Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

İlk Site

Menüler

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

Sayaç

Who's Online

  • 0 Members.
  • 12 Guests.

:: Fütüroloji

 

Daralan Mekanda ve Daralan Zamanda Çocuk ve Gençlik Edebiyatı

Teknolojik ve demografik gelişmelerin bir sonucu olarak Mekan daraldığı gibi, zaman da daralmakta dünyada her geçen gün. İnsanlar önce kırdan kentlerin daralan alanlarına hücum ettiği gibi, adeta kibrit kutusu gibi evlere yığıldılar. Mekansal anlamda bu yığışma, san’ata dair, edebiyata dair içeriğe ve niteliğe dair hemen çoğu şeyi tekdüzeleştirme sürecine sokmuştur.

Öte yandan kentsel alanlardaki daralma, geometrik olarak artan teknolojik gelişmelerin de temel etkisiyle dünyadaki hızlı nüfus artışının da etkisiyle insanlar, sadece mekanı değil, aynı zamanda günün yirmidört saatini de diğer insanlarla (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , ,

ilgi-milgi

Asrın Kabusu: İlgi ve İlgi Sorunsalı

 

İlgi mi, İlgi, İlgi, milgi…

Not: Bu yazıda hibrit yöntemi kullanılmıştır.*

İlgi, sürekli kısalmakta olan bir olgu artık. On dakika bile sıkmakta herkesi.

Yetmişli yılların gençliği yani bu zamanın orta yaşlı ebeveynleri bir araya geldiğinde çocuklarını konuşurken onlardaki tatminsizlik sorunlarından ve ilgi kısalığından bahsederlerdi. Her bir ebeveyn benzer sorunları yaşamakta olduklarından uzun uzadıya sohbet ederlerdi. Dün bu sohbetlerin konusu, sadece yeni yetmeler üzerine yapılırken, bu gün bu konu bütün bir toplumun ve bütün bir jenerasyonun konusu / sorunu (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , ,

Aralık 17th, 2013 | in Din & İlahiyat, Eğitim, Ekonomi, Fütüroloji | Yorum Yapin

derinlerin-cakismasi copy

 

Hakan ŞÜKÜR AK Parti’den İstifa Etti! Bu haber sinir uçlarını nasıl etkileyecek? Bardağı taşıran kaçıncı damla?

Cemaat – Parti çatışmasında sosyal medyada duvar yazılarım ve twitlerimde ara ara dokundurduğum AT İZİ, İT İZİ, HANGİSİ HAK İZİ cümlelerimle canlanan serzeniş aslında son derece girift bir uyutma oyununun arasındaki gece yarısı uyanmasıidi. Gece yarısı uykusundan uyanılacak, bir bardak su içildikten sonra tekrar yön değiştirerek uyumaya devam edilecekti.

Bu gün itibarıyla yaşanılan durum, gelinen nokta, ikili bir strateji oyununda birinin ipinin çekilip birinin tercih edilmesiydi.

Bu süreçte, Amerika zoru başarıyor aslında. Zira bir partiyi bölüp yıkmak çok daha kolaydır. Bu iş, yakın geleceğe bırakılarak zor başarılmalıydı. Burada kimse anlamak istemiyor ama, asıl itabarsızlaştırılmaya çalışılan hatta ipi çekilen (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , ,

Bu Günün Sorunlarını Çözmek Prim Yapmıyor, İşte Yarının Sorunları

“Sakalım yok ki dinlensin” sözünü söylemekten de, dinlemekten de sıkıldım. Öyle ki, belki bir çözüm olur diye sakal bıraktım. Şimdi sakallıyım ve sözlerimin dinlenip dinlenmeyeceği konusunda

test dönemine girdim. Bu günün sorunlarına ilişkin nelere dikkat çektim ve neleri önerdiysem DİNLENMEDİ. O zaman senin önerilerin çürük demek ki” diyebilirsiniz. Ama buna hakkınız yok. Çünkü ortaya koyduğum öneriler, BU GÜN İÇİN gözardı edilirken, en geç on yıl içinde aynısıyla uygulanmakta. Sanırım benim insanlarla ve/veya toplumla kronolojik bir problemim var. İşte ben de bu problemi biraz daha dramatize etmek istiyorum.

