Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

:: Kültür ve Sanat

 

Noel Baba ile Nasrettin hoca, iki ayrı kültürün dominant karakterleridir.

Her iki karakterin isimlerinin “N” harfiyle başlamasının dışında misyonlarında da kısmen paralellik vardır. Yalnız nasrettin hocanın noel babaya göre espritüel kişiliği, önüne konulan, karşısına çıkan Devamını Okuyun

Etiketler: , ,

Aralık 10th, 2007 | in Kültür ve Sanat | Yorum Yapin

Türkiye’de yabancı dil konusu tam anlamıyla bir bunalım (sendrom) dur. Bu bunalım işsizlik derdinin kalbe düşmesiyle başlayıp iş ortamına girmeyle birlikte kendini göstermektedir. İnanılmaz değerlerimiz ve potansiyelimiz bu sorun nedeniyle gün yüzüne çıkmayı beklemektedir.

Yabancı dil eğitimi, ilköğretimin üçüncü yılından itibaren beşe kadar haftada ikişer saat, beşinci seneden lise son sınıfa kadar dörder saat olarak müfredata alınmalıdır. Bu ivmeyle bir öğrenci ilk ve orta öğretimde bir yabancı dili İNTERMEDİATE seviyede bilmelidir. Yüksekokullarda veya fakültelerde bu seviyenin üstüne eğitim tamamlanmalı ve bir üniversite mezunu ileri, (advanced) seviyede, yabancı dil bilgisiyle donatılmalıdır. Devamını Okuyun

Etiketler:

Kasım 26th, 2007 | in Kültür ve Sanat | Yorum Yapin

Türkiye kaç uluslar arası anlaşmaya ortak olursa olsun, güneydoğu organındaki rahatsızlığa karşı seyirci kalamaz kalmamaktadır. Bu görüş ve düşüncede olan ihanet içindeki kişi gurup kurum ve kuruluşlara karşı pabuç bırakacak değildir.

Sınırlarımız dışında, (Kuzey Irak’ın fiili sınırı içinde ne düzeni kurarsa kursunlar bu bizi birinci derecede ilgilendirmez. Acilen yapılan veya yapılmakta olan, geniş kapsamlı doğu, dar kapsamlı güneydoğu bölgesinin, tam anlamıyla mikroptan arındırmak aciliyet içindedir ki şu an için bile kahraman Mehmetçiğimiz ve Türk Ordusu bölgede karakışa rağmen operasyonunu sürdürmektedir. Devamını Okuyun

Etiketler:

Kasım 15th, 2007 | in Kültür ve Sanat | Yorum Yapin

(GÜNDELİK OLAYLARA AVAL AVAL BAKAN’IN ULUSA USULCA SESLENİŞİ)

– Ey boşluklar içinde kıvranan aciz ve aynalı sazan milletim.


İçinizi dışınızı boş bırakmayın. İçinizde dininizi iyi saklayın. Dininizi sakın ola ki, vicdanınızdan dışarı çıkarmayın. Hem dışarıya çıkan dinin değeri kalır mı? Müslüman olduğunuzu kimseye söylemeyin. Dini duygularınızı hiç kimseye tavsiye etmeyin. Yoksa müslümanlığınızın da değeri kalmaz. Kutsal kitabınıza karşı saygıda kusur etmeyin, evinizin en görünmez köşesinde en güzel kılıflar veya çantalar içinde duvara asın. Hem öyle olur olmaz içini, açıp boşu boşuna karıştırmayın. Hem şunu da unutmayın ki kutsal kitabın meali bidattır. Siz onun manasını anlayamadığınız gibi kimse de anlayamaz. Kendinizi boşuna yıpratmayın. Devamını Okuyun

Etiketler:

Kasım 14th, 2007 | in Kültür ve Sanat | Yorum Yapin

Dünyanın önde gelen iletişim ustası televizyon programlarının halk kitleleri karşısında ayna görevini ne kadar başarılı yaparlarsa reyting’leri o kadar yüksek olur der. Hatta bu zatın “ayna teorisi” diye bir kuramı da vardır.
Bu kuram çerçevesinde şimdi yerli aynalı sazanlarımızı irdelemeye çalışalım.

– Aynalı sazan balığı yumuşak iklimleri sever. Kendisine tutulan aynaların karşısından ayrılamaz, zevkle ve itina ile bu aynanın şeklini alıverir. Televizyon dizilerini, reklamları, magazin ve paparazzi programlarını büyük bir konsantrasyon içinde temaşa eder, bu temaşadaki örnek kişileri ve olayları ayniyle tatbik eder. Devamını Okuyun

Etiketler: ,

Önceki yazımızda parmakucu toplumundan bahsetmiştik ama bu topluma nasıl gelindiğinden bahsetmemiştik. İster big bang diyelim ister yaratılış gerçeği diyelim ister teolojik ister materyalist bakışla bakalım insanoğlu’nun dünyaya ilk gelişinden buyana sürekli olarak bilgi ve bilim gelişme sürecini korumuştur. Tarih öncesi çağlardan ilk çağa kadar dünya üzerindeki devasa yapılar gizemini korurken bu yapıların normal şartlarda o zamanın insan aklıyla ortaya konulması ilk insanların bilgisiz veya evrimleşmiş yaratıklar olduğunu en başta çürütmektedir. Gerek Piramitler, gerek yer altı şehirleri, gerekse Babil’in asma bahçeleri vb. olağanüstü yapılar ilk insanların da güçlü bilgiyle donatıldığını göstermektedir. Bu bilgi yine insana yaratıcı taarfından verilmiş “AKIL” ögesi kullanılarak sürekli geliştirilip güçlendirilmiştir. Devamını Okuyun

Etiketler: , , , ,