Ahmet Fidan Kişisel Resmi Web Sitesi
Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır

İlk Site

Menüler

Yazı Kategorileri

Bilgi Ağı Sitelerimiz

Arşivler

Sayaç

Who's Online

  • 0 Members.
  • 8 Guests.

:: Archive for Eylül, 2010

 

 

Eee Eşittir Mee Ce Kare

İzafiyet Ama Nece İzafiyet, Zaafiyet Ama Ne Kadar Zaafiyet?

Albert Einstein’ın bilim dünyasında çağ açan ve çağ kapatan 1905 yılında yazdığı makale ile ortaya koyduğu formülasyonda  her maddi varlığın aslında enerjinin bir türevi olabileceğini dile getirmiştir. Genel anlamda bu teoriye de “izafiyet” (görecelik) teorisi denmiştir.

Atomların parçalanması sistemine dayanan (fisyon) Atom Bombasının da bulunmasına kaynaklık eden Einstein’ın teorisi, enerji ile kitle/kütle arasındaki ilişkiyi çözümlemiştir. Einstein,  bu teorisi veya denklemi, 22 Aralık 2005 te yapılan deneyler sonucu,  0,0000004 hatayla yani milyonun onda dördü kadar hatayla doğrulanmıştır.

Ben de Einstein’in bu yaklaşımını bir iki noktandan insan ve fizyonomisine uyarlamaya çalıştım. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

Eylül 23rd, 2010 | in Hukuk, Psikoloji, Siyaset/Politika, Toplum | 3 tane yorum

 

 

Haydi Ayağa KalkMAYALIM!

Hukuk Muhakemelere Usulü ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Hakkında Revizyon Gereği:

Daha önceki yazılarımın birinde Mahkeme / Duruşma salonlarının estetik yapısını dile getirmiş, duruşma salonlarımızın estetik ve mantıksal yerleşimi açısından Avrupa standartlarına kavuşturulmasında geç kalınmaması gerektiğini vurgulamıştık. Tıpkı hukuk muhakemelerinin biçimsel unsurlarda olduğu gibi, duruşmanın seyri açısından olagelen teamüllerde de önemli düzeltmeler gerekmektedir. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , ,

Akdamar Müzesi / Ahdamar Kilisesi

 

Geçen hafta sonunun gündemi, Akdamar’daki müze’de   yapılan ayin ile kapatıldı. O ayinin ardından hemen lineer olarak bakıldığında sırada ne var sorusu gelmektedir. Ben de sırada yine içimizi acıtacak bir gelişme yerine göğsümüzü kabartacak bir eylemi dile getirmek istiyorum.

Bayram Günleri Ayasofya Müzesi (camii) İbadete açılsın!

Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili 1990 yı yılların başında hayli hararetli olarak gündem oluşturmuş ve daha sonra Ayasofya caminin bir kenarındaki müştemilat kısmının ibadete açılmasıyla durum kurtarılmıştı. Halen, bilindiği gibi camii müze olarak kullanılmaktadır. Müze duvarındaki fresklerin (resimlerin) (müzelik vasfının) ortadan kaldırılmaksızın, minimize edilerek veya perdelenerek en azından bayram günlerinde camiin ibadete açılması son derece mutlu edici bir gelişme olacaktır. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , ,

Eylül 15th, 2010 | in Hukuk, Siyaset/Politika, Toplum, Yaşam | 1 yorum

Referandumu Geride Bıraktık.

2012 Anayasasi

Hatırlarsanız, bu referandumun, bir anayasa revizyonu olduğunu her fırsatta her satırda dile getirmiştik. Bu anayasa revizyonunun yamama operasyonu olduğunu dile getirmiştik. Hatta halihazırda oyladığımız anayasanın yeni anayasa için koşul iyileştirmesi olduğunu söylemiştik.

Şimdi Yeni Anayasa Yapma Zamanı

Başta gazetemiz de olmak üzere, bütün sivil toplum kuruluşları, bilim adamları, aydınlar dahil geniş katılımlı bir anayasa hazırlama zamanı gelmiştir. Bizler taşın altına elimizi koyacağız. Bunun için tek önemli öngörümüz veya şartımız, yeni anayasanın çok çok özet hükümlerden oluşmasıdır. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , ,

Yıllardan 1982, aylardan Mayıs ve Mayısın biri.

12 Eylül Çocuğu

12 yaşlarında çocuğum. Okul yoktu ki, sanırım hafta sonuydu. Annemle pazara gidiyorduk. Bahçemizde topladıklarımızı satmak için kasabaya (ilçe merkezindeki pazar yerine) Annemin sırtında uzun sepet, ellerinde iki tane bakır yoğurt bakracı, benim iki elimde naylon telis kumaşından yapılmış ağzına kadar tepili pazar çantası.

Annemin pazar çantasının içinde evde bahçede ne ürettiyse onlar, benim çantamın içinde de bahçemizden topladığım üzüm teveğinin yaprakları (Yaprak sarması yapılan üzüm yaprağı) Kırkbeş dakikalık yürümenin ardından şehir merkezine yaklaştık. Biz yürürken, nümayiş (miting) sesleri yankılanmakta sokaklarda, “üreten biz tüketen biz olacağız” “söke söke alırız” “ölmek var dönmek yok” gibi sloganlar kulaklarımda hala çınlamakta. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , ,

Heyy, kırık kalpler durağında inecek olanlar, durağımız sizi beklemekte. İnecek yolcular çok bu günlerde. Hep gelenleri ağırlamaktayız. Ne mutlu ki, köyümüzde herkes çok mutlu, o nedenle kırık kalpler durağında gidenler olmaz pek. Gelenlere alışıktır durağımız.

Kırık kalpler köyümüzde biz hepimiz, birbirimiziz. Dertli olanların dertlerinin paylaşıldıkça eriyip tükendiği bir köy burası. Herkesin öyle çok ta conconlu, cicili bicili şatafatlı mobilyaları yok evlerinde. Ya da gösterişli villalarımız yok köyde. Yalın, sade, ama içinde halden bilenlerin bulunduğu bir köy burası. (Devamını Okuyun)

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,