Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

İlk Site

Menüler

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

Sayaç

Who's Online

  • 0 Members.
  • 22 Guests.

 

arada kalanlar arada kalmalar

arada-kalanlar-arada-kalmalar

Arasatın Çirkin Yüzü de diyebiliriz ona.

Arada kalır insanlar, bir çok bakımdan bir çok sebeplerle.

Çildi kırıştırır, yaşlandırır, kalbi buruşturur, yüzü düşürür, saçı ağartır, kalbi çıkmazlara sokar.

Arada kalanlar.

Nelerin arada kalmasına merak ederseniz, yüzlerce renk kartelasında renk beğenmek gibi en tatlıcasından…

Partiler arasında arasında arada kalırsınız.

Zorunda olduğunuz için gidersiniz seçim sandığına. Adımlarınız sizi cenazeye gider gibi taşır

Formaliteden işlemleri yaparsınız. Arada kalmışsınız bir kere. Bir yığın düşünce, bir yığın ideoloji

Ve o saklı kabine girdiğinizde boş boş bakarsınız pusulaya, hangisine versem kime versem niye ki dersiniz. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , ,

 

İktidar ve İktidar-Sızzz-Lıkkk Sendromu Üzerine!

İktidar ve İktidar-sızzzlık Sendromu Üzerine

İktidar ve İktidar-sızzzlık Sendromu Üzerine

Virüsler bünyeye sızmak için bahane ararlar.

Sinekler böcekler yağlı şekerli yerleri severler.

Bütün parazitler gıdalı yerleri severler.

İktidarlar ve iktidardakiler, gıda kaynakları olduklarından dolayı, buralarda bilumum asalaklar, böcekler, kurtçuklar, sülükler  vs. vs. bol miktarda bulunur. O yüzden iktidarlar ve iktidar sahiplerinin pek hijyenik olabilmeleri dahası hijyenik olarak kendilerini koruyabilmeleri oldukça zordur.

İktidarların mücavir alanları pek fırtınalıdır. Rüzgarın ne yönden eseceği belli olmaz. Bunun için iktidar sahiplerinin karakterleri, esen rüzgarlara karşı kısa zaman içinde çoğu zaman mutasyona uğramışlardır. Her ne yönden eserse essin rüzgarlar, ona hemencecik uyum sağlarlar. Gelen rüzgarlar ağa, giden rüzgarlar paşa olur hemen. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , ,

ilgi-milgi

Asrın Kabusu: İlgi ve İlgi Sorunsalı

 

İlgi mi, İlgi, İlgi, milgi…

Not: Bu yazıda hibrit yöntemi kullanılmıştır.*

İlgi, sürekli kısalmakta olan bir olgu artık. On dakika bile sıkmakta herkesi.

Yetmişli yılların gençliği yani bu zamanın orta yaşlı ebeveynleri bir araya geldiğinde çocuklarını konuşurken onlardaki tatminsizlik sorunlarından ve ilgi kısalığından bahsederlerdi. Her bir ebeveyn benzer sorunları yaşamakta olduklarından uzun uzadıya sohbet ederlerdi. Dün bu sohbetlerin konusu, sadece yeni yetmeler üzerine yapılırken, bu gün bu konu bütün bir toplumun ve bütün bir jenerasyonun konusu / sorunu (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , ,

ruya-gordum-ahmet-fidan

 

Dün gece bir rüya gördüm dostlar!

“Hayır olsun” hemen dediniz duydum sizi.

Gece karanlığını boğan bir aydınlıkla nur yüzlü yüz yaşını geçkin bir ihtyar çıkageldi karşıma.

Bana:

– “Fethullah, Twitter’da seni bekliyor!” dedi.

2002 de Amerika’da kalbine Anjiyo yapılan Fethullah Gülen’in aslında kalbine operasyon yapılırken meğer aynı zamanda beyin (yıkama) operasyonu da yapılmışmış. Bu operasyon o kadar harikulade bir operasyonmuşmuş ki, düşünce (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , ,

karizma
Karizma oluşturma ve karizma bozmaya ilişkin faktörleri ele almak istiyorum ama bunun için zihnime bir çok başlık doluştu. Her bir başlık bana ayrı bir anlam yüklediği için yazı başlıklarının hatırı kırılmasın diye her birini alt alta sıraladım.
“Karizma Nasıl Çizilir” (Sansasyonel ve popülist bir başlıktır. İlgi uyandırır, tıklama oranı yüksektir, içeriğinin fazla bir önemi yoktur.)
“Karizmayı Çizen Faktörler” (Karizma çizimi konusunda edilgen bir yaklaşım. Kişi merkezli değil de çevre merkezli kategorik ve durumsal bir yaklaşım.) (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

salon-erkegi-sogan-erkegi-sepet-erkegi copyHepsi S ile başlıyor ve hepsi erkek! Başka ortak yönleri de var bunların.

Çoktandır kaleme alacaktım bu tür erkekleri. Her üç erkek tipinin çok önemli bir ortak yönleri var. Hemen şimdi söylersem zaten yazının devamını okumadan kaçabilirsiniz. Sırayla gidelim ki sistematikliğimiz bozulmasın.

Salon Erkeği:

Salon adamıdır pek doğal olarak. Salon ne salonu, düğün salonu, kokteyl salonu, balo salonu, resepsiyon salonu, kutlama salonu vs. Bu tür salonlar erkeğimiz için kaçırılmayacak mekanlardır.

Pek doğal olarak jilet gibi giyinirler. Giyinmeleri bayanlar kadar uzun sürer. Çoğu metroseksüeldir. Maço erkeğin tamı tamına zıddı bir karakterdir. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , ,

Aralık 8th, 2013 | in Pazar Yazıları, Psikoloji, Toplum, Yaşam | Yorum Yapin

mutlulugun-sesini-hissedin copy

 

Kulak cenine benzer, belki fark edenlerimiz olmuştur. Nasıl ki ana rahminde bebek çoğu şeyi hissediyorsa siz fark etmeseniz bile, kulağınız da mutluluğun sesini duyuyor aslında. YETER Kİ SİZ ONU HİSSEDİN!

Konferanslarımda çoğu zaman bunu söylerim. “İki ses kulağınızdan hiç eksik olmasın.

Neyin sesi diye sorarlar.

Bakın şöyle bir yazı okudum. Tam da o sesten birinine örnek.

Yarın kimseye vaad edilmemiştir….

Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , ,

zurnanin-zirt-deligiHayat fay hatlarıyla dolu,

Bazen kopuşların sinsi bir başlangıcı, bazen de yaşlanmış başlangıçların son noktası. (A.F.)

*****

“Zurnanın zırt deliği” demişler temizlik görevlisine.

Bir şimşek çakmış zihninde, bir fay hattı kırılmış yüreğinde. Azmetmiş, bir başlangıç yapmış hemen o saniye. Ve karar vermiş. “Ben de bu üniversiteyi yönetmezsem”… demiş ve deyiş o deyiş…

Günler günleri kovalamış, adam temizlik görevliliği yaparken dışarıdan liseyi bitirmiş, emekli olunca üniversiteyi bitirmiş, ardından yüksek lisans ve doktora… Derken temizlik görevlisi / hizmetli olarak çalıştığı üniversitenin önce hocası, sonra bölüm başkanı sonra dekanı ve en sonunda da Rektör’ü olmuş. İşte bu süreç, gerçek bir ZURNANIN ZIRT DELİĞİ hikayesidir.

Zurna yayvan ağzıyla, sivri diliyle, gizemli deliğiyle, (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , ,

bosluk-carpmasi-sendromu copy

 

Psiko-sosyal Açıdan Boşluk Çarpması Sendromu

Blaise Pascal, “tabiat boşluktan nefret eder” demiş.

Bu sözün sahibini aramak için on dakikamı harcadım. Sözü biliyordum fakat sahibini bilmiyordum. Çoğu yerde anonimveya atasözü diye aktarılmış olsa da söz Blaise Pascal‘ın. Hakkını yememek gerek.

Pascal’ın sözü konumuzla aslında tezat oluşturmakta. Çünkü Pascall, tabiatın boşluk götürmediğini, bir şekilde dolduğunu veya doldurulduğunu fiziksel olarak ortaya koyar. Aynı şeyi sosyal bilimler alanında da söyleyebiliriz. Ama bu boşluk nasıl bir boşluk ki, insanlar boşluğa çarpacak. Yani çarpmak için yoğun olmayan veya az yoğun bir ortamdan çok yoğun veya katı ortama ani geçiş (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , ,

bagimlilik-neye-kime-nasil-ne-kadar

Hayat bağımlı başlıyor bir kere.

Bu demek ki, asıl olan bağımlılık, bağımsızlık sa istisnai.

Bu hafta (Cuma günü) Kanal D'nin DOKTORUM Programına davetliydim. Konu: Bağımlılık.

O zaman insan metabolizmasının ve genomunun varsayılan ayarıdır bağımlılık. Zaten sorum ve sorun da bu ya?

Neye ya da kime bağımlı olacaksınız, nasıl bağımlı olacaksınız ve ne kadar

Hayatı bağımlı olarak başlattık. Nasıl olduğu belli. Ana rahmindeki (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

Ağustos 13th, 2012 | in Bilinçlenme, Eğitim, Psikoloji, Yaşam | 1 yorum

 

 

Geçen hafta Yavuz Bülent Bakiler'in bir sohbetine tanık oldum. Kendisi Sivas'ın bağrından yetişmiş sayısı binlere varan Sivas'lı ünlü şairlerdendir. Sivas ise eğer konuşulan, akla ilk gelen Sivas'ın şairidir. Neyse…

Babasından gün görmemiş değerli üstadımız. Çocukluğunu yaşayamamış. Terbiyesi bozulmasın diye yüzüne bile bakmamış doğru dürüst babası. Çoğu Anadolu evladının yaşayamadığı gibi. Babasından gün görememesi, sevgi görememesi karşısında o çocuklarına tam tersine yumuşak davranmış.

İşte buydu. Jenerasyonlar arasındaki bozulma sürecinin hatası ortaya çıkmıştı.

Peki yıllara göre baba – anne kısaca ebeveyn rolleri nasıl değişime uğramıştı. Sosyolojik olarak aşağıdaki gibi kabaca bir saptamada bulunabiliriz. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , ,

1 Temmuz tarihli pazar yazımın konusu "Bir Yazının Döllenmesi" idi. Bu yazının sonlarına doğru yazı yazmayla ilgili teknik açıklama içinde rasgele belirlenerek ortaya çıkan iki harf "i" ve "d" harfleriydi. Yani sözcüğümüz "id" idi. Bu sözcük pazar yazısı konusu olamayacağına göre, psikolojive bilişim odaklı sibernetik içerikli bir yazı olmalıydı. Sibernetik sözcüğünü bilmeyenler lütfen bir sözlüğe baksın veya google dedeye yazarak araştırsın. Özellikle dipnot koymuyorum.

Mantıktan Dijitale ID

Mantık biliminin kurucusu Aristoteles (M.Ö. 384-322), Elea okulu'ndan ve sofistlerden aldığı feyiz, hocası Platon (Eflatun) un öğretilerinin etkisi ve Makedonya'lı bir Hekimin oğlu (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,