Bu günün değil yarının önemli sorunlarından birkaç tanesini dile getirmeyi düşündüm. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

 

aglarin-agasi

 

Bu gün Pazartesi.

Ağ açısından ve ağa açısından önemli bir gün.

Bu gün işyerlerinin ofislerin / pazarların açıldığı gün. Bu gün ağın en yoğun günü. Ağanın da yoğun günü. Kapının açılmasından sonra ilk işlerden birisi düğmeye dokunmak. Neyin düğmesi bu? Cam veya plazma ekranın düğmesi. Düğmeye dokunduğumuzdan itibaren işyerinden çıkana kadar geçen zaman boyunca herkes ağı ve ağların ağasını beslemekte.

Eskiden pazaryerlerinde en merkezdeki dükkanı tutmak en kazançlı şeylerden biriydi. Çünkü kalabalığın ne kadar ortasında olursanız, o kadar müşteri demekti. Yani pazar yerinin ortaları insan ağının ortalarıydı.

O günün kalabalık merkezlerde dükkan açan ağaları 1980 li yıllardan bu yana cam ve plazma ekranlara dokunmakta geç kaldılarsa eğer, dijitalin ağ(@)ları (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , ,

 

Vatandaş bankaya gider veya vergi dairesine.

Bankoda oturan bay memur veya bayan memure onca yoğunluğunun arasında isminizi bile sormaksızın ve hatta yüzünüze bakmaksızın seslenir.

"Teeeceeeniz neydiiii??

"Ellinin körüydü" diyemezsiniz tabi. Söyleyeceksiniz teeeceeenizi paşa paşa.

Ve siz teeeceeenizi söylerken içinizden hayıflanırsınız. Bari teeeceeemden önce adımı sorsaydı ya! dersiniz.

Ama durun daha durun. Daha henüz miladi 2012 yılındayız.

2050 yılında ne olacak:

Şimdi ben 2050 yılını yazdığımda hemen okurlarım kendi içinden seslenecek. Ahmet Fidan yine CYBERSAPIENCE toplumundan bahsedecek diye. Evet öyle. Yine bu toplumdan bahsedeceğim ama bu sefer İSİMLERİN SONU bağlamında. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

1 Temmuz tarihli pazar yazımın konusu "Bir Yazının Döllenmesi" idi. Bu yazının sonlarına doğru yazı yazmayla ilgili teknik açıklama içinde rasgele belirlenerek ortaya çıkan iki harf "i" ve "d" harfleriydi. Yani sözcüğümüz "id" idi. Bu sözcük pazar yazısı konusu olamayacağına göre, psikolojive bilişim odaklı sibernetik içerikli bir yazı olmalıydı. Sibernetik sözcüğünü bilmeyenler lütfen bir sözlüğe baksın veya google dedeye yazarak araştırsın. Özellikle dipnot koymuyorum.

Mantıktan Dijitale ID

Mantık biliminin kurucusu Aristoteles (M.Ö. 384-322), Elea okulu'ndan ve sofistlerden aldığı feyiz, hocası Platon (Eflatun) un öğretilerinin etkisi ve Makedonya'lı bir Hekimin oğlu (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Dünyanın 1985 yılında ilk kurulan web sitesi olan symbolics.com un ardından henüz sadece on yıl geçmişti.

1996 yılının Ocak ayında, Stanford Üniversitesi'nde bir doktora araştırma projesi hazırlanmaktaydı. Bu projeyi hazırlayan,Larry Page ve Sergey Brin hazırlamakta oldukları doktora projesinin dünyanın en büyük ve karlı bir şirketi haline gelebileceğini o anlarda hayal etmeleri bile mümkün değildi.

