Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

İlk Site

Menüler

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

Sayaç

Who's Online

  • 0 Members.
  • 12 Guests.

 

Mayıs 12th, 2014 | in Eğitim, İş yaşamı | Yorum Yapin

yok-etik-degerler-ve-ilkeleri-degerlendirmesi

 

Yüksek Öğretim Kurumları Etik Değerler ve İlkeleri Taslağına İlişkin Değerlendirmeler:

  1. Etik Değerler ve İlkelerin Amacı ve Kapsamına İlişkin:

12 Eylül 1980 askeri darbesi ve bu darbe ürünü olan 1982 Anayasası kurumu YÖK, Türk Yükseköğretim sisteminde bir dönemönemli -hatta hayati- misyonu yerine getirmiştir. Ne var ki, bilişim ve ulaşım teknoloji yoğun bir eğilim içinde, halihazırdaki YÖKkurumsallık boyutundan koordinasyon ve denetim boyutuna çekilmelidir. Bu genel çerçeve içinde “Etik Değerler ve İlkeler” in belirlenmesi önemli bir eksikliğin tamamlanması olacaktır. Burada önemli gördüğümüz husus şudur ki, etik ilkeler ve değerler, sadece YÖK merkezli değil, Türk Yükseköğretim sistemimizin diğer dünya ülkelerinin yükseköğretim sistemlerirle (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , ,

Eylül 15th, 2013 | in Bilim & Teknoloji, Eğitim, Toplum, Yaşam | Yorum Yapin

Dediler ki, “eğitişim” diye bir kavram mı olur.

Dedim ki, yılların yöneuzaktan-egitimtim kavramı dururken “yönetişim” kavramı oluyor da neden “eğitişim” kavramı olmasın. Öğretirken öğrenmeyi ve işbirliği içinde eğitim faaliyeti yürütmeyi kim yok sayabilir ki!

Kısa bir zaman aralığı kapsamında geriye ışık tutacak olursak, bundan otuz yıl önce yönetişim kavramı yoktu. Çünkü yönetim klasik anlamda yürütülen, yöneten ve yönetilen kavramlarıyla anlamlanan bir olguydu veya faaliyetti. Bu gün ise Toplam Kalite Yönetimi, Amaçlara Göre Yönetim, Sistem Yaklaşımı gibi birbirinden farklı bir çok yönetim kavramı ve tarzı ortaya çıktı.

Eğitim kavramına geldiğimizde, onyıllar öncesinde Eğiten ve Eğitilen(ler) bir araya gelerek eğitim faaliyeti gerçekleşiyordu. Çok doğal olarak buna “eğitim” diyorduk. Şimdilerde ise, mekan, suje, araç ve obje faktörlerindeki başkalaşım ve asimetrik değişimler “yönetişim kavramının doğmasını zorunlu hale getirmiştir. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , ,

“Öğretmene Varamadım,

Naylon çorap giyemedim, aabum aabum gız aaabum.”

 

Geçenlerde ÖSYM’nin yaptığı LYS sınavında tanıştığım bir öğretmen arkadaşımdan duyduğum bir cümle yazının konusunu oluşturuverdi. Öğretmenlerimizin  veya eğitimcilerin sorunlarını konuşmak için 24 Kasım harici bir gün belirlemiş olmaktan özür diliyorum.(!) Öyle ya, öğretmenin veya eğitimcinin sorunları ancak bu tarihte gündeme getirilir. Eğitim ve öğretime dair bütün cilalı laflar ve ritüeller (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , ,

Kasım 22nd, 2012 | in Eğitim, Ekonomi, Tebrik ve Kutlama, Toplum, Yaşam | Yorum Yapin

Ööööörrrrtmeniiiiiiiiiiim! hitabıyla başlarlar eğitime.

İlk mesaileri şüphesiz kendilerine yapılan hitabı düzeltmekle başlar.

İlk okula adım attığımız okulun basamaklarına ilk çıktığımız günleri hatırlayalım isterseniz.

 

O günün heyecanı, korkusu, endişesi hala hatıralarımın unutulmazları arasında.

Benim okula başlamam okuma yazmayı öğreneceğimin heyecanından değil sınıfın içine ilk girmemden kaynaklanan bir endişeydi. Zamanla öğrendim, bana emir verme, bağırıp çağırma, çemkirme hakkına sahip bir kişiyle beş yıl boyunca sekiz ay sürekli olarak birlikte olacağımın önemini. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , ,

Yanmak kavrulmak anlamındadır  ramazan,
Ağustos sıcağında, gün ortası, gölgenin yok olduğu an.
* * *
İkra’nın yüklediği ağırlığın iliklere işleyen sancısı,
İlk emrin verdiği aydınlığın onbeş asırlık yansıması.
* * *
İki minare arasındaki gergefin Rahşan iz düşümlerinde,
Sade bir dini değil bir medeniyeti yansıtır mahya ışıkları, namütenahi tarihin derinliklerinde,
* * *
Oruç sa, Farsça kaynaklı bir kelime. Farsça kelimenin aslı, "rûze" dir. (Aynı zamanda kızımın adı.)) Türklerin (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

Temmuz 14th, 2012 | in Eğitim, Siyaset/Politika, Toplum | Yorum Yapin

"Ölümlerden ölüm beğenmek" derler bazen. Bazen de "iki ucu b.klu değnek". Bu ifadeler, seçeneklerin her ikisi nin de korkunç veya zor olması durumunda kullanılır.

Öğretim ve Yönetim de bunlardan birisi. Kapalı havuzlar örneği. Öğrendikçe İTİRAZ EDERSİN, MUHALİF OLURSUN, YÖNETİME YAKLAŞTIKÇA HERKESİN RAHATÇA GÜDÜLMESİNİ, KONTROLDEN ÇIKMAMASINI PLANLARA VE KURALLARA UYMASINI İSTERSİN.

