Daha önceki yazımızda,  “Demokrasi ve ötesi” konusuna değinmiştik.. Bu yazıyı dayanak yaparak, demokrasi estetiğinin prensiplerinden bahsetmiş ve (merkezcil ve yerel) demokrasinin temel fil ayaklarını ortaya koymuştuk. Bu temel değerlerin doğru > gerçek sıralamasında bir gerçek olduğunu belirttikten sonra, bu gerçeğin “mutlak gerçek” olup olmadığını da sorgulamaya çalışacağım bu başlık altında.

“Mutlak gerçek” kavramını, zaman ve mekandan bağımsız olarak, her zaman her yerde var olan olgu olarak tanımlarsak, “demokrasi estetiğinin ilkeleri” ni mekan bağlamında olmasa da, zaman bağlamında analiz etmiş olacağız bir kaç açıdan. Çoğunluğun iradesi olarak yönetim sistemi haline gelen ve adına gerçek anlamda Cumhuriyet dediğimiz demokrasi kavramını zaman tüneli masasına yatırdığımızda, o kadar da vazgeçilmez bir olgu olmadığını kestirebiliriz.
Bu gün bu tarih itibarıyla, (10.10.2007) belki de çoğu insan tarafından “uçuk” hatta “zırva” olarak nitelendirilecek değerlendirmelerim, 10.10.2050 yılında gerici değerlendirmeler olarak bile görülebilir. Beni bu değerlendirmeye iten olgu, zamanın aritmetik olarak ilerleyişi ve teknolojik gelişmelerin geometrik olarak ilerleyişidir. (Burada olaya, Malthus’un “gıda yetersizliği” kestirimindeki başarısızlığı önyargısıyla bakmamak gerek.)
Teknolojik gelişmelerin geometrik hızda ilerlemesi mikroişlemcilerin gelişmesi, mikroçiplerin organik çiplere dönüşmesini tetikleyecek, bu da öncelikle vucutta basit telefon kayıtlarının ve dosyalarının tutulmasından, sakat uzuvların ortadan kaldırılıp yapay uzuvları yöneten çiplerin varlığıyla yarı CYBER insan ırkını başlatacaktır.

Deri altı organik entegrasyona uyumlu çipler, öncelikle basit dosyaların hafızada tutulmasından, yapay uzuvların yönetimini yerine getirirken zamanla tüm olarak bütün bir metabolizmanın kontrolünü üstlenecektir. İşte bu noktada bütün bir vücudun veya metabolizmanın kontrolünün organik mikro işlemci ve cipler tarafından yapılmasıyla tam olarak CYBER insan ortaya çıkacaktır. Bu tür insanların oluşturduğu topluma da CYBERSAPIENCE insan topluluğu olarak isim koyabiliriz. (Bu isimlendirmeyi literatürde ilk defa kullanıyorum.) İşte demokrasi açısından fay hattı burada başlamaktadır. Şimdi bu toplumda toplumsal değer ve düzen üzerine fantazik bir irdelemede bulunalım.

CYBERSAPIENCE İNSAN TOPLULUĞUNDA DEĞERLER ve DEMOKRASİ

Cybersapience insan topluluğunda doğal olarak bir değerler bütününden söz etmemiz oldukça yadırgayıcı olacaktır. Bu konuda organik entegrasyona uyumlu çiplerin sistem yazılımları, daha doğrusu formatları toplum değerlerini alfanümerik dille nasıl kodlayacaksa o dile göre değerler üretilecektir.

Bu değerler kuvvetle muhtemel o dönemin hukuksal, toplumsal ve etik yapısını kapsayacaktır. Yine 2050 yılı itibarıyla o zamanın cybersapience toplumunun gündelik hayatı algılayışı ve değerlendirmesi çok çok çok daha rutin (tekdüze) hale geleceğinden bu değerlerin kodlanması zor olmayacaktır.

Bu tekdüze varlıklardan oluşan grubun siyasal ve sosyal çeşitliliğindeki ve tercihlerindeki daralma da “demokrasi” kelimesini büyük ölçüde anlamsız hale getirecektir. Hayatı yaşayış ve algılayıştaki farklılık materyalist ve hatta pozitivist bir bakış açısıyla birleşince, buna bir de duyguyoğun metabolizmanın ortadan kalması eklenince değerlendirmemizin ayakları biraz daha yere basmaktadır.

Cybersapience insan topluluğunda nitelik ve nicelik olarak homojenleşen, bir parçada evrimleşen kitlenin bireysel yaşamlarında olduğu gibi toplumsal yaşamlarında da tekdüzelik esas olgu olacaktır. Bu dönemde öne çıkan en önemli konu, eskinin “senin tevellüt kaç” sorgusunun yerini “hangi model çip veya hangi dönemin uzvunu kullanıyorsun?” olacaktır. Bireysel tanışma sorgularındaki bu değişim sosyal hayatı yaşamada da devam edecektir. Çoğu cybersapience, günlerinin önemli bir kısmını ofis veya ofis homlarda geçirirken, sosyal hayat, merkezi alışveriş yerleriyle sınırlı kalacaktır. Akıllı ev sisteminin ulaşım ve iletişim teknolojilerindeki geometrik artışa paralel olarak son derece gelişmiş olması, bu dönemde evleri vazgeçilmez hayat alanı haline getirecektir. Tamamıyla olmasa da ağırlıklı olarak tablet halindeki diyet menüler de yine yeme içme kavramını geride bırakacaktır.

Evlerin bu gözalıcı yapısı ve cazibesi, zaten bu çağda bile son derece bireyselleşmiş insanoğlunu daha da bireyselleştirecek ve kitlelerin yönetimleri ekonomik karteller ve ana sermaye grupları tarafından çok daha kolaylaşacaktır.

CYBERSAPIENCE İNSAN TOPLULUĞUNDA DEMOKRASİ

Toplumdaki rijit bireysel yapı, insanlardaki yapaylaşma derecesi, tercihlerdeki daralmayı meydana getirecek olmasından dolayı, toplum yönetimlerinde yöneticilerin eskiye (günümüze) göre kararların paylaşılma gereksinimini ortadan kaldıracaktır. İnternet teknolojisinin metabolizmik hale gelmesi, (bilginin ekrandan görüntülenmesinin zorunluluk olmasından çıkması, bizzat seçimlerin “self election” bireysel seçim sistemine dönüştürecek, herkes tercihlerini bizzat kendi metabolizması üzerinden yapacaktır. Cezalandırılma sistemleri de yine merkezcil sistem tarafından yazılım programlarıyla sağlanacak ve cezalı kişinin belli yerlere giriş çıkışı mutlak surette engelleneceğinden “mahkum” evinde veya sokakta cezasını çekebilecektir.

Önce dijital demokrasi sistemi, günümüz seçeneklerine benzer düzeneklerle yürütülürken, cybersapience toplumunda sivil toplum kuruluşlarıyla siyasal partiler birbirine biraz daha yaklaşacak hatta fonksiyon bakımından bütünleşeceklerdir. Ortada irili ufaklı onbinlerce parti olurken bizzat toplum bir ya da en fazla iki merkezcil yönetim tarafından yönetilecektir. Böylesi bir toplumda karar üretim süreçlerinin de tekdüzeleşmesi, “muhalefet” kavramını anlamsızlaştıracaktır.

Netice olarak, bu günkü toplumsal ve siyasal yapı içinde bu günün “demokrasi” gerçeği, yarın için bir olası gerçek hükmündedir. Yarınlarda “oy” veya “rey” kalıpları bir kişinin bir oya sahip olması kabulgörüsünü ortadan kaldıracak ve nitelikli katılım diyebileceğimiz bir cybersapience in belki yüzlerce “oy” a tekabül edecek ağırlıklandırılmış tercihini ortaya çıkaracaktır.

ESEN KALIN…
Not: Bu sitede yayınlanmakta olan yazılar http://www.yazarport.com, http://www.gunesgazetesi.net http://www.bilgiagi.net http://www.bilgievreni.com ve G.M. Yaşam gazetelerinde yayınlanmaktadır

Etiketler: