İlk Site

Menüler

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

Sayaç

Who's Online

 

 

 Lütfen bu yazımı yerel ve ulusal bütün bürokratlar okusun!

Okullar hayat bulsun!

On yılı aşkındır dile getirdiğimiz, yazıp kafa yorduğumuz konu.

Milli Eğitim’ bağlı ilk ve orta öğretim kurumları son on yıla kadar izbelikten, fakirlikten dökülmekteydi. Son on yıl içinde gözle görülür bir değişim süreci başladı. Bu yeter mi pek tabi ki yetmez. Zira alınması gereken mesafeye göre alınan mesafe sınıfta kalınacak kadar düşük nota tekabül etmekte. İktidarın veya Milli Eğitim Bakanlığı’nın eski yönetimlere göre bir kıyaslama değil de Geleceğe göre kendi dönemlerindeki hizmetlere göre bir kıyaslama (daha fazla…)

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

 Değneğin İki Ucu B.klanmadan Hayata Dair Düşülmüş Dipnotlar: 

Sevgili dostlar;

Geçmişi anlatan eğer Emin Oktay veya Niyazi AKŞİT’in tarih kitabı ise, okurken sıkılırız.

Geleceği anlatan Teknoloji bakanı ise dinlerken sıkılırız,

Hayata dair en can alıcı öğüdü babamız veriyorsa sıkılırız,

Yanağımıza öpücük konduran, yüzümüzü okşayan dedemiz veya ninemizse sıkılırız,

Namazı niyazı anlatan din görevlisiyse sıkılırız, (daha fazla…)

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

Sevgi Yanılsaması Üzerine Analitik Geometrik ve Mantıksal Çözümleme

Geçenlerde sosyal paylaşım sitesinde, ‎bir dost, ''Bir insana onu sevdiğini hissettirirsen, Onun gözünde senin dışındaki her şey değer kazanır.'' diye bir duvar yazısı paylaşılmış.

Bu yazı pazar yazısı olsa da, içinde duygu ifade eden bu durumu alt başlıkta dile getirdiğim şekilde

Davranış Bilimleri, Psikoloji ve hatta Sosyal Psikoloji bağlamında ele almak gerek.

Bu söz ilk elde doğru gibi görülse de, gerçekte büyük bir hayal kırıklığının yansıması olarak duygunun dramatizasyonundan başka birşey değil aslında. Çünkü, bu cümle (reaksiyon cümlesi olduğundan) sevginin neredeyse tamamıyla gizlenmesini salık vermekte. Oysa ki sevgi hissettirilmeli, gösterilmeli. Yanlış olanı, (daha fazla…)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , ,

 

Bilinçli Tüketim,  Gelişmişlik Göstergesidir!

Bayramın Gazıyla, Faturaya veya Fişe Bakmadan Hesabı Ödemeyin!

İnsanlar genelde bayram harcamalarında, sağlık harcamalarında, tatil harcamalarında cüzdanını pek düşünmez olur. Bunların her birinin altında başka nedenler bulunsa da hepsinde de benzer sonuçlar ortaya çıkabilir. İnsanlar hızlı, tempolu çok mutlu veya çok endişeli/şaşkın zamanlarında sağı solu görmez. Sonradan her şey normale döndüğünde çoğu zaman geri dönüşü olmayan sonuçlar doğar. (daha fazla…)

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

 

 

 

Biz Bu Yollarda Bu Şarkının Nakaratını Hep Söyler Dururuz!

Balık hafızalı yurdum insanı derler önüne gelen. Aynaya bakmaksızın, fütursuzca pervazsızca eleştirirler.

Hoş bu eleştirileri kendinden bîhaber insanlar şecaat bâbından söyleseler de, bu deyimi uyduran insanların fî tarihinden kalma atalarının da en az onlar kadar ENGİN ZEKALI(!) oldukları kesin.

Neden Balık Hafızasıymış!

Balıkların 2 saniye öncesini hatırlayamayan yaratıklar olduğu bilinse de bu bilgi tam anlamıyla SKOLASTİK yani SAKAT bir bilgidir. Zira balıklar en az fareler kadar hatta daha fazla olarak 6-7 ay öncesini çok rahatlıkla hatırladıkları, aldıkları eğitimi hafızalarında tuttukları bilinir. Tabi kitapları seyreden TELEVİZYONLARI okuyan, merak ettiğini öğrenmek için GOOGLE'un ilk sayfasının ilk satırından bile alt satırlara inmekten aciz yurdum (daha fazla…)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İnsanoğlunun sahiplenme duygusunun sistematik bir mantıkla ortaya konulmuş en masumane görüntüsüdür koleksiyonculuk. Çeşit çeşit tür tür koleksyonlar gördüm.