Beş yılı geçmeyen çok kısa bir zaman aralığında, Google'un bu ani yükseliş trendi, tıpkı insanlık aleminin teknik ve teknolojideki ilerlemesinin yüzyıllar içinde son yüzyıldaki ilerleme hızı gibiydi. Zaman kronolojisinin, aritmetik artışı karşısında ilerleme süreci geometrik olarak artmaktaydı. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , ,

 

Akademik Kariyer Üzerine Fütürist İnovatif ve Deterministik Bir Yordamlama

Önsöz, Öndeyi, Öngörü ve Bilumum Giriş İçerikli İzahatımız

"Her şey er geç aslına döner" diye başlayayım. Bakışaçımız belki bu gün için fazlaca zorlayıcı, kronik ve skolastik akademik kalıpları aşan bir gözlem olacak.

Ortaçağ öncesi ve Ortaçağ sonrası dönem düşünürlerin eser ve ürünlerine baktığımızda ister istemez maymûnî bir iştahla imrenmekte oluruz. O dönemin büyük ölçüde zorunluluğu olan bilimsel multidisiplinerlik tablosu düne kadar yadsınan, ürkülen hatta imkansız olarak görülen bir (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , ,

 

Devletlerin, Kurumların ve İstisnasız Her Bireyin Yaşamlarında (İçinde) Elektrik/Elektroniğin Olmadığı Bir "b" Planı Olmalıdır!

Tarihin Sonu, Kime Göre ve Hangi Ölçüye Göre

Dünyada çoğu şey olduğu gibi "tarih" kavramı da görecelidir. Evrenin yaradılışından bu güne geçen zamanı dilimleme tarzı ve/veya yöntemikültürden kültüre, medeniyetten medeniyete farklılık gösterir. Herkes tarafından kabul edilen tarih, bu gün için miladi takvim olsa bile,miladi takvim duygudan ya da fizikoşimik olaylardan bîhaberdir. Maya takvimi, olayları ve zaman dilimlerini fizik ve fizik ötesi olaylarla birlikte değerlendirir. Bu anlamda maya takvimi duygusal, diğer bir tabirle mutasavvıf bir (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 

Mutluluğun Obezce Tüketilmesi ve 2011 Yılına ve 2050 Yılına Göre Tanımının İrdelenmesi Üzerine (Toplumbilimsel Değini)

Hemen hemen bütün insanlar tarafından bütün bir ömür boyunca idealize edilen, elde edilmesi veya yaşanılması hayal edilen şeylerin başında "mutluluk" gelmektedir. Bu öyle dramatik bir serap veya öyle büyük bir yanılsamadır ki, bireyler mutluluğu hedeflerken, toplum da mutluluğu idealize ederken, ona karşı dudak büküp yüz çevirirken, sorunları, kavgaları, şikayetleri, savaşları, gözyaşını veya kanı izlemeyi tercih etmektedir. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bundan onyıllar öncesinde saatli radyolar yeni yaygınlaşmıştı. Saat tamircisi ustanın artık radyo tamirinden de az çok anlamak lazım dediğini duyar gibiyim.

Bu gün için tıp bilimi tedavide büyük ölçüde organik dokular üzerinde çalışmaktadır. Düne kadar organik dokular organik yöntem ve tekniklerle yapılırken bu gün organik dokular elektronik, sentetik vb. yöntemlerle tedavi edilmektedir. Yarın ise, tedavi yöntem teknik ve araçları hızla gelişse de, tedavi edilen uzuvlar pür/saf organik olmayacaktır. Bu gün itibarıyla Tıp Fakültelerinin en popüler alanı artık plastik cerrahi olmuştur. Cerrahide, gerek normal cerrahide gerek mikrocerrahide sentetik /anorganik metaryaller yoğun olarak kullanılıyor. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , ,