Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

İlk Site

Menüler

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

Sayaç

Who's Online

  • 0 Members.
  • 17 Guests.

 

Şubat 15th, 2011 | in Kent/Şehir, Medya & İletişim, Toplum | Yorum Yapin
 

"Kont"laşma YerELLEŞME

 

Kentleşme ve Yerelleşmeye Karşın “Kont”laşma ve YerELLEŞME!

Kentleşme ve Yerelleşme Kamu Yönetimi Ana Bilim dalı münderecatında dile getirilen en klasik/temel paradigmalardan birisidir. Bu iki kavram veyahut olgu şeklen olduğu gibi, içerik olarak ta birbirleriyle birlikte ela alınır ve bilim dışı veya ilgi daşı meraklılar bu iki kavramın birbirinin zıddı olduğunu zannederler.

Kentleşme ve Yerelleşme!

Kentleşme ve yerelleşme kavramları birbirinin zıddı olan değil tam tersine birbirini bütünleyen kavramlardır. Bu argüman bilimsel olarak zaten onyıllardır bilim çevrelerinde dile getirilmektedir. Ne var ki, şimdiye kadar dile getirilen bakış açısından biraz farklı bir bakış açısıyla hatta bu bakış açılarına göre önemli ölçüde “fay hattı” anlamına gelen eğilim hakkında görüşlerimi (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , ,

Cybersapience (Siber Toplum) konulu yazılarımdan da hatırlarsınız. Bilgi toplumunun bir sonrasını bölük pörçük ortaya koymuştum. Ekonomik ve sosyolojik olarak toplumlar ele alındığında tarım toplumu, sanayi toplumu ve bilgi toplumu olarak ayrımlanmaktadır. 2000 li yıllara kadar özellikle de (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

Eski yazılarımdan birinin konusu “Sosyal Bilimlerde Sona Doğru” idi. Bu konuda yazımın yayınlandığı bütün kağıt baskı ve elektronik yayınların hemen hepsinde ciddi tepkiler aldım. “Tepki” kelimesiyle, genelin tahmin edeceği anlamı kast etmedim. Çünkü “tepki” kelimesi yaygın olarak yanlış kullanılmaktadır. Tepki almak tabiriyle olumlu ve olumsuz tepkiden (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , ,

Toplumsal düzenlemeler, örf, adetler, genel geçerli kurallar, düzen ihtiyacından kaynaklı teklifler, öneriler, teşvikler, toplum katmanlarında çok daha etkin ve kapsamlı olarak uygulanabilmesi için yasal(l)laşma sürecine girerler.

YASAL(L)AŞMA SÜRECİ NEDİR?
Yasal(l)laşma süreci devlet otoritesince bir düzenlemenin resmi olarak uygulanması veya tanınması sürecidir. Pek tabi ki bir devletin resmi (uygulanması gerekli) gördüğü hukuksal düzenlemeleri de o devletin egemenliğini tanımış diğer devletler (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , ,

Malthus’ün meşhur demografik kuramı vardır meşhur. Dünya nüfusunun artış hızıyla dünya gıda üretiminin artış hızı eşit olmayacağından dünyada kıtlık olacaktır demiştir.

Thomas Robert Malthus 19. yüzyıl ekonomik, siyasal ve sosyal düşünce sistemlerini büyük çapta etkileyen ünlü İngiliz düşünürüdür. Kendisi, ekonomik (iktisadi) düşünce tarihinde geliştirdiği nüfus teorisiyle ün yapmıştır. Malthus, çeşitli konularda (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , ,

Sosyal Bilimler Sona yaklaşıyor. Sosyal bilimler gelişeceği kadar gelişti. Yeni açılımlar oldukça kısır. Bu nedenle yeni yetişen gençlerimiz yavaş yavaş sayısala doğru kayacak.

Peşinen şunu söyleyebiliriz ki, yeni yetişen yavrucuklar MATEMATİĞİ SEVMEK ZORUNDASINIZ. Allah’a şükür ki, benim zamanımda bu eğilim yaşanmadı. Yoksa İlk tercihlerimle girdiğim (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , ,

Ekim 7th, 2007 | in Bilim & Teknoloji | Yorum Yapin

Daha önceki yazımızda,  “Demokrasi ve ötesi” konusuna değinmiştik.. Bu yazıyı dayanak yaparak, demokrasi estetiğinin prensiplerinden bahsetmiş ve (merkezcil ve yerel) demokrasinin temel fil ayaklarını ortaya koymuştuk. Bu temel değerlerin doğru > gerçek sıralamasında bir gerçek olduğunu belirttikten sonra, bu gerçeğin “mutlak gerçek” olup olmadığını da sorgulamaya çalışacağım bu başlık altında.

“Mutlak gerçek” kavramını, zaman ve mekandan bağımsız olarak, her zaman her yerde var olan olgu olarak tanımlarsak, “demokrasi estetiğinin ilkeleri” ni mekan bağlamında olmasa da, zaman bağlamında analiz etmiş olacağız bir kaç açıdan. Çoğunluğun iradesi olarak yönetim sistemi haline gelen ve adına gerçek anlamda Cumhuriyet dediğimiz demokrasi kavramını zaman tüneli masasına yatırdığımızda, o kadar da vazgeçilmez bir olgu olmadığını kestirebiliriz.
(Devamını Okuyun)

Etiketler: