Değneğin İki Ucu B.klanmadan Hayata Dair Düşülmüş Dipnotlar:
Sevgili dostlar;
Geçmişi anlatan eğer Emin Oktay veya Niyazi AKŞİT’in tarih kitabı ise, okurken sıkılırız.
Geleceği anlatan Teknoloji bakanı ise dinlerken sıkılırız,
Hayata dair en can alıcı öğüdü babamız veriyorsa sıkılırız,
Yanağımıza öpücük konduran, yüzümüzü okşayan dedemiz veya ninemizse sıkılırız,
Namazı niyazı anlatan din görevlisiyse sıkılırız, (daha fazla…)
Etiketler:ahlak, ahmet fidan, ahmet fidanla pazar keyfi, aynı mana farklı his, değer eğitimi, Eğitim, etik, insan, kurumsal faktörler, pazar yazıları, pazar yazısı, Psikoloji, Yaşam

Bu Yazıyı Kendim İçin Yazdım!
Dün, Aydan Şener’in Fatih-Harbiye’sini izlemiştim… Ne tesadüf, bu gün fatih-taksim-harbiye sokaklarını arşınladım gecenin ilerleyen saatlerinde. Kimi, evlerinden bin bir yalan ve dolanlarla çıkmış kimi avlanmak için doluşmuşlar sere serpe, üryan. Kasıp kavuruyor sokakları özgürlüğün kirli tufanları.
Babalar bekler kızlarını sağ salim gelecek diye, karılar bekler erlerini ekmek için bin bir inanç ekleyerekten. Lakin, kızlar sızlanaraktan çıkarken evden, nazlanarakttan sokaklarda, erkeklerin cüzdanları gözlenir, makyajlı yüzlerle… Yüzler, ikiyüzleri, ikiyüzler üçyüzleri derken soyulur eri kadının, soğuk soğuk terleyerekten… (daha fazla…)
Etiketler:bar, eğlence, labut, lavuk, Psikoloji, Toplum

Nöbet Dönemlerindeki İletişimin Sağlık Personelinin Evliliklerindeki Çatırdamaya Etkisi
Prof.Dr. Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA 23.01.2012 tarihli www.bilgiagi.net teki yazısına "Sağlık Çalışanları Arasında Boşanmalar Zirvede" başlığını atmış. Başlık ve yazı içeriği analitik ve ampirik olarak doğrudur. Ama sosyolojik olarak doğru değildir. Zira yazı içeriğindeki iddianın aksine sektördeki boşanmaya neden olan en başat faktör, İLETİŞİM ve onun yaygınlaşmasıdır. (daha fazla…)
Etiketler:bilinçlenme, bireyselleşme, çalışma hayatı, evlilik, personel, Psikoloji, Sağlık, Toplum
Sevgi Yanılsaması Üzerine Analitik Geometrik ve Mantıksal Çözümleme
Geçenlerde sosyal paylaşım sitesinde, bir dost, ''Bir insana onu sevdiğini hissettirirsen, Onun gözünde senin dışındaki her şey değer kazanır.'' diye bir duvar yazısı paylaşılmış.
Bu yazı pazar yazısı olsa da, içinde duygu ifade eden bu durumu alt başlıkta dile getirdiğim şekilde
Davranış Bilimleri, Psikoloji ve hatta Sosyal Psikoloji bağlamında ele almak gerek.
Bu söz ilk elde doğru gibi görülse de, gerçekte büyük bir hayal kırıklığının yansıması olarak duygunun dramatizasyonundan başka birşey değil aslında. Çünkü, bu cümle (reaksiyon cümlesi olduğundan) sevginin neredeyse tamamıyla gizlenmesini salık vermekte. Oysa ki sevgi hissettirilmeli, gösterilmeli. Yanlış olanı, (daha fazla…)
Etiketler:ahmet fidan, aşk, biliçlenme, evlilik, hüsran, ilişki, insan, pazar keyfi, pazar yazısı, Psikoloji, sevgi, sevgi yanılsaması, Toplum, yanılsama, Yaşam

Devletlerin, Kurumların ve İstisnasız Her Bireyin Yaşamlarında (İçinde) Elektrik/Elektroniğin Olmadığı Bir "b" Planı Olmalıdır!
Tarihin Sonu, Kime Göre ve Hangi Ölçüye Göre
Dünyada çoğu şey olduğu gibi "tarih" kavramı da görecelidir. Evrenin yaradılışından bu güne geçen zamanı dilimleme tarzı ve/veya yöntemikültürden kültüre, medeniyetten medeniyete farklılık gösterir. Herkes tarafından kabul edilen tarih, bu gün için miladi takvim olsa bile,miladi takvim duygudan ya da fizikoşimik olaylardan bîhaberdir. Maya takvimi, olayları ve zaman dilimlerini fizik ve fizik ötesi olaylarla birlikte değerlendirir. Bu anlamda maya takvimi duygusal, diğer bir tabirle mutasavvıf bir (daha fazla…)
Etiketler:astroloji, astronomi, doğa, doğal afet, doğallık, doğanın ruhu, Dünya, enerji, evren, evrenin sonu, evrenin varlığı, evrenin yaradılışı, evrensel sezi, Felsefe, fütüroloji, güneş, güneş enerjisi, ilkel dünya, ilkellik, kozmoloji, maya, maya kültürü, maya takvimi, mayalar, pozitif enerji, Psikoloji, takvim, tarihin sonu, taş devri, tesadüfler, tevafuklar, Toplum

Vücudunuzdan kurtulun ki, toprağın altına girdiğinizde nefes alabilesiniz" demiş Fahrettin Cüreklibatır.
Öyle ya. Hal hal üzerine kurulur ve her hal, doğru kararlarla newhâl olur. (A. Fidan)
Vücut ağırlıktır zira, vücut toprak üstü arzu ve isteklerin depolandığı yerdir zira.
Vücuttan kurtulmadıkça üzerine örtülen topraklar beton gibi çöker bütün bir hayat boyu.
Vücudundan kurtulursan eğer, üzerine atılan topraklar birer gül yaprağı gibi sarar sarmalar, seni, bu ölümsüzlüğün ilk adımlarıdır zira.
Ölmeden Ölmek Yürek İster, Nefisle Cedel Bilek İster!
Bir gün çıkın evinizden, hiç üstünüzü başınızı düzeltmeden, öylesine ne bulursanız giyin ve çıkın. Kimseye de haber vermeyin. Sanki geç kalmışçasına yürüyün size en yakın mezarlığa doğru. Ve kapısından girerken, arkanızda binlerce insan yığını hayal edin. Mezarlıktaki en eski mezarı bulmaya çalışın. Bulduğunuz (daha fazla…)
Etiketler:beden, cismanilik, dünyevilik, fani dünya, isnan, maneviyat, mezarlık, ölüm, olumsuzluk, Psikoloji, tasavvuf, Toplum, Yaşam
Kasım 7th, 2011 | in
Anı & Günce,
Bilinçlenme,
Ekonomi,
İş yaşamı,
Kent/Şehir,
Psikoloji,
Tebrik ve Kutlama,
Toplum,
Ulaşım & Trafik,
Yaşam |
Yorum Yapin

Bilinçli Tüketim, Gelişmişlik Göstergesidir!
Bayramın Gazıyla, Faturaya veya Fişe Bakmadan Hesabı Ödemeyin!
İnsanlar genelde bayram harcamalarında, sağlık harcamalarında, tatil harcamalarında cüzdanını pek düşünmez olur. Bunların her birinin altında başka nedenler bulunsa da hepsinde de benzer sonuçlar ortaya çıkabilir. İnsanlar hızlı, tempolu
çok mutlu veya çok endişeli/şaşkın zamanlarında sağı solu görmez. Sonradan her şey normale döndüğünde çoğu zaman geri dönüşü olmayan sonuçlar doğar. (daha fazla…)
Etiketler:bayram, bayram harcaması, bilinçlendirme, bilinçlenme, harcama, insan, Psikoloji, sağlık harcaması, tatil harcaması, Toplum, tüketici, tüketici kültürü, Yaşam
Kasım 1st, 2011 | in
Anı & Günce,
Bilinçlenme,
Çevre & Doğa,
Dünya,
Eğitim,
Kent/Şehir,
Kültür ve Sanat,
Medya & İletişim,
Psikoloji,
Siyaset/Politika,
Toplum,
Yaşam |
Yorum Yapin