İşte zurnanın "zırt" noktası. Öğrenen insan irdeler. Araştırır, kendince doğruralı, tercihleri, öncelikleri, en azından bilgi sahibi olduğu için fikirleri oluşmaya başlar. İşte en korkuncu da bu. Fikir sahibi olmak. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , ,

Haziran 21st, 2012 | in Bilim & Teknoloji, Eğitim, Toplum | Yorum Yapin
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 4+4+4 lük Eğitim Konusundaki Telekonferans Türü Uzaktan Eğitim Seminerlerine İlişkin Ön Değerlendirmeler (I)
 

4+4+4 Eğitim sistemine fiilen geçmeye hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı, bu işi önümüzdeki döneme yetiştirmek için daha 2011-2012 öğretim yılı biter bitmez zaman kaybetmeden sistemle ilgili ulusal düzeyde yürütülen (telekonferans türü) interaktif seminer eğitim programı düzenledi.

Bu programlar üç aşamalı olarak gerçekleşmekte. Seminerin ilk ana aşaması, 4+4 lük kısım için öngörülmüş. Bu ilk hafta yöneticiler için yürütülürken, ikinci ve üçüncü hafta 4+4 lük dilimdeki öğretmenler için gerçekleştirilmekte. Öğretmenler için yürütülen telekonferans türü interaktif seminerler hala devam etmektedir. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , ,

 

 Lütfen bu yazımı yerel ve ulusal bütün bürokratlar okusun!

Okullar hayat bulsun!

On yılı aşkındır dile getirdiğimiz, yazıp kafa yorduğumuz konu.

Milli Eğitim’ bağlı ilk ve orta öğretim kurumları son on yıla kadar izbelikten, fakirlikten dökülmekteydi. Son on yıl içinde gözle görülür bir değişim süreci başladı. Bu yeter mi pek tabi ki yetmez. Zira alınması gereken mesafeye göre alınan mesafe sınıfta kalınacak kadar düşük nota tekabül etmekte. İktidarın veya Milli Eğitim Bakanlığı’nın eski yönetimlere göre bir kıyaslama değil de Geleceğe göre kendi dönemlerindeki hizmetlere göre bir kıyaslama (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

 Değneğin İki Ucu B.klanmadan Hayata Dair Düşülmüş Dipnotlar: 

Sevgili dostlar;

Geçmişi anlatan eğer Emin Oktay veya Niyazi AKŞİT’in tarih kitabı ise, okurken sıkılırız.

Geleceği anlatan Teknoloji bakanı ise dinlerken sıkılırız,

Hayata dair en can alıcı öğüdü babamız veriyorsa sıkılırız,

Yanağımıza öpücük konduran, yüzümüzü okşayan dedemiz veya ninemizse sıkılırız,

Namazı niyazı anlatan din görevlisiyse sıkılırız, (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

 

Akademik Kariyer Üzerine Fütürist İnovatif ve Deterministik Bir Yordamlama

Önsöz, Öndeyi, Öngörü ve Bilumum Giriş İçerikli İzahatımız

"Her şey er geç aslına döner" diye başlayayım. Bakışaçımız belki bu gün için fazlaca zorlayıcı, kronik ve skolastik akademik kalıpları aşan bir gözlem olacak.

Ortaçağ öncesi ve Ortaçağ sonrası dönem düşünürlerin eser ve ürünlerine baktığımızda ister istemez maymûnî bir iştahla imrenmekte oluruz. O dönemin büyük ölçüde zorunluluğu olan bilimsel multidisiplinerlik tablosu düne kadar yadsınan, ürkülen hatta imkansız olarak görülen bir (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , ,

 

 

 

Biz Bu Yollarda Bu Şarkının Nakaratını Hep Söyler Dururuz!

Balık hafızalı yurdum insanı derler önüne gelen. Aynaya bakmaksızın, fütursuzca pervazsızca eleştirirler.

Hoş bu eleştirileri kendinden bîhaber insanlar şecaat bâbından söyleseler de, bu deyimi uyduran insanların fî tarihinden kalma atalarının da en az onlar kadar ENGİN ZEKALI(!) oldukları kesin.

Neden Balık Hafızasıymış!

Balıkların 2 saniye öncesini hatırlayamayan yaratıklar olduğu bilinse de bu bilgi tam anlamıyla SKOLASTİK yani SAKAT bir bilgidir. Zira balıklar en az fareler kadar hatta daha fazla olarak 6-7 ay öncesini çok rahatlıkla hatırladıkları, aldıkları eğitimi hafızalarında tuttukları bilinir. Tabi kitapları seyreden TELEVİZYONLARI okuyan, merak ettiğini öğrenmek için GOOGLE'un ilk sayfasının ilk satırından bile alt satırlara inmekten aciz yurdum (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Howard Gardner

4. Görsel Uzaysal Zeka (Resim Zekası):

Görsel uzaysal zeka algı ve değerlendirmesini bir başka bileşen olarak doğacı zeka ile bütünleşik olarak ele almak istiyorum. Zira Görsel uzaysal zekanın doğacı zekayı da içermekte olduğunu iddia ediyorum.Görsel zekaları güçlü kişiler bilindiği gibi, düşünce düzlemindeki soyut veya somut eşya olay veya olguları görülebilir olarak tasarlamak, şekle sokmak konusunda son derece başarılıdırlar. Varlıkların fiziksel yapıları, duruş ve oluşları onları diğer zeka bileşenine sahip insanlara göre daha yakından ilgilendirmekte.

(Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , ,