<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Üzüm ve Hayat yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.ahmetfidan.com/gerekirse-yak-limanlari-gerekirse-at-kopruleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ahmetfidan.com/gerekirse-yak-limanlari-gerekirse-at-kopruleri/</link>
	<description>Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır</description>
	<lastBuildDate>Thu, 13 Feb 2020 16:42:02 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
	<item>
		<title>
		Yazar: fazilet		</title>
		<link>https://www.ahmetfidan.com/gerekirse-yak-limanlari-gerekirse-at-kopruleri/comment-page-1/#comment-10024</link>

		<dc:creator><![CDATA[fazilet]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 03:24:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgiagi.net/?p=15447#comment-10024</guid>

					<description><![CDATA[Sevgili Ahmet bey,çocukluğumdan kalan bi anımı anlattıktan sonra niye bu üzümü sevmediğimi anlayın.Ben anadolu kızıyım.Eskiden hersey el emegiyle olurdu.Bizim oralarda üzümler toplandıktan sonra adınada şirevet dedikleri tahtadan yapılmış oluklar vardı. Birbirine yakın ve borularla bağlantılıdır.üzümler önce şirevete konulur hortum tutularak yıkanır.Kadın olsun erkek olsun çıplak ayakları ile girer baslarlardı ezmeye.bazılarının tırnakları uzun veya tabanı yarıktı.pekmez,sirke, pestil yada cevizli sucuk da üzüm suyundan yapıldığı için hep o görüntüler gelirdi gözümün önüne.Çocukluk değilmi çok etkilendim.o yıldan beri hiç yemedim. Çocuklarım oldu.üzümü baskalarına aldırır evdekilere yıkattırır,onlarda yerken mutfaktan ayrılırdım hatta evden bile ayrılır komsuya kahve içmeye giderdim.hatta birgün komsum abla evinizde üzümmü yeniliyor dedi çok sasırdım.işte böyle... evin ilk çocuğu olmam nedeniyle o an sevmediğim yiyecekleri hemen kaldırmalarıda ayrı bi seçicilik kazandırdı.sonra çizme giydiler ama benim için iş işten gecmişti.şimdi de sağolsun teknoloji var.sizin bu kadar üzüleceğinizi bilmiyordum.sevgiyle...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Ahmet bey,çocukluğumdan kalan bi anımı anlattıktan sonra niye bu üzümü sevmediğimi anlayın.Ben anadolu kızıyım.Eskiden hersey el emegiyle olurdu.Bizim oralarda üzümler toplandıktan sonra adınada şirevet dedikleri tahtadan yapılmış oluklar vardı. Birbirine yakın ve borularla bağlantılıdır.üzümler önce şirevete konulur hortum tutularak yıkanır.Kadın olsun erkek olsun çıplak ayakları ile girer baslarlardı ezmeye.bazılarının tırnakları uzun veya tabanı yarıktı.pekmez,sirke, pestil yada cevizli sucuk da üzüm suyundan yapıldığı için hep o görüntüler gelirdi gözümün önüne.Çocukluk değilmi çok etkilendim.o yıldan beri hiç yemedim. Çocuklarım oldu.üzümü baskalarına aldırır evdekilere yıkattırır,onlarda yerken mutfaktan ayrılırdım hatta evden bile ayrılır komsuya kahve içmeye giderdim.hatta birgün komsum abla evinizde üzümmü yeniliyor dedi çok sasırdım.işte böyle&#8230; evin ilk çocuğu olmam nedeniyle o an sevmediğim yiyecekleri hemen kaldırmalarıda ayrı bi seçicilik kazandırdı.sonra çizme giydiler ama benim için iş işten gecmişti.şimdi de sağolsun teknoloji var.sizin bu kadar üzüleceğinizi bilmiyordum.sevgiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Uğur ÖZALTIN		</title>
		<link>https://www.ahmetfidan.com/gerekirse-yak-limanlari-gerekirse-at-kopruleri/comment-page-1/#comment-9919</link>

		<dc:creator><![CDATA[Uğur ÖZALTIN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 12:48:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgiagi.net/?p=15447#comment-9919</guid>

					<description><![CDATA[Manisa da yani üzümün vatanı şehirden biri olarak yazınızı ilgiyle okudum.

Çocukluğum dedemin bağında asmalar arasında koşmakla geçti.

Üzüm asmaları kışın budanır ve ocaklarda yakılır. Kışlık yakacak da düşündürmez bağcıya

Baharda yapraklarından zeytinyağlı yaprak sarması da şahane olur.

Tasavvufi görüşte koruk-üzüm-şarap sembolleri de önemlidir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa da yani üzümün vatanı şehirden biri olarak yazınızı ilgiyle okudum.</p>
<p>Çocukluğum dedemin bağında asmalar arasında koşmakla geçti.</p>
<p>Üzüm asmaları kışın budanır ve ocaklarda yakılır. Kışlık yakacak da düşündürmez bağcıya</p>
<p>Baharda yapraklarından zeytinyağlı yaprak sarması da şahane olur.</p>
<p>Tasavvufi görüşte koruk-üzüm-şarap sembolleri de önemlidir</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
