Üst düzey bürokrasi de 1990 lı yılları hatırlıyorum da bu günlerde…
Özal’ın muhteşem saltanatı git gide yerleşmekteydi. Bir taraftan da Semra Hanım Papatya sevenler derneğiyle meşguldü. Bir taraftan da üst düzey bürokraside ağırdan ağırdan renk değişimi sürmekteydi. Neydi bu makamlar sıralayalım isterseniz:

Danışta, Sayıştay, Yargıtay, YÖK Başkanlığı, Genelkurumay Başkanlığı, MGK Genel Sekreterliği, Üniversite Rektörleri, Kuvvet Komutanları, Valiler vb. kurum ve kuruluşların temsilcileri T.C. devletinin merkezcil ve bağlı kuruluşlarının özerk kuruluşlarının hizmet yerinden yönetim kuruluşlarının temsilcilerinin beyin yapıları hemen hemen istediği renge bürünmekteydi ki, bir rivayete göre suikastle bir rivayete göre kendiliğinden sona erince, (Allah Rahmet Etsin) Özal’ın beynindeki devlet haritasını oluşturacak yapbozun parçalırının birleştirilmesi yarım kalmıştı.
Bu süreç 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile buzdolabına kondu ve 10. Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer ile hızlı bir şekilde geri dönderildi.

Yalnız Sezer dönemindeki bu renk değişimi merhum Özal’ın renginin tersi istikametinin ancak yüzde yetmişiydi. Yani kısaca şu an için Özal’ın renginin üst düzey bürokrasideki hakimiyeti yüzde otuzbeşler civarındadır.
Şimdi durum değişmiştir. Üst düzey bürokraside Özal dan daha koyu tonlu bir şekilde Özal’ın başlattığı renk değişim hamlesi aynı istikamete geri dönmektedir. Yani üst düzey bürokrasinin ÖZ-GÜL ağırlığı yeniden belirlenmektedir. Bu özgül ağırlık Özal-Gül ağırlığıdır. Bu da zümrüt yeşilinden haki yeşiline doğru bir renk değişimidir. Ne var ki Cumhurbaşkanlığı’nda Gül gibi olağanüstü derecede uyumlu birinin olması bu renk değişiminin sancısız olacağının açık bir göstergesidir.

Belki de SADECE ve SADECE BU YÖNÜYLE CUMHURBAŞKANLIĞI nda Gül’ün olması büyük bir şans veya kazanımdır. Gül’ün en başta YÖK başkanının atanmasında, sonra DANIŞTAY, YARGITAY, SAYIŞTAY başkanlarının atanmasında yavaş yavaş renk değişim sürecini tamamlayacaktır.

Böylece ülke sert olmayan bir şekilde türbülansa kapılmadan sulh ve sukun içinde yönetilmeye devam edilecektir. Bu arada devletin zirvesindeki ÖZ-GÜL ağırlık yavaş yavaş değişmiş olacaktır.

İster muhalefet ayaklansın, ister sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri itiraz etsin Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL bir Türkiye gerçeğidir. Bu gerçek normal şartlar altında değiştirilemez. Nasıl ki bir kısım katı (rijit) muhalif zamanla Özal’ın Cumhurbaşkanlığına alıştığı gibi Çankaya’daki Gül devrine alışacaklardır. Yine zamanla üst düzey bürokrasideki ÖZ-GÜL ağırlığa alışacakları gibi.

Bu değişimin fay hatlarını sırası geldikçe irdelemeye devam edeceğiz bu günlük bu kadar olsun.

Not:
Bu sitede yayınlanmakta olan yazılar http://www.yazarport.com, http://www.gunesgazetesi.net http://www.bilgiagi.net http://www.bilgievreni.com, http://www.siyasalforum.net http://www.gercekgazete.web.tr ile, Gerçek Gazete, Halkın Sesi, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Etiketler:,