Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

İlk Site

Menüler

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

Sayaç

Who's Online

  • 1 Member.
  • 16 Guests.

:: İş yaşamı

 

Ocak 8th, 2017 | in Bilinçlenme, Eğitim, İş yaşamı, Kent/Şehir, Kültür ve Sanat, Pazar Yazıları, Psikoloji, Toplum, Yaşam | Durun, Gitmeyin! için yorumlar kapalı

 

Pes Etmeye Yeltenenler, Durun, Gitmeyinn!

Pes Etmeye Yeltenenler, Durun, Gitmeyinn!

 

Ülkemizde bir yığın yanlışları gördükçe kaçasınız geldiği olur. Değiştirmeye düzeltmeye gücünüzün yetmeyeceği türden. Hayır öyle değil aslında. Yurdumuza sahip çıkıp, mutluluğu biraz da yakında tanımlayarak güzellikleri burada yaşamaya çalışmak en doğrusu.

İnternet medyasında, sevgili Cem Boyner’in yazmış olduğu yaygın olarak geçse de gerçekte ona ait olmayan fevkalade güzel bir yazı okudum. Virgülüne bile dokunmadan sizlerle paylaşıyorum.

Durun, Gitmeyin!

Bir yöneticinin  personeline gönderdiği (iddia edilen) yazı:
Herkeste bir gitme arzusu. Dolar uçuşa geçmiş, başkanlık tartışmaları canını sıkıyor, sınırımızda savaş, içeride terör belası, biliyorum…
Ama, nereye gideceksin ki zaten? (Devamını Okuyun)

arada kalanlar arada kalmalar

arada-kalanlar-arada-kalmalar

Arasatın Çirkin Yüzü de diyebiliriz ona.

Arada kalır insanlar, bir çok bakımdan bir çok sebeplerle.

Çildi kırıştırır, yaşlandırır, kalbi buruşturur, yüzü düşürür, saçı ağartır, kalbi çıkmazlara sokar.

Arada kalanlar.

Nelerin arada kalmasına merak ederseniz, yüzlerce renk kartelasında renk beğenmek gibi en tatlıcasından…

Partiler arasında arasında arada kalırsınız.

Zorunda olduğunuz için gidersiniz seçim sandığına. Adımlarınız sizi cenazeye gider gibi taşır

Formaliteden işlemleri yaparsınız. Arada kalmışsınız bir kere. Bir yığın düşünce, bir yığın ideoloji

Ve o saklı kabine girdiğinizde boş boş bakarsınız pusulaya, hangisine versem kime versem niye ki dersiniz. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , ,

Kızılötesi, Morötesinin Komşusudur.

Hayatı takmak istemeyebilirsiniz, ama hayat taktırır.

Koyar yumruğunu vurur masaya.

Öyle okkalı laflar, beylik sözler söyleyebilirsin tabi.

Çünkü konuşmak kolay.

Ağzı olan bunu keyifle yapar.
Ama hayat, yediriverir o lafları çoğu zaman.
Hatta yemek istemesen bile ellerine yüreğine,
mecaline bastırarak yedirir zorla bağırta bağırta.
Bazen de beceriverir hayat seni. Belini incitmeden ve gülümseyerekten.
*****
Kim mi hayat. O hiç belli olmaz, bazen patronun, bazen işçin, bazen müşterin, bazen öğrencin-hocan, bazen kocan veya karın, bazen komşun, bazen baban-anan, bazen çocuğun, bazen eşin, bazen dostun… (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , ,

13355639_1728698224074858_1068126643_n

Tek Dişi Kalmış Doğu, Tek İşi Kalmış Batı Bağlamında, Oryantalist Toplumların Tüketiciliği

 

Gezdik, gördük, yendik demiş Julius Sezar,  M.Ö. Zelan  savaşının ardından, Roma Senatosu’na gönderdiği (senatoyu) küçümseyici mektubunda.  (Zelan, bu günkü Tokat’ın Zile ilçesidir) Bu BATI toplumunun SÖMÜRGECİ ve benmerkezci yapısının bir yansımasıydı.

Üçlü terkiple tarihte biz (islam coğrafyası adına Mevlana) ne demiş peki:

Hamdım, piştim, yandım“.

