Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

İlk Site

Menüler

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

Sayaç

Who's Online

  • 1 Member.
  • 12 Guests.

:: Anı & Günce

 

arada kalanlar arada kalmalar

arada-kalanlar-arada-kalmalar

Arasatın Çirkin Yüzü de diyebiliriz ona.

Arada kalır insanlar, bir çok bakımdan bir çok sebeplerle.

Çildi kırıştırır, yaşlandırır, kalbi buruşturur, yüzü düşürür, saçı ağartır, kalbi çıkmazlara sokar.

Arada kalanlar.

Nelerin arada kalmasına merak ederseniz, yüzlerce renk kartelasında renk beğenmek gibi en tatlıcasından…

Partiler arasında arasında arada kalırsınız.

Zorunda olduğunuz için gidersiniz seçim sandığına. Adımlarınız sizi cenazeye gider gibi taşır

Formaliteden işlemleri yaparsınız. Arada kalmışsınız bir kere. Bir yığın düşünce, bir yığın ideoloji

Ve o saklı kabine girdiğinizde boş boş bakarsınız pusulaya, hangisine versem kime versem niye ki dersiniz. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , ,

on-secimlere-iliskin

 

Malum olduğu üzere, bu gün itibarıyla gelecek üç yıl sandıkyoğun bir dönem geçireceğiz. Dile getireceğim  hususların bir kısmı bu seçimde, çoğu da, bundan sonraki seçimlerde  uygulanabilecek hususlardır.

İster yerel ister genel seçimlerde olsun benzeri durumlar söz konusu olsa da, bu yazımızla başta önümüzdeki ilk seçimi, daha sonra da bu dönemden sonraki seçimleri kasdettiğimizi ortaya koymak isteriz.

1. (Yerel ve Genel Seçimlerde Üç Dönem Şartı:

Belirgin olarak AK Parti tarafından önemli ölçüde yürütülen bu uygulanma, sadece Türkiye siyasetinde değil dünya siyaseti için bir standart haline gelmelidir. Bunları sistematik olarak şöyle sıralayabiliriz.

a) Sadece Türkiye için değil bütün demokrasiyle yönetilen dünya devletlerinde de, aynı partide, en fazla üç olağan seçim dönemi  seçilmiş olarak siyaset yapma BİR STANDART haline gelmelidir. Bu konuda, Türk (Devamını Okuyun)

Kurban-bayramı-öncesi-

 

Kurban Bayramı Üzerine Demeçler:

Bayram Gelmiş Neyime!

Deli: her gün bütün bir ömür
Kayserili: Sucuk mevsimi başladı
Çocuk: Para zamanıııııı
Kadın: Bu gün yorgunluk kabusunun birinci günü
Erkek: Namaz, yemek, içmek, gezmek ve göbek
Kedi Köpek: Yağma vaaaar!
Tavuk: İyi yırttık. Allahtan zekeriya beyaza kimse inanmadı
Koyun/Deve: Vahşet zamanı bütün türdaşlarımızın canı/kanı yerde kalmayacak.
İnek:
Şimdi Hindistan’da olmak vardı anasını satayımm!

Telefon: Isınmaya başladım bırak artık beni (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , ,

 

 

Sen, evet SEN,

Yani ben, sen, o, biz, siz, onlar.

Herkes işte. Yolcular, yollular, yolsuzlar, yola yapışan veya yapışamayan alayınız, alayımız.

Öyle bir şey ki bu Türk dilinde. Pozitif ek alanı negatif, negatif ek alanı da yine negatif yerleşmiş kültürümüze.

Yol başlı başına masum bir sözcük. İnsanların yer değiştirme ihtiyacına karşılık veren, daha önce başkalarının aynı yerden aynı istikamette geçmiş olduğu su, demir, kara ve hava ortamlarıdır.*

Yolcuyu, her hangi bir amaç için yola düşmüş bir veya birden fazla kişi olarak tanımladıktan sonra pazar yazımızın konusuna dönelim. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , ,

  

Hibiscus (Şehzade Çayı) nı anlatacağım ama önce uzunca bir süre zamansızlıktan pazar yazılarımı yazamamış olmanın özrünü dileyeyim.

