İlk Site

Menüler

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

Sayaç

Who's Online

 

 

Oyun ve Oyuncular

Aslında hayatın kendisi bir oyun diye başlayabiliriz betimlememize. Hatta bununla ilgili “dünyanın oyun ve eğlenceden ibaret” olduğuna ilişkin Kur’an ayetleri de vardır. (Enam, 6/32) (Enbiya, 21/16)

Dünyanın oyununu yüce Rab kurmuş olsa da Enbiya süresinde bu oyuna gelinmemesine ilişkin ifadeler de vardır.

Dünyada var olan ve yaşanılanlara bakıp ta, öykü yazarları ve/veya roman yazarları eserler ortaya koyar (daha fazla…)

Etiketler:, , , , ,

 

Parantez İçinin Çekiciliği

Efendim, parantezinizi köşeli mi alırsınız köşesiz mi?

Her yerde duyulan söylenen çok çok genel bir laf vardır.

Ben de o beylik lafı kullanacağım. Çünkü benim de ağzım var ve benim de bu beylik lafı etmeye hakkım olmalı.
Ağzı olan konuşuyor“. Bu laf kim söylerse söylesin her zaman komiğime gitmiştir. En son markette yedi yaşlarında bir çocuk annesine söylemişti bu bu sözü. Ben de marketin ortasında bastım kahkahayı. Tabi bütün gözler çocuğun konuşmasına değil kahkahamın desibalitesi yüksek olduğundan bana çevrileceğinden tırstığım için derhal yan reyona dalarak gözden kayboldum.

Bu sözü seviyordum zaten, bir de bunu yedi yaşında ÇOCUKLAR DUYMASIN dizisinin yeni versiyonunun dominant (daha fazla…)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

Türkçe, Sahiden Treni Kaçırdı mı?

Bir çok ümit verici sesler, nefesler, yürekler var çevremde. Türkçenin düzgün olarak kullanılması için yayılması için kendini vakfetmiş, Türkçenin dünya dili olması için uğraş veren cesur yürekleri yazımın en başında ayakta alkışlıyorum.

Hayatta her zaman bir ikilem vardır. Bu ikilemin en önemlisi norm ve reel çatışmasıdır. Normatif olarak baktığımızda Türk dilinin ve Türkçenin eklemeli diller ailesinden olarak hem teknik, hem coğrafi hem kültürel açıdan dünya dili olması için hiç bir eksiği veya yetersizliği yoktur. Reele baktığımızda ise, durum hayli farklıdır. Ne var ki sacayağının üç ayağından ikisi olan ekonomik ve teknolojik temel maalesef   her geçen gün Türkçemizin aleyhine gelişmektedir. (daha fazla…)

Etiketler:, , , , , ,

En Yakın Dostlarım Sözcükler

Pazar günlerini sevmezdim eskiden.

Son yıllar bir başka seviyorum Pazar günlerini. Çünkü Pazar yazısı yazıyorum. Elimden geldiğince her pazara misafir olacağımda, içinde yüzlerce sözcüğün olduğu bir buket  cümlelerden oluşan yaşama dair gazete makalesiyle Pazar Günü’nün kapısını vuruyorum. Hoş Pazar yazılarını cumartesi gecesi yazıyorum ama) Anlı şanlı Pazar yazısı diyorum ya adına, ona ithaf ediyorum ya, hıh, en azından Pazar gününü yaşamayı hak ettim diyorum.

Çoğu okurumun da Pazar günleri Pazar yazımı beklediklerini biliyorum. Pazar yazımın beklendiğini bilmek beni daha da bir heyecanlandırıyor.

Dost Çekmecesi: (daha fazla…)

Etiketler:, , ,

Haziran 19th, 2009 | in Dil & Edebiyat, Yaşam | Yorum Yapin

Başlık

“Yazı Başlıkları Üzerine Bir Ara Çözümleme”

 

 

Kısa yazı başlıklarını pek sevmem. Başlık dediğin, afili olmalı. Başlıktaki sözcüklerin dizilimi, ahengi, kimyası, daha yazıyı okumadan “hımmm, çok güzel bir yazıya benziyor” dedirtecek cinsten olmalı. Bu bakış açısına karşılık bir kısım insan da yazı başlığının kısa olmasını ister. Buradaki kısalık ve uzunluk görecelidir aslında.

Bu konuda yazı yazın biri olarak ben şahsen bir ara formül buldum kendimce. Yazı başlığını manşet başlığı ve yazı başlığı diye ayırarak ara yol izledim. Örneğin, bu yazımda “Başlık” kelimesini kullandım. Ama bu yazımın gerçek başlığı “Yazı Başlıkları (daha fazla…)

Etiketler:, , , , ,

"Okur" ve "Yazar" Olma

Şimdiye kadar bilinçlenme ile ilgili onlarca alt kategoride yazılar yazdım, konferanslar verdim. Ama okurluk ve yazarlık bilinci konusunda doğrusu hiç ayrıca kafa yormamıştım. (daha fazla…)

Etiketler:, , , , ,

Öz Türkçeciler Türk İslam Sentezine Taraf Çeker mi?

Bu soruya cevap vermek için ilk başta Türkçe dilinin tarihsel/etimolojik bileşenlerine bakmak gerek. Zira orta öğretim bilgisi olarak herkese Osmanlıca nın bileşiminin Arapça ve Farsça olduğu, günümüz Türkiye Türkçe’nin de (daha fazla…)

Etiketler:, , ,

Yüreğin yarasıdır şiir; sözcüklerin gizli, aykırı ve yasak buluşmasının yol açtığı. Öyle bir yara ki sızısından, dünyanın dönerken ki çıkardığı ses bile etkilenir. Sonsuza dokunmak, imkânsızla buluşmak iyileştirebilir ancak onu.

An olur en acıtıcı gerçekleri bile okşatır ruhu, an olur, hayal ve umutları yeşertir masum harflerinden oluşan ahenkli cümleleriyle. (daha fazla…)

Etiketler:, ,

Orhan VELİ, Kitabe-i Seng-i Mezar” adlı şiirinin ilk kıtasında şunları yazmıştır.

 

Hiçbir şeyden çekmedi dünyada / Nasırdan çektiği kadar

Hatta çirkin yaratıldığından bile / O kadar müteessir değildi;

Kundurası vurmadığı zamanlarda  / Anmazdı ama Allah’ın adını,

Günahkar da sayılmazdı. / Yazık oldu Süleyman Efendiye (daha fazla…)

Etiketler:, , , , ,

Her geçen gün yeni bir teknoloji kelimesi veya kavramı dilimize girerken, buna karşılık,  yaklaşık her ay bir kelime de yeni jenerasyonların dijital terimleri ile yok olmakta. (daha fazla…)

Etiketler:, , , , ,