Aradaki fark, ise, biri dışa dönük saldırgan, biri ise, içe dönük (batınî), muhafazakar. Tabi bunda (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , ,

 

Öylesine Bir Taziye, Ölesiye Bir Kutlama

Öylesine Bir Taziye, Ölesiye Bir Kutlama

 

On kasımda kasım kasım kasılamadı öğretmenlerimiz öğretmenler gününde geçim derdine düştü dünya tasarruf gününü ıskalayıp savurganlıkları arasında. Kurban bayramında kurban olduk çoğu kötülüğe, yaklaşmak yerine riyakarlıkla uzaklaştık O’ndan ve onun sevdiğinden kutlu doğum haftasının ritüelleri arasında. Yirmi üç nisanda çocukça şeyler için yıllar tükettiğimizi anladık, kılımızı bile kıpırdatmadığımız binlerce vahşete çevreden baktık, baktık bakakaldık, çevre gününe inat, yeşil ay kutlamasının ardından kadehler tokuşturduk yeşilliklerin yok edilip betonlaştığı kaygan zeminlerde. Su günleri kutladık kurudukça dünya,
kanımızın suyu, suyumuzun kanına bulaştı, verem etti her yıl büyüyen kötülükler sardı hücrelerimizi kanserle savaş (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

 

İktidar ve İktidar-Sızzz-Lıkkk Sendromu Üzerine!

İktidar ve İktidar-sızzzlık Sendromu Üzerine

İktidar ve İktidar-sızzzlık Sendromu Üzerine

Virüsler bünyeye sızmak için bahane ararlar.

Sinekler böcekler yağlı şekerli yerleri severler.

Bütün parazitler gıdalı yerleri severler.

İktidarlar ve iktidardakiler, gıda kaynakları olduklarından dolayı, buralarda bilumum asalaklar, böcekler, kurtçuklar, sülükler  vs. vs. bol miktarda bulunur. O yüzden iktidarlar ve iktidar sahiplerinin pek hijyenik olabilmeleri dahası hijyenik olarak kendilerini koruyabilmeleri oldukça zordur.

İktidarların mücavir alanları pek fırtınalıdır. Rüzgarın ne yönden eseceği belli olmaz. Bunun için iktidar sahiplerinin karakterleri, esen rüzgarlara karşı kısa zaman içinde çoğu zaman mutasyona uğramışlardır. Her ne yönden eserse essin rüzgarlar, ona hemencecik uyum sağlarlar. Gelen rüzgarlar ağa, giden rüzgarlar paşa olur hemen. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , ,

 

Sınav Bekleyenler İçin Zaman Geçirme Klavuzu

Sınav Bekleyenler İçin Zaman Geçirme Klavuzu

Geçen OSYM nin düzenlediği sınavda salon başkanlığı yaptığım esnada pencereden bakarken, sınavdakileri bekleyenlerin ortak hal ve davranışlarını gözlemledim ve aşağıdaki klavuzu hazırladım. Bu yazıyı okuyan
ve bundan sonraki sınavlarda yakınlarını bekleyenler için model olsun diye.)))

ÖSYM Sınavlarında Öğrenci Bekleyen Yakınlar İçin Bekleme Klavuzu

Bu Klavuz, öğrenci bekleyen arabası olan şahsiyetler için hazırlanmıştır.

Klavuzda yer alan karakterlerden anneler, babalar kız ve erkek arkadaşlar yalnız olarak düşünülmüştür. Sadce anne karakteri için eşiyle beraber olma ihtimali gözönüne alınmıştır.

Bu karakterlere ilişkin davranışlar, tamamıyla ampirik ve subjektiftir. Bilimsel araştırma değildir. Genellemelerdeki yanılma payı yurdum insanının engin çeşitlilğinden kaynaklanmaktadır. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , ,

telepatik-internet-ahmet-fidan-yazarportal

Gelcek Çeyrek Yüzyılın Gayyâsı: Telepatik İnternet!

Ekranla ve dijital teknoloji ile başladı her şey.

Tele girdi her şey, tele girdikçe teleyaşam, ortaklaştı kültür, anonimleşti her yer.

Telin içinden geçen enerji, ekrana dökülürken 1950 lerde, tel demode oluverdi. Tel teli çıkardı devreden.

Yeni bir hayat kalıbı doğdu. Kablosuz hayat. Telgrafın ve telli telefonun yerini kablosuz telefon ve cep telefonu henüz yerini almışken, insanlık tembelliğe alıştı. Biz parmak ucu toplumu derken bilgi toplumunda parmak yoruldu, ucu eskidi, şimdi zihin / enerji toplumuna dönüşmekteyiz.