Çok değerli Pazarcı dostlar;

Uzun zamandır 'Pazar Yazıları'mı yazamadım. İş yoğunluğum ve kurumsal iş yükümdeki artış nedeniyle yazılardaki istikrarım bozuldu. Ama her hafta olmasa da en azından iki haftada bir de olsa istikrarla PAZAR YAZILARImı yazmaya devam edeceğim. Aradan geçen zaman sürecinde, gelen özel mesajlar, cep telefonu mesajları, sosyal paylaşım sitelerindeki özel mesajlar ve açıktan yorumlar ve reelde tanıştığım dostlar, arkadaşlar diğer konularda olmasa bile en azından PAZAR YAZILARIma devam etmem yönünde talep ve temennide bulundular. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Sahaflarda Bir Ulu Çınar Altında 21'e Girerken Dökülmüş Satırlar ve Ardından Geçen 20 yıl. 

Bu gün 21 yaşımı geride bıraktım. Hani Fatih'in İstanbul'u fethettiği Yaşı.

Bu toprağın bir ulu çınarının dalı mı olsaydım yoksa bir fidanı mı olsaydım.

Bir ulu çınarın dalı olmak elbette ki kolay. Bir fidan varmış zamanında (belki) törenle toprağa dikilmiş, belki kendiliğinden bitmiş. Kimbilir. Bu fidan büyümüş, ağaç olmuş dev gibi.

Onun devasa cüssesi karşısında insanlar ona saygı duymuş onca yüzyıllık yaşına rağmen hala herkes ondan faydalanmakta. Kimi sergisini bağlamış, kimi posterini asmış, kimi sırtını dayamış, kimi gölgesine uzanmış zıbarmış, kimiyse önüne geçip bir kademle fotoğraf çektirerek ölümsüzleştirmekte kendini ve ulu çınarı. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , ,

 

Bu Yazıyı Kendim İçin Yazdım!

Dün, Aydan Şener’in Fatih-Harbiye’sini izlemiştim… Ne tesadüf, bu gün fatih-taksim-harbiye sokaklarını arşınladım gecenin ilerleyen saatlerinde. Kimi, evlerinden bin bir yalan ve dolanlarla çıkmış kimi avlanmak için doluşmuşlar sere serpe, üryan. Kasıp kavuruyor sokakları özgürlüğün kirli tufanları.

Babalar bekler kızlarını sağ salim gelecek diye, karılar bekler erlerini ekmek için bin bir inanç ekleyerekten. Lakin, kızlar sızlanaraktan çıkarken evden, nazlanarakttan sokaklarda, erkeklerin cüzdanları gözlenir, makyajlı yüzlerle… Yüzler, ikiyüzleri, ikiyüzler üçyüzleri derken soyulur eri kadının, soğuk soğuk terleyerekten… (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , ,

 

Bilinçli Tüketim,  Gelişmişlik Göstergesidir!

Bayramın Gazıyla, Faturaya veya Fişe Bakmadan Hesabı Ödemeyin!

İnsanlar genelde bayram harcamalarında, sağlık harcamalarında, tatil harcamalarında cüzdanını pek düşünmez olur. Bunların her birinin altında başka nedenler bulunsa da hepsinde de benzer sonuçlar ortaya çıkabilir. İnsanlar hızlı, tempolu çok mutlu veya çok endişeli/şaşkın zamanlarında sağı solu görmez. Sonradan her şey normale döndüğünde çoğu zaman geri dönüşü olmayan sonuçlar doğar. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

 

 

 

Biz Bu Yollarda Bu Şarkının Nakaratını Hep Söyler Dururuz!

Balık hafızalı yurdum insanı derler önüne gelen. Aynaya bakmaksızın, fütursuzca pervazsızca eleştirirler.

