Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

İlk Site

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

Sayaç

 

Haziran 30th, 2018 | in Siyaset/Politika, Toplum | 1 yorum

24 Haziran Seçimlerinde Muhalefete Halkın Mesajları

Dün, halkın iktidar partilerine olan mesajlarına değinmiştik dilimiz döndüğünce. Bu güne kadar, dünkü yazdığımız mesajlara ilişkin tepkilerin kahir ekseriyeti olumluydu. Bunu, yazı tarzımın ve bakış tarzımın halkın aynası olma veya şahsımın objektif olma gayretleri ile açıklayabilirim.

CHP’li Seçmenin Partisine Mesajları:

  1. Ey Partim, ben sana ne diyeyim. Ömrümü çürüttün. Heveslerime kireç bağlattın. Ne bahtsızım ki böyle bir partim var. Başkaları kabul etsin etmesin Türkiye’nin en demokratik partisini destekliyorum ama o da yarım yüzyılı aşkındır iktidar yüzü göremiyor. Bence kendinize bir bakın. Hatta teşkilat olarak hepimiz kendimizi iyiden iyiye sorgulayalım. Sen de bunları gör ve o şu an üzerinde oturduğun yumuşak muhtemelen sunni deri olan koltuktan kalk ve bizlerin arasına katıl ve o koltuğu kendi ellerinle, ONURUNLA sevgili yeni reisimiz İnce’ye teslim et ki, biz de bu olgun davranışından dolayı seni sevmeye  (daha&helliip;)

Etiketler:, , , , , , ,

Haziran 28th, 2018 | in Siyaset/Politika, Toplum | Yorum Yapin

24 Haziran Seçimlerinde Halkın Partilere Mesajları

Üç gün önce, seçimin genel sonuçlarıyla ilgili sinestezik yöntemli asonans ve aliterasyon söz dizimi tekniğiyle kaleme alınan, yaklaşık 25 yıllık tecrübelerime ve siyasal gözlemlerime dayanan ve toplumbilimsel uzanımları olan, yordamlama niteliğindeki değerlendirmeler yapmıştım. Bu değerlendirmelerimde, kayda değer bütün siyasal partilerle birlikte, başkan adaylarını da bileşik olarak irdelemiştim.

Şimdi, büyükten küçüğe, halkın siyasal partilere verdiği mesajları sıralamak istiyorum:

AK Partiye Halkın Mesajı:

A- AK Partili Olan Halkın Mesajı: AK Partili halk kendi partisine zaten sandıktan çıkan sonuçlarla açık seçik mesajını vermiş olsa da ayrıca şunları da demek istemektedir.

(daha&helliip;)

Etiketler:, , , , ,

Ekim 31st, 2015 | in Siyaset/Politika | Yorum Yapin

Demokrasi Revizyonu Üzerine

Demos – Kratos sözcüklerinin birleşimi olan ‘demokrasi’ kavramına, halkın halk tarafından halk için yönetimi anlamı yüklenmiştir. Bu kavramın teknik uygulama yöntemi ise, seçim sistemleri ve seçimlerdir.

Halkın halk tarafından halk için doğru bir iktidar ile OPTİMUM yönetimin sağlanabilmesi için şu sorunların öncelikli olarak çözümlenmesi gereklidir.

 

  1. Yönetimde istikrar ve temsilde adaletin birlikte tecelli edeceği en uygun baraj oranının belirlenmesi. (Bu oran kanımca en fazla % 5 tir)
  2. İlk elde büyük (mecliste gurubu bulunan) partilerin ön seçim yapmaları zorunlu hale getirilmelidir. Bu ilerleyen zamanlarda % 5’in üzerinde oy alan partilere de teşmil edilebilir.
  3. Sivil toplum kuruluşları demokrasinin uygunmasında aday ve aday adayı belirleme süreçlerinde mevzuat tabanlı olarak aktif rol almalıdır. (daha&helliip;)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

Eylül 2nd, 2014 | in Siyaset/Politika, Toplum | Yorum Yapin
demirtas-vizyonuyla-buyuyen-hdp-ahmet-fidan

HDP Merkeze Kaydıkça Tehlikesi Azalır mı?

