Cybersapience insan topluluğunun bir çok farklı alanlarda incelemesini sırası geldikçe yapmaktayız. Bir toplum olur da bu toplumda din öğesinin pas geçilmesi mümkün olabilir mi? Elbette ki hayır. Cybersapience insan topluluğunda en belirgin özellik, öncelikle her şeyin alfanümerik bir düzlemi olması, sonra da bu gerçeğin organik işlemcilere entegre edilmiş olmasıdır.Bilgi ötesi toplumda, en çok öne çıkan asıl konu ise, madde ile enerji kavramının bu günkü kadar mutlak bir şekilde birbirinden ayrılmasının mümkün olamayacağıdır. Madde ile enerji bizi fizik ile metafizik ayrımına götürmektedir. Yine 2008 bilgilerimize göre madde ile enerji kavramlarının ilgili bilim dalı olarak ta quantum fiziği karşımıza çıkar. Quantum fiziğinin üzerinde çalışıldığı mekan düzlemi de nanometrik alan veya düzlemdir.

Kısaca, madde ile enerjinin geçişimi, bir milimetrenin milyonlarca küçük parçaları içinde cereyan edecektir. Bu bağlamda, maddenin gözle görülmeyen bir küçüklükte ele alınması, deney masasına konulması hatta yönlendirilmesi bizi metafiziğe götürecektir.

2020 yılı ve sonrasında insanlar “yaratıcı” kavramına da bu günkünden çok farklı olarak bakacaklardır. Bu gün, yaratıcıdan kaynaklanan olaylara karşı kelam ve tasavvuf dilinde “hikmet” olarak bakılırken 2020 yılında olay çok daha matematiksel ve pozitif bilim tabanlı olarak evrenin dengesinin koruyucusunun mutlak kudreti ve planlaması olarak bakılacaktır. Hatta öyle ki, cybersapience insanların büyük çoğunluğu yaratıcının bu kudretini sorgulamaya veya çözmeye çalışacaktır.

Toplumda yaratıcı veya tanrı kavram bu günkü gibi dokunulmaz ve tartışılmaz olmaktan çıkacak, moleküler biyologlar, quantum fizikçileri, astrologlar, kahinler, mutasavvıflar, ilahiyatçılar özelde kelam bilimcileri aynı masa etrafında TANRI kavramını irdeleyerek sonsuz evrenin sonsuzluğunu maddeden enerjiye geçişin kontrolü veya yönlendirilip yönlendirilememesini tartışacaklardır.

Pek tabi ki bu tartışmalarda, kutsal kitaplardan, psikolojk verilerden, astroloji biliminden, elde edilebilecek en küçük ipuçları değerlendirilerek “IŞINLANMA” olayına çözüm aranacaktır. Eşyaların (cansız varlıkların) ve ruh taşımayan canlıların ışınlanmasının temelleri atılacaktır. İnsanın ışınlaması konusunda ise her bir insanın ruh taşımasından dolayı bu günkü bilgimle bunun mümkün olamayacağını düşünmekteyim. Zira ruhun bedenden ayrılıp aynı atomize olmuş hücrelerle aynı kanaldan taşınması insana tanrısallık katmakta ki bu düşün sisteminin sonu kaosa yani KIYAMETE gitmektedir.
Bilinçli yarınlar dileğimle.

Not:
Bu sitede yayınlanmakta olan yazılar http://www.yazarport.com, http://www.gunesgazetesi.net http://www.bilgiagi.net http://www.bilgievreni.com, http://www.siyasalforum.net http://www.gercekgazete.web.tr ile, Gerçek Gazete, Halkın Sesi, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Etiketler:, , , ,