önce eşşeğini kaybettirip sonra buldurmak üzerine çalışan sistemleri kurdular, kurulan bu sistemle semirerek yiye yiye kudurdular, tıpkı Amerika’daki ağabeyleri gibi.

Dünün halim selim köyün kalabalık içindeki masum derebeyleri bu günün azman sanal korsanları olarak başımıza tebelleş olup yapışıp kaldılar. Allah sonumuzu hayreyleye.

Lafım kime nereye, kimlere nasıl gitti bilemem. Ama lafı ve mesajı alan aldı. Almayansa bakakaldı vesselam. Gülücüklerimle efendim.

Not:

Bu yazı, http://www.bilgiagi.net, www.timeturk.com, http://www.bilgievreni.com, http://www.siyasalforum.org, http://www.gercekgazete.web.tr, www.bolgeselhaber.com, www.sinematur.com, www.ahmetfidan.com ile, Kuzey, Gazete Gerçek, vb. kağıt bası gazetelerde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Etiketler:, , , , , , ,