 

HDP Eş Başkanı Selahattin DEMİRTAŞ’ın Cumhurbaşkanlığı yemin töreninde Erdoğan’ı ayakta alkışlaması ve Kılıçdaroğlu ve CHP ye yönelik haklı eleştirileri ve geleceğe yönelik mikro yansıtmaları HDP nin merkeze göz kırptığını ve hatta tamı tamına CHP nin yerine göz koyduğunu göstermekte.

Bence bu zihniyet ve bu yönetim anlayışıyla CHP, bir zamanların ANAP’ı gibi, DYP si gibi yok olup gidecektir. Yerine (kendine göre) vizyon ortaya koyan, güçlü bir demografik ivme potansiyeline sahip HDP oturacak. Tabi HDP zamanla ulusalcı / nasyonalist kimliğinden zamanla uzaklaşmaya başlayacaktır.

HDP nin Çizgisindeki Değişim İç ve Dış Etkenlerin Zorlaması

HDP nin yakın gelecekteki çizgisindeki (kısmen zorunlu) değişimin üç temeli bulunmaktadır. (daha&helliip;)

Etiketler:, , , , , , ,

2014-yerel-secim-sonuclari-ahmet-fidanYarım yüzyıl derken, aslında 1950 seçimlerinden  bu yana yaklaşık 65 yıllık bir dönemi kasdediyoruz. Kronolojiyi başlattığımız süreç, aslında adamakıllı seçim dediğimiz bir tarihtir. Yani ilk defa ‘gizli oy, açık sayım‘ ile yapılan seçimgerçekleşmişti. 1950 seçimlerinden önceki seçimlere SEÇİM diyebilmek mümkün olmasa da çok partili hayata geçiş adına bir ısınma hareketi olarak değerlendirebiliriz. Oylamanın açık, sayımın gizli yapıldığı bir seçimi duyduğunuzda yüzlerinizdeki tebessümü hissediyorum.

Yarım yüzyıllık süreci dönüm noktalarıyla ya da fay hatlarıyla ortaya koyacak olursak, 1050 iktidar değişimi, 1960 darbesi, 1971 muhtırası, 1980 darbesi ardından on yıllık darbe periyodu bozuluyor ve bu periyot kısmen 1997 postmodern darbesiyle nüksediyor, yaklaşık yine on yıllık bir periyotla 2007 yıllarında Ergenekon süreciyle kendini gösteriyor. 2007 den 2013’e Gezi Protestosu süreci ve hemen ardından 17 Aralık Sivil Darbesi ve (daha&helliip;)

Etiketler:, , , , , , , , , ,

asosyal-medya-depremi copyBir aydan beri yazamadım. Hem kendi olağanüstü iş yoğunluğumdan hem de her bir günün beş belki de on köşe yazısına sığdırılamayacak kadar hızlı değişmesi veya hareketlenmesi. Son bir haftada olup biten bu hareketlilik, sadece benim değil toplumu
izleyen, sezinleyen bütün bilim ve düşün insanlarının başını döndürmekte. Bendeniz de çoğu zaman izlediğim yöntemi izleyeceğim. “Gündem, gündem dışılığa mahkum, asıl gündem, klasik olandır” (A.F). Bu nedenle klasik ve köklü analizlerimi yerel ulusal hatta uluslararası ölçekte okurlarımla paylaşmak istedim.

1. [(A) Sosyal Medya Depremi:

ÖNCE MİNİK BİR TARİHSEL SÜREÇ veya Girizgah:

20 yıl önceleri. 1983 lü yıllar. Dindar kesim henüz Özal’lı yılların başında kendini temsil edemiyordu. Ciddi bir temsiliyet sorunu (daha&helliip;)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mart 12th, 2012 | in Siyaset/Politika, Toplum | Yorum Yapin

Son Dönem Türk Siyasal Hayatındaki Muhalefet Boşluğu ve Dördüncü Eğilim Tanımındaki Değişim

Yakın dönem Türk siyasal hayatında Türk halkının siyasal eğilim ve tercihleri konusunda Anavatan Partisi için çoğu zaman ideolojik bir tabana dayanmayan, dört eğilimin partisi olduğu şeklinde değerlendirmelerde bulunulurdu. Bu değerlendirmegenel anlamda yerinde bir söylemdi. ANAP'ın çaptan düşmesi, DYP ile bir araya gelmesi durumunda bile yüzde on barajını geçememesi karşısında bu değerlendirme 2004 yerel genel seçimlerine kadar anlamsızlaşmıştı. (daha&helliip;)

Etiketler:, , , , , , ,

Aralık 1st, 2011 | in Siyaset/Politika, Toplum | 1 yorum

 

Mustafa Sarıgül Oyuna Girmek İçin, Isınma Hareketleri Yapıyor.