Pul, kibrit, misket, kertenkele, kelebek, para, çiçek, resim, jeton, oyuncak, ayakkabı, otomobil,yaprak, taş, böcek, vesikalık resim, düğme, kartpostal, daktilo, radyo, cep telefonu, anahtar, anahtarlık, şapka, kalem, ajanda, istiridye, denizkabuğu benim bizzat gördüklerim. Görmediğim ismini bile kısa zamanda sayamayacağım kadar çeşitlilikte koleksiyonlar var.

Koleksiyonculuk, ilk etapta herhangi bir şeye olan ilgi iken, zamanla o şeyden birkaç tanesinin sahibi oludukça ve, kişinin içinde biriktirme ruhu da varsa hemen başlamıştır bir kere. (daha fazla…)

Etiketler:, , , , , , , , ,

 

Taslağı hükümetin bakış açısıyla önemli ölçüde hazırlanmış olan, ama temel bazı noktalarda çok büyük uzlaşmalar gerektiren, siyasat ve sosyal anlamda mutabakat bağlamında çok daha fazla irdelenmesi gereken 2012 Anayasasının tüm hazırlıkları 12 Eylüle kadar yapılıp 12 Eylül tarihinde ya TBMM Genel Kurulu'nda ya da Resmi Gazetede yayınlanmalıdır.

Bu Anayasanın ilk sivil anayasa olacağından dolayı, 12 Eylül Askeri Müdahalesine gönderme yapılacak manidar bir tarihte kabul edilmeye çalışılmalıdır.

12 Eylülle ilgili olarak daha önce değinilerde bulunmuştum. "12 Eylül Çocuğu" başlıklı www.ahmetfidan.com/12-eylul-cocugu/26672] linli yazı(lar)ımda (daha fazla…)

Etiketler:, , , , , , , , , ,

 

"Kanunlar örümcek ağı gibidir, güçlüler onu deler geçer, güçsüzler takılı kalır"

Eşitlik veya hukuk veya adalet, hakikaten güçsüzlerin üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallanan sanal veya gerçek bir olgudur. Tıpkı her yıl / dönem, Genel Hukuk veya Hukukun Temel Kavramları derslerimde vurguladığım sözdeki gibi. "Kanunlar örümcek ağı gibidir, güçlüler onu deler geçer, güçsüzler takılı kalır". Bu sözü eskiden bir deyim veya atasözü olarak söylüyordum. Ancak bu sözün bir atasözü değil de 161-180 yıllarının (M.S. II. yüzyıl) Roma İmparatoru, aynı zamanda Stoacı bir filozof olan Marcus Aurelius'a ait olduğunu sonradan öğrendim.

Dünyadan;

Dünyaya baktığımızda, gerek diğer dünya ülkelerinin Birleşik devletlerin (ABD'nin) sorumsuzca saldırılarına ve sömürgesine ve zulmune ses çıkar(a)maması, gerekse dünyanın (daha fazla…)

Etiketler:, , , , , , , , , ,

 

 

Bu gün bayramın ikinci günü. Bu gün olmasa bile en azından Perşembe veya Cuma günleri yollara dökülecek insanlar. Ulaşacakları yere daha erken vararak veya gecikmeksizin vardıklarında dünyaları değiştirmeyecekler ama sırf "bir an önce gideyim" düşüncesiyle belki zincirleme olarak onlarca değil binlerce insanların hayatlarını karartabilecekler.

Her yıl ülkemizde ortalama 4.500 kişi kurban verilmekte, yine ortalama, 200.000 yaralanma olmakta. Son on yıla baktığımızda, ölü sayısında çok çok az bir azalma görülmekte. Bunun iki açıdan ters yönde ikişer nedeni bulunmaktadır.

Birinci Faktör:

Kazalarda ölü sayısının az da olsa azalmasının en önemli nedeni, 2003 yılından itibaren (daha fazla…)

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

 

Neyin Bereketi!

Sevgili okurlarım / okurlarımız; bir Ramazan ayını daha geride bıraktık.

Bütün bir ay boyunca mutlu mesut kurulu düzenlerimizde onlarca şehit verdik yine onyıllar boyunca verdiğimiz gibi. Hem de haybeye.

Bir taraftan Başbakanımız Ramazan Bereketi'ne atfen "bir ölür, bin diriliriz" diyerek gücümüzünöfkemizin bereketlenerek artmakta olduğunu vurgularken, bir taraftan da dünyada açlıkla mücadele eden / ettirilen toplumlara TÜRKİYE'NİN DÜNYA DEVLETİ OLMASI sıfatıyla yardımlar ulaştırılmaya çalışıldı uzak diyarlara. Bu misyonu belki bir çok kişi tukaka olarak görse de, küçümsese de tiiye de alsa sağduyu ile baktığımızda önemsememiz gereken bir olgu olarak görmemiz gerektiğini bu vesile ile vurgulamak istiyorum. (daha fazla…)

Etiketler:, , , , , , , , , ,