Bir sevda, bir tutku, bir adayış, bir tavlayıştır EMEK!

Üretmek, sorgusuzca, sebepsizce direnerek çileli bir yolculuğa çıkar bir YÜREK!

* * * * *

Durmadan, dinlenmeden, gücünü kendinden görerek ve didinerekten,

Öbek öbek serilir sözcükler satırlara, özden koparak ve bilenerekten,

Bir buhur tütsüsü yanar ciğerde, çevresini meczederek,

Bir köz damlar özden, yüreklere iz ederekten,

* * * * *

Bir sevda, bir tutku, bir adayış, bir tavlayıştır EMEK!

Üretmek, sorgusuzca, sebepsizce direnerek çileli bir yolculuğa çıkar bir YÜREK!

* * * * *

Bir nağme akar özden, portelerden süzülüp, sazın perdesine yerleşerekten,

Bir beste yerleşir dillere, yürekten yüreğe büyüyerekten,

Bir sevgi yayılır etrafa, kötülüğe dair ne varsa eriterekten.

* * * * *

Bir sevda, bir tutku, bir adayış, bir tavlayıştır EMEK!

Üretmek, sorgusuzca, sebepsizce direnerek çileli bir yolculuğa çıkar bir YÜREK!

* * * * *

Bir aşk, bir meşk, söz ve saz sızlanarak çıkar derinlerden süzülerekten

Yayılır etrafa güzellikler, derûnî fasıllar ve yüzlere gülümsemeyi yerleştirerekten.

Dil, dîle saplanır, öz közü yakar cayır cayır ve tütmeyerekten,

Gün güle gebe, gül güne armağan edilerekten,

Bir SÖZ, bir SAZ, gönüldaşlara İZ ederekten,

Bir emek bir yürek, bir emek BİN yürek,

Şair ey dür derviş baba, özüm haktandır diyerek,

Bilerek ve bilinerekten

Bir yaprak daha düşer bu gün ömürden,

Ama yarınları gülümseterekten.

* * * * *

Ahmed Emin Fidan

30 Kasım 2012 Fatsa

Öz varedildiyse bir kere yüce yaratıcı tarafından, sabırla bekler yürek, dillenmek için. dîlden çıkıp dile ulaşmak için.

On yaşı bile beklemez yürek akmak için sözcüklere. Okumayı değil konuşmayı bilsin yeter çünkü. Dîl dile değdiği anda yürek atmaya başlar ve dökülür dizeler özden. Yeter ki, sözü yazan biri olsun, nağmesini yapan olsun.

Bir çok ünlü şair şiir yazmaya 4-5 yaşlarında başlamıştır. Dedik yaa, okumaya bile gerek yok, kalp dediğimiz dîl, dile değsin yeter.

Gerisi emektir, yüreğin törpülenme yolunda direnmesidir, gün gün yıl yıl nasırlanacaktır yürek.

Şairin özünde, isin mürekkebe dönüşmesi gibi, belki de yıllarca çalkalanarak bekleyecektir kalpte sır olaraktan. Sızmaya uygun olgunluğa geldiğinde zaten akacaktır o dîlden dile, kaleme, kağıda veya neyeyse neye işte.

Ve bir yürek değecek yine ona. Ya şiirin sızdığı yürek veya bu yürekle hemhal olan başka bir yürek.

Alacak onu itina ile, portelere yerleştirecek, portelerden, sazın veya diğer enstrümanların perdelerine vuracak teker teker, damla damla öz ve ter dökerekten.

Bir şair ateşleyecek sözcükleri, akacak sözcükler kağıda sereserpe, bir bestekar dokunacak ona, sözcükleri nağmeye çevirecek, bir yorumcu okuyacak onu, gülümseyerek ve coşkuyla.

Herkesi hoş ederek ve yürekleri coşturarak ve gülümseyerek.

Not:

Bu yazı, http://www.bilgiagi.net, www.timeturk.com, http://www.bilgievreni.com, http://www.siyasalforum.org, http://www.gercekgazete.web.tr, www.bolgeselhaber.com, www.sinematur.com, www.ahmetfidan.com ile, Kuzey, Gazete Gerçek, vb. kağıt bası gazetelerde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,