Kütüpanelerin Geleceği

Daha önceki makalelerimde ve gazete yazılarımda Cybersapience (Bilgi ötesi) İnsan topluluğunu açıklarken “Kitapların Sonu” ve “Kağıdın Sonu” başlıklarıyla bu konuya dolaylı olarak değinmiştim.

Kitapların çoğalması ve/veya yaygınlaşması her ne kadar bir kıyamet alameti olsa da her geçen gün  tonlarca kağıt ve onbinlerce kitap yayınlanmakta dünya üzerinde. Bir taraftan baskı teknolojilerinin ucuzlaması, bir taraftan genel baskı maliyetlerinin düşmesi nedeniyle kitap yayınındaki bu artan oranlı ivme her geçen gün kütüphaneleri şişirmektedir.

Bu gün, kütüphanelerin hacimsel olarak şişmesi ile kitapların okunma oranları birbiriyle ters orantılı olarak gelişen birer gerçeklerdir. 1996 yılında yayınlamış olduğum ve Türkiye’de en çok satanlar arasına girmiş olan “Bizim Duvarlar” adlı mizah kitabımda da espri olarak değindiğim gibi, gününüz insanları, televizyon okuyup kitap seyretmekteler. Bu trajik realite herkesin vah vah deyip te kimsenin aldırmadığı bir gerçektir. Bu gerçeği de bildiğimden dolayı 1996 yılından bu yana kağıt bası kitap yayınlamaya elim varmamıştır. Ne yazık ki, göstermiş olduğum ve şimdiye kadar kimseye açıklamadığım bu tavır veya duruşun sonuna geldiğimi itiraf etmeliyim.

Kağıt bası kitaplar artmaya devam ederken bunlara sırtını dönmüş ama onların gücünü arkasında hisseden insanlar zaman geçtikçe bunları birer nostalji ögesi olarak görmekteler. Bu gün, kütüphanelerimiz,  kitap kurdu olan karşı cinsten gençlerin kumrular gibi baş başa fısıldaştıkları, ya da bir memur veya memurenin bulunduğu salonda  son derece dantellektüel ve egzotik yazar veya araştırmacının tek başına araştırma yaptığı, küflenmiş kitap kokusuyla dolu mekanlar olarak varlığını devam ettirmekte.

Hiç bir yöneticinin bu mekanların fonksiyonlarını değiştirme gereğini düşünmemesi ise ayrı bir üzücü durumdur. Sadece kütüphanelerin fonksiyonunu değiştirmekle kalmayıp aynı zamanda “kütüphane” kelimesine kavramsal destekte de bulunmak gerek. Örneğin, “Beyazıt Halk Kütüphanesi” yerine “Beyazıt Halk Kütüphanesi ve Araştırma Merkezi” veya “Beyazıt Kütüphanesi ve Kent Hafıza Merkezi” olarak terimsel genişletme ihtiyacı da bulunmaktadır.

Belki de bu mekanları, kavramsal genişletmeyle kütüphaneleri kaçınılan, korkulan, sıkılınan, kaçılan, ürkülen mekanlar olmaktan kurtarmış olabiliriz. Ayrıca bütün kütüphaneleri yaklaşık olarak ikiye bölüp internet erişimli bilgisayarlı bölümler de eklemek son derece fonksiyonel olacaktır.

Ya, Dijital Kütüphanelerin Geleceği?

Dijital kütüphaneler, iki tür içerikten oluşmaktadır. Birinci tür, dijital yazılı belgelerden oluşmakta, ikinci tür ise, taranmış resimlenmiş dijitalden oluşmaktadır.

Öte yandan elektronik /dijital veya sanal ortamın bilgi hacmindeki içi boş şişme bir başka dramatik gerçektir. Bir taraftan örtük bilginin ortaya çıkarılması ihtiyacı, bir taraftan da hormonlu bilginin bilgi ağlarındaki kopyala yapıştır fonksiyonlu olarak katlanarak hacimsel şişmesi çok önemli bir dijital gerekliliği gündeme getirmektedir. Bu da sağlıklı bilgilerin süzülmesidir. Sağlıklı bilgilerin örtük bilginin ortaya çıkarılmasına hizmet edecek şekilde paylaşılması veri tabanı havuzlarında analiz edilip olası hormonlardan ayıklanması gerekmektedir.

Dijital taranmış belgelerin hacmi, o kütüphane ve/veya araştırma merkezini kitap yoğun, belge yoğun veya nesne yoğun olarak öne çıkmasını gerektirebilir. Bu duruma göre, yani kütüphanenin içeriğine göre, “Kütüphane” teriminin yanına Araştırma Merkezi veya Hafıza Merkezi kavramlarını ekleyebiliriz. Ancak şunu net olarak söylemeliyiz ki, ister dijital ister elektronik olsun, ister yazı ister belge yoğun olsun kütüphaneler ve benzeri mekanlara ARŞİV isimlendirmesinde bulunmamak gerekmektedir.

Şu takdir edilmelidir ki, kütüphane kavramı, arşiv kavramına göre çok çok daha sempatiktir. Arşiv şiddetle kaçınılan, hatta bir çok insanın iğrendiği mekanlardır. Bu nedenle “Kent Arşivleri” kavramına tabandan ve bütünüyle karşı durulması gerekmektedir.

Bu düşünce ve beyin cimnastiklerinden yola çıkarak başlı başına irdelememiz gereken konuları şu başlıklarda toplayabiliriz:

– Arşiv mi Kütüphane mi Yoksa Araştırma Merkezi mi?

– E Kütüphanelerin Veri Tabanı Sorunsalı

– Kütüphane ve Araştırma Merkezlerindeki Ergonomik Faktörler

Bu alt başlıkları da devam eden günlerde ele almak ümidi ile esen kalınız efendim.

Not:

Bu yazı, http://www.bilgiagi.net, http://www.bilgievreni.com, http://www.gazetecanik.com, http://www.kamudanhaber.comhttp://www.siyasalforum.nethttp://www.gercekgazete.web.tr, http://www.ahmetfidan.com ile, Gerçek Gazete, Balıkesir Demokrat,  ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Etiketler:, , , , , , , , , , ,