Daha önceki yazılarımda bir çok defa sendikaların ölümünden bahsetmiştim. Sendikaların, bundan yirmi otuz sene önceki fonksiyonuna göre, neredeyse bütünüyle fonksiyonunu kaybedeceğine değinmiştik.

on yıl içinde başlamak üzere, bütün dünyada sendikalar yok olmadan önce fonksiyon değiştirecektir. On sene öncesine kadar özlük haklarında yoğunlaşan sendikalar ve sendikal mücadele, önümüzdeki on sene içinde tam anlamıyla sosyal faaliyet sendikacılığına dönecektir. Bir anlamda, kurum veya kuruluşların içinde örgütlenen sivil toplum kuruluşu, dernek veya vakıf gibi fonksiyon üstlenecektir.

Bu süreçte sendikalar, sosyal faaliyetlerin düzenlenmesinde, personelin oryantasyon ve eğitim hizmetlerinin organizasyonunda birincil görev üstlenebilirler. Sendikalara böylesi bir görev devşirimi, kamu veya özel sektör kuruluşları için aslında katılımın tabana yayılması anlamına gelecektir.

Dijital toplumda, hizmet yoğun ve bilgiyoğun toplumda, bu değişim süreci toplumsal dinamikleri de canlandırıp renklendirecektir. Sendikaların fonksiyonundaki bu değişim, sendikaları işletme içinde bir işletmecik konumuna da getirecek, böylece, güçsüz ve desteğe ihtiyacı olan işgörenin sendikal kuruluşlar tarafından ayni veya nakdi yardımlarla desteklenmesi mümkün olabilecektir.

Bu değişim sürecinde sendikaların ismiyle bütünleşen “grev” ve “lokavt” kavramları, yerini “eğitim”, “etkinlik”, “sosyal destek” kavramlarına bırakacaktır.

Süreç, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, sadece Türkiye değil Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde de eş zamanlı olarak yaşanacaktır. Bilgi ve enformasyonun kitle iletim ve iletişim araçlarındaki geometrik hızdaki ilerleme nedeniyle online yayılması bu değişimin eş zamanlı olmasının en temel etkenidir.

Gerek sendikaların yönetim kadrolarında, gerekse sendikaların iç yapılanmalarında ve departmanlarında bahsini ettiğimiz fonksiyonun etkisi görülecektir. Bu bağlamda, sendikal yönetim pek tabi ki çok daha demokratik bir tabana yayılacak, aynı zamanda yatay örgütlenmesi kaçınılmaz hale gelecektir.

Sendikaların departmanlarında faaliyet kollarında “sosyal faaliyet grupları” artarak çeşitlenecek, daha önceki yasalarda ve hatta günümüz iş yasalarındaki “arbitraj” kavramı sendikaların içinde özerk bir birim haline gelerek nitelik ve nicelik olarak değişime uğrayabilecektir.

Bu günkü sendikalar kanununa göre bilindiği gibi sendikalar işyeri esasına göre değil “iş kolu” esasına göre kurulmaktadır. İş kolu esasına göre sendikaların kurulması sosyal faaliyet ve eğitim ve meslek edindirme fonksiyonlarının üstlenilmesinde hızlandıran etkisi yapacaktır.

Bütün bu değişimler, teknoloji yoğun iletişim yoğun dünyada bilgi toplumu içinde kaçınılmaz görülmektedir. Bu satırlarda dile getirdiğim değişimin yönü ve ivmesi, ben yazsam da yazmasam da, siz inansanız da inanmasanız da bu şekilde gerçekleşecektir.
Mutlu yarınlar dileğimle.

Not:Bu yazı, www.bilgiagi.net, www.timeturk.com, www.gunesgazetesi.net, www.haberanaliz.net www.bilgievreni.com, www.siyasalforum.net www.gercekgazete.web.tr www.kamudanhaber.com ile, Gerçek Gazete, Halkın Sesi, Balıkesir Demokrat, Marmara Bölge, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

(Bu yazı toplamda 277, bugün ise 0 kez okunmuş./backup)

Etiketler:, , , ,