Kıçıkırık bir fotoselli apartman lambasının önünde onu yakmak için akrobatik hareketler yapmaktan da kurtulacağız en azından. Ey geri zekalı ışık yan artık diye aklımızdan geçirmemiz için beynimizden çıkardığımız enerji o ışığı yakmak için (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

yemek-kulturu-ve-toren-rituelleri

Tabulaşan Yenek ve Tören Ritüellerimiz

Türklerin yemek kültürü üzerine biraz duygusal biraz nesnel/objektif sorgulamalar yapmak istiyordum. Gözlemci algılarıma takılan bir kaç yaşam kesiti darbe ile ilgili gündemin sıkışıklığına rağmen bu konuyu öne almama neden oldu.

Duygusal/ Subjektif (Olumlu) Yaklaşımlar:

Daha önceki yazılarımda, Türkler’in başlı başına bir yemek kültürü olduğunu, yemek kültürü de dolaylı olarak mutfak kültürünü gerektirmekteydi. Bir ülkenin medeniyet derinlikleri arasına, o ülkenin yeme-içme alışkanlıkları da girmektedir. Bin yılları bulan yeme-içmeyle ilgili kültürel derinliğin uzantısı olarak yemek masası veya sofrasında geçirilen saatleri yadsımak bir bakışla da tukaka etmek fazlasıyla incitici olacağını düşünüyorum. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , ,

soma-faciasi-armagedon

 

Merhaba değerli okurlarım;

Yarından itibaren, ulusal yayın yapan, MİLAT GAZETESİ’nde haftada bir yazmaya başlıyorum. Yaklaşık çeyrek yüzyıllık bir yazarlık sürecimde her ne hikmetse ayrı bir heyecan hissediyorum bu kez. Belki de gazetenin isminden olsa gerek bu. Milat deyince, psikolojik anlamda ve sosyolojik anlamda fay hatları (kırılma noktaları) geliyor öncelikle aklıma ve umarım ve dilerim ki bu çizgi bambaşka sinerjiler oluşturacaktır aydınlık yarınlara dair.

Gündemin inanılmaz derece dolu, acılı ve çeşitli olmasından dolayı bu günlük kısa kısa pasajlar vermek zorunda hissettim kendimi.

İletişim ve Armagedon!

Dünkü Soma Holding’in basın toplantısında yaşananlar tam bir trajedi, komikaze, dram, vahamet ve akıl tutulması örnekleriyle doluydu. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mayıs 12th, 2014 | in Eğitim, İş yaşamı | Yorum Yapin

yok-etik-degerler-ve-ilkeleri-degerlendirmesi

 

Yüksek Öğretim Kurumları Etik Değerler ve İlkeleri Taslağına İlişkin Değerlendirmeler:

  1. Etik Değerler ve İlkelerin Amacı ve Kapsamına İlişkin:

12 Eylül 1980 askeri darbesi ve bu darbe ürünü olan 1982 Anayasası kurumu YÖK, Türk Yükseköğretim sisteminde bir dönemönemli -hatta hayati- misyonu yerine getirmiştir. Ne var ki, bilişim ve ulaşım teknoloji yoğun bir eğilim içinde, halihazırdaki YÖKkurumsallık boyutundan koordinasyon ve denetim boyutuna çekilmelidir. Bu genel çerçeve içinde “Etik Değerler ve İlkeler” in belirlenmesi önemli bir eksikliğin tamamlanması olacaktır. Burada önemli gördüğümüz husus şudur ki, etik ilkeler ve değerler, sadece YÖK merkezli değil, Türk Yükseköğretim sistemimizin diğer dünya ülkelerinin yükseköğretim sistemlerirle (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , ,

karizma
Karizma oluşturma ve karizma bozmaya ilişkin faktörleri ele almak istiyorum ama bunun için zihnime bir çok başlık doluştu. Her bir başlık bana ayrı bir anlam yüklediği için yazı başlıklarının hatırı kırılmasın diye her birini alt alta sıraladım.
“Karizma Nasıl Çizilir” (Sansasyonel ve popülist bir başlıktır. İlgi uyandırır, tıklama oranı yüksektir, içeriğinin fazla bir önemi yoktur.)
“Karizmayı Çizen Faktörler” (Karizma çizimi konusunda edilgen bir yaklaşım. Kişi merkezli değil de çevre merkezli kategorik ve durumsal bir yaklaşım.) (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,