Son zamanlarda Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'na yüklenmesi görünüşte yapılan (sözümona) danışıklı döğüş değilse eğer, Erdoğan'ın bu günlerde Kılıçdaroğlu'nu her zamankinden daha fazla koruyup kollaması gerekmektedir.

Neden mi))?

Eğer Kılıçdaroğlu başarısız olursa ve CHP nin başından giderse, bu, Erdoğan için olsun, AK Parti için olsun endişe verici bir durumdur. Zira siyasetin futbol oyununa girmek için saha kenarında sevgili Mustafa Sarıgül ısınma hareketleri yapmakta. Mustafa Sarıgül'lü bir CHP ise, Kılıçdaroğlu'na göre AK Partiyi fazlasıyla zorlayacaktır. (daha&helliip;)

Etiketler:,

Eylül 27th, 2011 | in Bilim & Teknoloji, Kent/Şehir, Toplum | Yorum Yapin

 

Belediyelerde Bütünşehir Uygulamasına İlişkin Sorunlar ve Çözümleri

Yerel Yönetimlerde Bütünşehir uygulamasının gerekliliğini bundan önceki yazımda dile getirmiştim. Gerek bundan önceki 1580 sayılı belediye kanununda, gerekse 3030 sayılı Büyükşehir Belediyesi kanununda öngörülen türel ayrımlamanın yeni 5216sayılı kanunda fazlaca zorlandığı görülmektedir. Belde belediyesi/Birinci Kademe Belediyesi, Normal belediye / İl ilçe belediyeleri ve Büyükşehir Belediyesi olarak ölçek açısından kent alt yapı ve üst yapısı ve dahi kent makroformu açısından ayrımlamanın yetersiz kaldığını görmekteyiz. Çünkü, eski büyükşehir belediye kanunu kentler için kabaca 250 bin nüfusu gerekli görürken, yeni yasa 750 bin nüfusu gerekli (daha&helliip;)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 

Büyükşehir Belediyelerinin Demografik Açıdan Seyri:

Hala bir türlü eskitemediğimiz 1982 Anayasamızın 127. maddesi, büyük yerleşim yerleri için özel yönetim biçimi geliştirilebileceğinden bahsetmektedir. 3 Mart 2004 yılında yapılan değişikliğe göre büyük şehir belediyesi olmak içinönce 1.000.000 (bir milyon) nüfus gerekli görülmüş ve 5272 sayılı kanun çıkmış olsa da daha sonra Belediye Kanununun yeniden görüşülmesi sürecinde TBMM genel kurulundan 750.000 olarak geçmiştir. Nüfus sayısındaki bu azaltım aslında mantıklı idi. Çünkü 3030 sayılı eski Büyükşehir Belediyesi Kanununun (gerekçe kısmında) 300.000 nüfus şartından (daha&helliip;)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Şubat 26th, 2011 | in Dünya, Hukuk, Siyaset/Politika | Yorum Yapin

At Bacak Bacak Üstüne, Ver Tafrayı!

İki yük Ülkenin İki Büyük Lideri (Sarkozy ve  Erdoğan) üzerine Psikososyal Bir Analiz

Fransa Cumhurbaşkanı Nikolıs Sarkozi, (Nicolas SARKOZY) Türkiye’ye geldi. Sarkozy, eskilerin “nev-i şahsına münhasır” dedikleri, bu gün “kendine özgü” özellikli, latin tabiriyle “prototip” bir kişiliktir. Sarkozy, resmi kayıtlardaki tarihlere göre kova burcu erkeğidir. Zaten bu güne değin sergilemekte olduğu davranış, tipik kova karakteridir. Bu haliyle dürüstlüğü ön planda, ama bu dürüstlük, kovaların bilgiye verdikleri önem ve bilgelikleri ile birleşince, ortaya yer yer pervazsız, yer yer cür’etkar karakterler ortaya çıkmaktadır. Kovaların yalanı ve dolambaçlı tarzları sevmemesi onların dobracı kişilik olduğunu da gösterir.

Fransa Cumhurbaşkanı’nı Türkiye haklı olarak Cumhurbaşkanlığı düzeyinde değil de dışişleri bakanlığı düzeyinde (daha&helliip;)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,