Biz Bu Yollarda Bu Şarkının Nakaratını Hep Söyler Dururuz!
Balık hafızalı yurdum insanı derler önüne gelen. Aynaya bakmaksızın, fütursuzca pervazsızca eleştirirler.
Hoş bu eleştirileri kendinden bîhaber insanlar şecaat bâbından söyleseler de, bu deyimi uyduran insanların
fî tarihinden kalma atalarının da en az onlar kadar ENGİN ZEKALI(!) oldukları kesin.
Neden Balık Hafızasıymış!
Balıkların 2 saniye öncesini hatırlayamayan yaratıklar olduğu bilinse de bu bilgi tam anlamıyla SKOLASTİK yani SAKAT bir bilgidir. Zira balıklar en az fareler kadar hatta daha fazla olarak 6-7 ay öncesini çok rahatlıkla hatırladıkları, aldıkları eğitimi hafızalarında tuttukları bilinir. Tabi kitapları seyreden TELEVİZYONLARI okuyan, merak ettiğini öğrenmek için GOOGLE'un ilk sayfasının ilk satırından bile alt satırlara inmekten aciz yurdum (daha fazla…)
Etiketler:balık hafızalılık, balık hafızası, balık hafızası ne demek, bayram, bilinç, bilinçlenme, deprem, doğal afet, Eğitim, felaket, insan, Kent, Kültür ve Sanat, Psikoloji, sel, skolastik düşünce, yangın, yapı, Yaşam, yurdum insanı

"Kanunlar örümcek ağı gibidir, güçlüler onu deler geçer, güçsüzler takılı kalır"
Eşitlik veya hukuk veya adalet, hakikaten güçsüzlerin üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallanan sanal veya gerçek bir olgudur. Tıpkı her yıl / dönem, Genel Hukuk veya Hukukun Temel Kavramları derslerimde vurguladığım sözdeki gibi. "Kanunlar örümcek ağı gibidir, güçlüler onu deler geçer, güçsüzler takılı kalır". Bu sözü eskiden bir deyim veya atasözü olarak söylüyordum. Ancak bu sözün bir atasözü değil de 161-180 yıllarının (M.S. II. yüzyıl) Roma İmparatoru, aynı zamanda Stoacı bir filozof olan Marcus Aurelius'a ait olduğunu sonradan öğrendim.
Dünyadan;
Dünyaya baktığımızda, gerek diğer dünya ülkelerinin Birleşik devletlerin (ABD'nin) sorumsuzca saldırılarına ve sömürgesine ve zulmune ses çıkar(a)maması, gerekse dünyanın (daha fazla…)
Etiketler:Dünya, evrensellik, Hukuk, insan, kanun, küresel hukuk, Psikoloji, Siyaset, sosyoloji, Toplum, toplum bilim

Bu başlığı en iyi, anne veya anne adayı olan kadınlar daha iyi bilir. Daha iyi bilirler çünkü hemen hemen tüm kadınların kabusudur kusmak hamilelik döneminin ilk beş aylarında. Adeta bütün olarak içlerini dışarı çıkaracak olurlar ama kusamazlar. Çünkü….
Kadınlar nur topu gibi gözleri parlayan bir bebek için katlanırlar buna. Seve seve hatta kusarken bile coşkuyla.
Ama her zaman hamileler kusmazlar, hamilelerden çok daha elim ve vahim olarak kusmak ister insan (daha fazla…)
Etiketler:depresyon, insan, Psikoloji, Toplum, Yaşam