Hoş bu eleştirileri kendinden bîhaber insanlar şecaat bâbından söyleseler de, bu deyimi uyduran insanların fî tarihinden kalma atalarının da en az onlar kadar ENGİN ZEKALI(!) oldukları kesin.

Neden Balık Hafızasıymış!

Balıkların 2 saniye öncesini hatırlayamayan yaratıklar olduğu bilinse de bu bilgi tam anlamıyla SKOLASTİK yani SAKAT bir bilgidir. Zira balıklar en az fareler kadar hatta daha fazla olarak 6-7 ay öncesini çok rahatlıkla hatırladıkları, aldıkları eğitimi hafızalarında tuttukları bilinir. Tabi kitapları seyreden TELEVİZYONLARI okuyan, merak ettiğini öğrenmek için GOOGLE'un ilk sayfasının ilk satırından bile alt satırlara inmekten aciz yurdum (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İnsanoğlunun sahiplenme duygusunun sistematik bir mantıkla ortaya konulmuş en masumane görüntüsüdür koleksiyonculuk. Çeşit çeşit tür tür koleksyonlar gördüm.

Pul, kibrit, misket, kertenkele, kelebek, para, çiçek, resim, jeton, oyuncak, ayakkabı, otomobil,yaprak, taş, böcek, vesikalık resim, düğme, kartpostal, daktilo, radyo, cep telefonu, anahtar, anahtarlık, şapka, kalem, ajanda, istiridye, denizkabuğu benim bizzat gördüklerim. Görmediğim ismini bile kısa zamanda sayamayacağım kadar çeşitlilikte koleksiyonlar var.

Koleksiyonculuk, ilk etapta herhangi bir şeye olan ilgi iken, zamanla o şeyden birkaç tanesinin sahibi oludukça ve, kişinin içinde biriktirme ruhu da varsa hemen başlamıştır bir kere. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , ,

 

"Hayattaki en güzel icat 'ölüm'!"

Think different, gibi bir sloganla kendine bilişim dünyasında apayrı yer edinmiş Apple'ın yaratıcısı, Steve Jobs hayata gözlerini yumdu. Öyle ki, şirket için düşündüğü ikon bile onun sıradışılığını ortaya koymaktaydı. Bildiğiniz Macintos'un amblemi olan dişlenmiş bir elma, yani tüketilmekte olan elma. Ebediyete göçünü yazdığımız bu satırları da, O'nun Windows'a esin kaynağı olduğu bir teknoloji ileokumaktasınız.

Bu günü son gün gibi yaşama ve dünyayı çok rahatlıkla değiştirebileceğine inanma kudreti elbette her insana lutfedilmez. Bu yazıyı önce kendi hayatımdan minik bir kesit sunarak paylaşmak istiyorum.

MACİNTOS üzerine Subjektif Bir Kronoloji Yapacak Olursak;

1992 li yıllardı. Bilgisayar teknolojisi Türkiye'de kamu sektöründen, bankalardan bireysel kullanıcılara yaygınlaşalı henüz iki sene olmuştu.

Commodorlar oyun amaçlı ve çok basit işlemler yapan makineler siyah beyaz (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , ,

 

Köroğlu, bir zamanlar, “Tüfek İcad oldu, mertlik bozuldu” demişti.

1848′de Schoenbein’ir bir yanlışlık sonucu plastiği icad etmesiyle de, karakterler bozuldu. Plastik hayatımıza girdikçe, karakterlerimizde aynı hızla bozulma sürecini sürdürdü. Şimdilerde durum nedir?

Durum vahim!

Birey ve toplum olarak her şey yalama yapmış durumda.

Nasıl ki, yiğit, mert, kahraman biri olan (sözde kanun kaçağı olan aslında kanunsuzluğa karşı hakça yaşam için kendince sivil itaatsizlik yapan babasının gözlerine mil çektiren zalim Bolu Beyi’nin ordularını bozan, dağıtan Köroğlu sorgusuz sualsiz hesapsız kitapsız sinsice ya da aniden insanların öldürülmesine adeta isyan ederek başta belirttiğimiz sözü söylemiştir herkesçe (Devamını Okuyun)